Türkiye'de denetimli serbestlik sistemlerine AB desteği
Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu Başkan Yardımcısı Bela Szombati, Türkiye'nin son yıllarda adalet sisteminde yeni değerlerin güçlendirilmesi ile ilgili önemli adımlar attığını belirterek, "Son 10 yılda Türkiye'de denetimli serbestlik hizmetleri gelişmeye başladı ve daha da iyiye gidiyor" dedi.
Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, Elektronik İzleme Sistemine Geçişte Denetimli Serbestlik Hizmetlerinin Kurumsal Kapasitesinin Güçlendirilmesi AB Eşleştirme Projesi’nin açılış töreni Hakimevi’nde yapıldı.
Programa Adalet Bakanlığı Bakan Yardımcısı Bilal Uçar ve Bela Szombati ile projeye destek veren ülkelerden Birleşik Krallık'ın Ankara Büyükelçisi Richard Moore, Hollanda'nın Ankara Büyükelçisi Kees Cornelis Van Rij, Portekiz'in Ankara Büyükelçisi Jorge Carbal'ın yanı sıra Adalet Bakanlığı yetkilileri katıldı.
Açılış konuşmalarında söz alan Szombati, Türk adalet sisteminde denetimli serbestlik hizmetlerinin geliştirilmesinde AB ile 2005 yılına dayanan bir işbirliği olduğunu anımsatarak, aradan geçen sürede denetimli serbestliğe tabi olan faillerin sayısında artış olduğunu ve 230 bin kişinin sisteme tabi tutulduğunu ifade etti.
Elektronik izleme sistemlerinin gelişmesinin ve uygulanma alanlarının genişletilmesinin öneminde değinen Szombati, Türkiye'nin de bu sisteme adapte olmasının AB nezdinde olumlu karşılandığını anlattı.
Uygulamanın 2013 yılından başlamasıyla yaklaşık 15 bin failin ve 2 bin 500 kişinin elektronik anlamda izlendiğini aktaran Szombati, şöyle devam etti:
"AB ülkelerinde uygulanan tek bir sistemin olduğunu söylemek zor. Her ülke kendine göre bir sistem geliştiriyor. Dolayısıyla elektronik izleme özellikle cezai yargılamada ve suçun önlenmesinde oldukça etkili çözümler üretiyor. Bazı ülkeler bu sistemleri duruşma öncesindeki dönemde cezai prosedürleri uygulama anlamında kullanıyor. Avrupa Konseyi bu alanda bazı temel standartlar geliştirdi. 2014 yılında alınan bu tavsiye kararlarında özellikle cezai adalet süreçlerinde elektronik sistemlerin kullanımının geliştirilmesi ve etik ve profesyonel anlamdaki önlemlerin altı çizildi. Bunun ışığında bilim adamları bir sistem geliştirdi. Portekiz, Hollanda ve İngiltere bu sistemleri test ederek önemli kazanımlar elde etti. Türkiye ile birlikte eşleştirme projesi ile elde edilen bu tecrübeleri paylaşma hedefindeyiz."
- "Suçluların topluma kazandırılması felsefesi çok eskilere dayanır"
Hollanda'nın Ankara Büyükelçisi Rij de Hollanda ile Türkiye'nin önemli bir müttefik olduğunu belirterek, iki ülke arasında diğer alanlara göre adalet alanında bilgi eksikliklerinin olduğunu ifade etti.
Son yıllarda yürütülen çalışmalar ve yetkililerin karşılıklı ziyaretleriyle bu alanda işbirliği yapılabileceğini gördüklerini vurgulayan Rij, "Hollanda'da suçluların topluma kazandırılmasına yönelik ilk mevzuat 1813'de ortaya çıktı. Bu felsefe çok eskilere dayanır. Elektronik sistemler günümüzde bunu daha da kolaylaştırıyor. Bu deneyimlerimizi Türkiye gibi ülkelerle paylaşıyor olmamız çok önemli" dedi.
Denetimli serbestliğin Hollanda adalet sistemi için vazgeçilmez bir uygulama olduğuna değinen Rij, suçluların sadece cezalandırılması üzerinden hareket edilmeyip, onların ilerleyen yıllarda topluma nasıl entegre edileceğinin de düşünülüp sağlanması gerektiğini vurguladı.
Bilimsel çalışmaların ve teknolojik gelişmelerin kullanılmasının kaçınılmaz olacağını söyleyen Rij, Türkiye'nin de bu modern sistemi kısa bir sürede uygulamaya soktuğuna değindi.
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım'ın bir heyet ile kasım ayında Hollanda'yı ziyaret ettiğini hatırlatan Rij, bu projenin ilgili ülkeler arasında çok başarılı olacağına ve somut sonuçlar doğuracağına olan inancını ifade etti.
- "İzleme sistemleri adalet sistemlerinin iyi işlemesinde önemli bir role sahip"
Birleşik Krallık'ın Ankara Büyükelçisi Moore da ülkesinin bu projeye destek vermesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, projenin uzun yıllardır süre gelen bir işbirliğe dayandığını belirtti.
Projede Birleşik Krallık'ın kendi fonlarını kullandığını anlatan Moore, "Uyguladığımız projelere ek olarak 'Eşleştirme Projesi' adı altında büyük ölçekli bir işbirliği gerçekleştirecek olmamız çok heyecan verici" dedi.
Eşleştirme projelerinin uzmanlık aktarımına da imkan verdiğini vurgulayan Moore, eşleştirme projelerinin paydaş ülkeye sadece teknik bilgi sunmakla kalmayıp özel gereksinimleri için de en uygun ortakları seçme imkanı verdiğinin altını çizdi.
Moore bugünün teknolojileri sayesinde mahkum ve faillerin izlenmesinin kolaylaştığına işaret ederek, "İzleme sistemleri bir ülkenin adalet sisteminin iyi işlemesinde önemli bir role sahiptir" ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin AB ile daha fazla eşleştirme projesi yürütmesi niyetinin önemli olduğunu kaydeden Moore, İngiltere'nin bu noktada Türkiye'ye en çok destek veren ülke olduğunu ve Türkiye'nin AB üyeliğinin sadece AB'nin uzun vadeli geleceği için değil, aynı zamanda bağımsız ve şeffaf bir Türkiye'nin uzun vadeli geleceği için de hayati önem taşıdığını düşündüğünü aktardı.
- "Daha teşvik edici bir uygulama"
Portekiz'in Ankara Büyükelçisi Cabral da Türkiye'nin AB uyum süreci içerisinde Portekiz'in müttefik olarak tam destek vermeye devam edeceğini ifade ederek, projenin bu süreçte önemli bir adım olduğunu vurguladı.
İki ülke arasında adalet sistemleri üzerindeki işbirliğinin tesadüfi olmadığını belirten Cabral, "Demokrasinin kalbinde uygulamalar geliştirmek ve ilgili alanlarda çalışmalar yapmak oldukça önemli. Türkiye kendi deneyimlerini ortakları olduğu ülkelerle paylaşmanın bilincinde olan bir ülke. Bu nedenle Portekiz Türkiye'ye tam destek sağlamakta taahhüt vermektedir" dedi.
Türkiye gibi demokratik ülkelerin cezaevleri sistemlerinin daha da geliştirmesi gerektiğini söyleyen Cabral, sadece cezalandırma değil "insan odaklı" davranmanın önemine değindi.
Türkiye'nin mükemmel bir cezaevi sisteminin olduğuna işaret eden Cabral, Portekiz'in geçmişte elde ettiği kazanımların Türkiye'de uygulanmasında da öncü rol oynayacağını dile getirdi.
Cabral, hükümlü ve failleri cezaevlerinde kilit altında tutmaktansa onların cezalarını toplum içinde çekmelerini sağlayan elektronik izleme sistemlerinin suçtan uzaklaşılması için daha teşvik edici bir uygulama olduğunu anlattı.
Program, Adalet Bakanlığı yetkilileri, büyükelçiler ve AB heyetinin aile fotoğrafı çektirmesinin ardından düzenlenen oturumlarla devam ediyor.
Bakmadan Geçme