Türkiye ve Suudi Arabistan işbirliği dengeleri değiştirdi!
Türkiye - Suudi Arabistan ticareti, normalleşme adımlarıyla birlikte yeniden güçlü bir toparlanma sürecine girdi. Sanayi ürünlerinden inşaata, lojistikten yatırımlara kadar geniş bir alanda iş birlikleri hız kazanırken, iki ülke arasında GÖKBEY'in farklı görevlere göre üretilmesi için mutabakat zaptı imzalandı. KAAN için de iş birliğine gidileceği beklentisi artarken, Orta Doğu Uzmanı İsmail Yaşa, bölgede yaşanan küresel gelişmelerin, iki ülkeyi yakınlaştırdığını söyledi.
Riyad’da düzenlenen Suudi Arabistan–Türkiye Yatırım Forumu’nda ticaret ve yatırım iş birliği güçlendirildi. İki ülke ticaret hacmi için 10 milyar dolar hedefi vurgulanırken, Türk müteahhitler için milyar dolarlık yeni projeler gündeme geldi. Ayrıca Suudi Arabistan’ın Türkiye’de bazı enerji yatırımları yapacağı öğrenildi.
TÜRKİYE VE SUUDİ ARABİSTAN ARASINDA GÖKBEY ANLAŞMASI
TUSAŞ imzalı yerli genel maksat helikopteri GÖKBEY, Suudi Arabistan ile imzalanan yüksek teknoloji odaklı ortak üretim anlaşmasıyla küresel arenadaki yerini sağlamlaştırıyor. TUSAŞ, Suudi Arabistan Yatırım Bakanlığı ve Askeri Sanayiler Otorite Kurumu GÖKBEY'in farklı görevlere göre üretilmesi için mutabakat zaptı imzalandı. Alınan bilgilere göre KAAN için de iki ülkenin bir iş birliğe gideceği öğrenilirken, TUSAŞ’ın Suudi Arabistan’da bir iletişim ofisi açması da konuşuluyor.
KÜRESEL GELİŞMELER, İKİ ÜLKEYİ YAKINLAŞTIRDI
Orta Doğu ve Körfez Bölgesinde yaşanan küresel gelişmelerin, Türkiye ve Suudi Arabistan’ı yakınlaştırdığını söyleyen İsmail Yaşa, “Türkiye-Suudi Arabistan ilişkileri, iki ülkenin Mısır politikaları nedeniyle bozulmuştu. Ama Arap Baharı’nın ateşi söndükten sonra, bu üç ülkenin ilişkilerinin bozuk olmasının Yunanistan’a alan açtığını gören Türkiye, bazı politika değişikliklerine gitmeye başladı. Gelinen süreçte Suudi Arabistan ve Mısır başta olmak üzere Körfez Ülkeleriyle ilişkiler bir şekilde onarıldı. Trump’ın bölgeye bakışının da etkisiyle oluşan yeni dünya düzeninin etkisiyle Türkiye bu değişime ayak uydurdu. Zaten bölgesel sorunlar, Türkiye ve Suudi Arabistan’ın iyi ilişkiler kurmasını gerektiriyor. İsrail’in bölgedeki azgınlığı da göz önünde tutulunca, Suudi Arabistan bölgede kendini tehdit altında hissetti. Ayrıca Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ile de ters düştü. Birleşik Arap Emirlikleri, Arap Baharı sürecinde Suudi Arabistan’ı İhvan fobisi ile kullandı. Tüm bunlar göz önüne alınınca, Türkiye ve Suudi Arabistan ilişkilerine zarar veren etkenler ortadan kalkmış oldu” diye konuştu.
SAVUNMA SANAYİ ALANINDA GÜÇLÜ İŞBİRLİKLERİ OLABİLİR
Türkiye’nin savunma sanayii alanında elde ettiği başarıların, Suudi Arabistan’ı etkilediğini söyleyen Yaşa, “Türkiye’nin savunma sanayii alanındaki başarıları, ordusunu güçlendirmek isteyen Suudi Arabistan’ı, Türkiye ile iş birliği yapmaya zorladı. Bu durum, iki ülkenin tüm görüşlerinin aynı olduğu anlamına gelmez elbette. Anlaşmazlıklar ve görüş farklıları olacaktır. Fakat bu görüş ayrılıkları bir kenara bırakılıp iş birliğine gidildi. Mesela ilişkilerin kötü olduğu dönemde Suudi Arabistan, Suriye’de PKK’nın çatı örgütü SDG’ye destek veriyordu, Yunanistan’la tatbikat yapıyordu. İlişkiler düzelince, Suudi Arabistan’ın, Türkiye’nin önüne çıkma gibi bir ihtiyacı kalmadı. Bu durum Türkiye’yi ekonomik yönden rahatlatacağı gibi ayrıca Kaan başta olmak üzere bazı savunma sanayii projelerinde ekonomik anlamda bazı işbirliklerine gidilebilir. Dolayısıyla ikili ilişkilerin onarılmasından Türkiye’nin de çıkarları var. Müteahhitlik yatırımlarına çok büyük paralar harcayan Suudi Arabistan’da iş yapan çok sayıda Türk müteahhitlik şirketi bulunuyor. İlişkilerin kötü olduğu dönemde bu alanda ciddi bir gerileme yaşanmıştı. Suudi devleti tarafından Türk malları boykot ediliyordu. Bu engeller de tamamen ortadan kalktı. O dönemlerde Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dan da ilişkilerin düzeltilmesi talebinde bulunuyorlardı, şimdi iş dünyası da Suudi Arabistan’da rahat etmiş oldu” diye konuştu.
ÜÇLÜ İŞBİRLİĞİ BEKLENTİSİ, DİĞER BÖLGE HALKLARINA DA UMUT OLDU
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında yapılması planlanan iş birliğinin bölge halklarında da büyük bir umut oluşturduğunu ifade eden Yaşa, ”Bölgenin ağırlığa sahip bu üç ülkenin yakınlaşması, bölgedeki diğer ülkelere de umut oluşturdu. İsrail’in bölgedeki azgınlığının önüne geçilebilmesi adına bir beklenti oluştu. Bölgede dış güçlerin müdahalesinin önüne geçecek bir iş birliği umudu oluştu. Bazıları da bunun mümkün olmayacağını düşünüyor. Ama bence bunun ortası daha mantıklı. Beklentileri çok yükseğe çıkarmadan, gerçekçi bir iş birliği üç ülkenin de hayrına olacaktır” dedi.
SOMALİ’NİN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ İÇİN GÜÇLÜ BİR İTTİFAK VAR
Türkiye’nin, Somali bölgesinde de önemli hamleler yaptığına değinen Yaşa, “Türkiye uzun yıllardır Somali’yi destekliyor. Somali’nin toprak bütünlüğü için uğraşan Türkiye’ye, Birleşik Arap Emirlikleri hariç diğer Arap ülkeleri de destek veriyor. Mısır da dahil, Somali’nin bölünmesine karşı çıkan güçlü bir ittifak var. Türkiye, petrol ve doğal gaz arama faaliyetlerine başlayacağı için bölgeye F-16 uçaklarını da konuşlandırdı. Türkiye, iki ülkenin çıkarlarının da korunması babında Somali’ye çok büyük destekler veriyor” cümlelerini kullandı.
Bakmadan Geçme


