Türkiye'deki 2,5 milyon göçmen için uyum önerileri

Türkiye'deki 2,5 milyon göçmen için uyum önerileri
TAKİP ET Google News ile Takip Et

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sakarya Milletvekili Ayhan Sefer Üstün,  Türkiye'deki 2,5 milyon göçmenin yarısının Türkiye'de kalacağını belirterek, yeni göç politikalarına ve örgütlenmeye ihtiyaç olduğunu söyledi.  

Üstün, AA muhabirinin sorularını yanıtlarken, AK Parti'de İnsan Hakları Başkanlığı olarak üzerinde çalıştıkları konulardan birinin göçmenlerin sorunları olduğunu belirtti. Türkiye'de 2,5 milyondan fazla göçmen bulunduğuna işaret eden Üstün, sayısal çoğunluk olarak Suriyelilerin öne çıktığını ancak dünyanın her yerinden insanın bulunduğunu vurguladı. 

Ermenistan'dan 40 bin kaçak göçmenin Türkiye'de çalıştığını anlatan Üstün, "Iraklılar tahminen 180 bin civarında var. Afrika'dan, Uzak Doğu'dan, Türk Cumhuriyetlerinden, Kafkaslardan, Balkanlardan ciddi göç var. Göçmenleri kategorize etmemiz lazım. Bir kısmı Irak ve Suriye gibi kriz bölgelerinden gelmiş ama bir kısmı da Türkiye'nin büyüyen pastasından pay alabilmek için geliyor. Myanmar'dan, Tayland ve Uzakdoğu'daki ada ülkelerinden de göçmenler bulunuyor" dedi. 

Türkiye'nin göçü doğru okuması gerektiğini savunan Üstün, göç konusunda artık transit ülke olmaktan çıkarak göçmenlerin kalıcı hale geldiğini ifade etti.

"Ne kadar zorlarsak zorlayalım, bu göçmenlerin en az yarısı burada kalacak. kendimizi buna konumlandırmamız ve alıştırmamız lazım" diyen Üstün, Suriyelilere "misafir" dememek gerektiğini, Türkiye'nin hiçbir zaman göçmen sayısını 1,5 milyonun altına düşüremeyeceğini, gidenler olabildiği gibi gelenlerin de olacağına dikkati çekti. 

-"Yeni göç politikaları belirlemeliyiz" 

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'nın (AFAD) çok büyük işler yaptığını ama bunun ötesine geçerek yeni bir örgütlenmenin ortaya konulması gerektiğini kaydeden Üstün, şöyle konuştu:

"Yeni göç politikaları belirlemeliyiz. İskan, çocukların eğitimi, istihdam gibi temel sorunlarına eğilecek yeni politikalar belirlememiz lazım. Bizden çok küçük Avrupa ülkelerinde Göç ve Uyum Bakanlığı var. Bizde de 'Göç, Uyum ve İnsan Hakları Bakanlığı' kurulabilir. Ayrı bir insan hakları bakanlığı olacağına, bu yapılanma içinde olması daha mantıklı. Çünkü bundan sonra insan hakları meselesi daha çok göçmenler üzerinden yürüyecek. Göçmenler üzerinden insan hakları sorunları oraya çıkacak. İşte Ege'de yaşananlar, eğitim ve sağlık sorunları, ayrımcılığa maruz kalmalar... Türkiye'nin yerleşik nüfusu üzerinden çok, göçmen nüfusu üzerinden insan hakları meselemiz olacak. Türkiye göçmenlere yönelik muamele ve yaptığı yardımlar dolayısıyla Avrupa'da büyük itibar kazandı. Bundan sonra süreci iyi yönetemezsek aleyhimize de dönebilir. Göçü bir fırsata dönüştürüp hem nüfusumuzu artırmamız hem de gelen nüfusu iş gücü piyasasında ve diğer alanlarda iyi değerlendirerek avantaja dönüştürmemiz lazım."   

Sadece Türkiye'de doğan göçmen çocuk sayısının 400 bini geçtiğini belirten Üstün, "Bu çocuğa 'hadi memleketine git' diyemeyiz. Bu çocukları iyi eğitip uyumunu sağlamamız lazım" dedi. 

-"Uygun alanlarda iskanı gerekir" 

Üstün, Kilis'in kendi nüfusunun 1,5 katı göçmen barındırdığını ancak en küçük bir asayiş olayı yaşanmadığının altını çizerek, bu yönüyle Kilislilerin Nobel Barış Ödülü'nü hak ettiğini söyledi. "Empati yapalım, yaklaşık 5 milyon nüfuslu Ankara'ya 7,5 milyon göçmen insan gelse, kent bunu kaldırabilir miydi?" diye soran Üstün, Kilis'in bunu başardığını vurguladı. 

Kamuoyunda zaman zaman bazı kesimler tarafından dile getirilen "Kilis'teki Suriyeliler vatandaş olup oy kullansa belediye başkanı ve milletvekillerini kendileri tek başına seçebilir" görüşü konusunda Üstün, "Oy kullanma haklarına kavuşmuş değiller. İleride peyder pey olur. Bir ilin tamamını bu şekilde planlamamak lazım. Bu kardeşlerimizin farklı ama uygun alanlarda iskan edilmeleri gerekir" ifadelerini kullandı.  

-"Nüfusumuzun 100 milyonu aşması lazım"  

En iyimser rakamla göçmenlerin yarısının Türkiye'de  kalacağını söyleyen Üstün, bu kesim için şimdiden iskan politikalarını yavaş yavaş düşünmek ve konuşmak gereğine işaret etti.

Göçmenler için yeni yeni ilçeler kurulabileceğini belirten Üstün, "Mesela Kilis'te uygun Hazine arazileri üzerinde yeni ilçeler oluşturulabilir. Kendi kültürü içinde barışık yaşayacakları mekanlar oluşturmak lazım. Osmanlı da balkanlardan gelenleri öbek öbek dağıtmıştır. Burada da ilçe olarak orta ölçekli ilçeler düşünülebilir. Kendi coğrafyalarına benzerlik açısından Hatay, Gaziantep, Şanlıurfa, Kilis ve Mardin'de uygun olanlarda iskan etmekte fayda var" değerlendirmesini yaptı.

Üstün, göçmen nüfusun Türkiye açından avantaja dönüştürülebileceğini savunarak, "Bu topraklarda nüfusumuz 100 milyonu devirmeden, bizi rahat bırakmayacaklar. Bizim nüfusumuzun 100 milyonu aşması lazım. Ama kendi canlarımızla ama akrabalarımız ve komşularımızın gelip yerleşmesiyle  bu nüfusu sağlamamız gerekir. 100 yıl önce bunlarla kimlik kartımız aynıydı, aynı pasaportu taşıyorduk. Bizden olan insanların burada kalması kadar doğal bir şey olamaz" diye konuştu. 

Bakmadan Geçme