Türkiye'nin eski Yaounde Büyükelçisi Doğan:

Türkiye'nin eski Yaounde Büyükelçisi Doğan:
TAKİP ET Google News ile Takip Et

 Türkiye'nin eski Yaounde Büyükelçisi Ömer Faruk Doğan, Türkiye'nin 2002'den bu yana sergilediği büyümeyle dünyadaki öneminin arttığına işaret ederek, "Afrika, Türkiye’yi çok yakından takip ediyor, Kamerun daha da yakından takip ediyor” dedi.

Doğan, Anadolu Ajansı (AA) İstanbul Bölge Müdürlüğü'nü ziyaret etti. Ziyarette, AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Doğan, Türkiye’nin 2004'te özel bir Afrika stratejisi geliştirdiğini ve bir açılım politikası uygulamaya başladığını, bunun temelinde de "kazan kazan" anlayışının yer aldığını vurguladı.

Kamerun'un bağımsızlığını koruyarak sanayileşme sürecinde Türkiye'yi model olarak benimsediğini aktaran Doğan, "Türkiye’nin geçmişinde kolonyal bir anlayış, yaklaşım yok. Türkiye 'kazan kazan' ilkesine dayalı bir strateji takip ediyor. Kamerun böyle bir anlayışla ilk defa karşılaşıyor" diye konuştu.

Doğan, Kamerun'un, bölgesindeki en istikrarlı, en güvenilir, yatırıma en müsait ülke olduğunun altını çizerek, "Türkiye'de kamuoyu henüz Kamerun'u ve Orta Afrika'yı, buradaki potansiyeli tanımıyor. Afrika'yı çölden ibaret, aslan kaplan peşinde koşan insanlar olarak algılıyoruz. Halbuki Afrika öyle değil" dedi.

Afrika'nın, bazı Avrupa ülkelerinde ortaokul düzeyinde bile başlı başına bir ders olarak okutulduğunu anlatan Doğan, "Kendi kamuoyumuza Afrika'yı, gelecekteki rolünü ve büyüklüğünü anlatmamız gerekiyor" ifadesini kullandı.

Doğan, Afrika'nın, 880 milyonluk nüfusuyla yılda 500 milyar dolarlık ithalat yaptığını ifade ederek, "Geçim yüzde 80'e yakın ithalata bağımlı. Herhangi bir sanayi yok. Bunun kurulması partnere bağlı. Dünyada kolonyal yaklaşımı olmayan nadir ülkelerden biri Türkiye. Dolayısıyla bizim bölgedeki herhangi bir yatırımımız hem bölge halkına hem Türkiye'ye katkı sağlayacak" diye konuştu.

Türkiye'nin 2002'den bu yana sergilediği ekonomik büyümeyle dünyada daha önemli bir yere geldiğini belirten Doğan, “Afrika, Türkiye'yi çok yakından takip ediyor, Kamerun daha da yakından takip ediyor" dedi.

- "Suni bir atmosfer oluşturuluyor"

Doğan, bölgede en büyük ihtiyacın altyapı alanında olduğuna vurgu yaparak, "Afrika'nın en yüksek hidrolik potansiyeli Kamerun'da ama ülke elektriksizlikten kırılıyor. Nijerya ve Çad da öyle. Elektrik yok. Sanayinin en temel gereği enerji, bu da baraj demek. Dünyada baraj konusunda en çok tecrübesi olan ülkelerden biri Türkiye'dir. Biz iki projeyi tamamlama noktasına kadar getirdik ancak Boko Haram terörü bu projelerin gündemden düşmesine sebep oldu. Terörün hedefleri itibariyle belli ölçüde muvaffak olduğunu söylemek mümkün" değerlendirmesinde bulundu. 

Boko Haram örgütünün etkin olduğu alanın doğalgaz, petrol, altın, elmas, uranyum gibi doğal kaynaklar bakımından zenginliğine dikkati çeken Doğan, "Bu doğal zenginliğin bölge halkına yansımaması için suni bir atmosfer oluşturuluyor" dedi.

- "Geleneksel aktörler yeni aktörleri kabul etmiyor"

Doğan, "Bölge ülkelerinin yeni stratejik partner edinmesine tahammülü olmayan güçler var" diye konuştu.

Türkiye'nin Afrika stratejisinin ve 2014'te yapılan Türkiye-Afrika zirvesinin başarısının altını çizen Doğan,  "Bu zirvede Türkiye'nin Afrika'daki ülkelerin kalkınmasına tecrübesiyle, birikimiyle doğrudan katkı sağlayacağı anlayışı ortaya çıkmıştır. Geniş yankı da uyandırmıştır. Boko Haram konsepti bölgeyi istikrarsızlaştırma, kapatma ve diğer stratejik partner ülkelerden yatırımcıların bölgeye intikalini ve bölgede rol oynamasını engellemeye yöneliktir. Geleneksel aktörler bu coğrafya içinde güçlü ve yeni aktörleri kabul etmiyor" değerlendirmesini yaptı.

- Boko Haram'la mücadele

Bölge ülkelerinin Boko Haram'a karşı başlattığı askeri operasyonların başarıya ulaşma şansını da değerlendiren Doğan, "Uluslararası kamuoyunun vereceği desteğe bağlı. Bugüne kadar da ciddi destek vermemiştir. Orta Afrika'da 800 bine yakın insan yerinden, yurdundan edildi. Dünya kamuoyu hiç reaksiyon göstermedi. Kamerun'da 300 bin mülteci var ama dünya kamuoyunun hiç sesi çıkmıyor. Dünya kamuoyunun desteği olmadan bu ülkelerin kendi imkanlarıyla, dışarıdan kaynak alan ve beslenen terör örgütüyle mücadelede başarılı olma ihtimali azdır" görüşünü dile getirdi. 

Doğan, Türkiye'nin terörle mücadele tecrübesini Boko Haram'la mücadele eden ülkelerle paylaşabileceğini belirterek, "Kamerun'un istediği, bu hassas süreci en az kayıpla, birlik ve bütünlüğünü muhafaza ederek aşmak.  Biz de kabiliyetimiz, bilgimiz, görgümüzle ve cesaretlendirerek katkı verebiliriz" diye konuştu. 

Boko Haram'ın kendisini DAİŞ'in ortağı ilan etmesini de değerlendiren Doğan, "Doğal zenginliklerin olduğu yerlerde terör örgütleri maksat ve eylem birlikteliği içindedir. Boko Haram sıkıştığı için kıta atlamaya, promosyona, kendisini daha geniş bir coğrafyada duyurmaya gayret ediyor" şeklinde konuştu.

Bakmadan Geçme