Türkiye'ye IŞİD tuzağı..

Yeni Şafak yazarı İbrahim Karagül'ün çok konuşulacak bugünkü yazısı...

IŞİD'e ortak operasyon üzerinden Türkiye'ye bir tuzak mı kuruluyor? Ortada çok ciddi bir durum var ve Türkiye kamuoyu bir şeylere zorlanıyor. Rehine eylemini planlayanlar ile operasyona zorlayan irade arasında nasıl bir bağlantı var?

Gelin birlikte düşünelim...

ABD ve Avrupa ülkeleri öncülüğünde Irak'a IŞİD üzerinden yeni bir uluslararası operasyon hazırlığı yapılıyor. NATO ülkeleri arasında bu yönde yoğun diplomatik hareketlilik var. ABD Dışişleri Bakanı'nın Bağdat ziyaretine, ABD'li yetkililerin Türkiye'ye baskısına, Almanya'nın Türkiye'yi 'IŞİD'i destekleyen ülke' pozisyonuna sokma çabalarına bakılırsa yakında Irak merkezli önemli şeyler olacak.

Bugün S. Arabistan'da toplanacak zirve sonrası operasyon kararı uygulamaya geçebilir. Zira iki aydır çevresel şartları oluşturma konusunda müthiş bir çalışma yürütüldü ve ortam hazır hale getirildi.

Bütün bu koşuşturma içinde odak noktası Türkiye ve Ankara'nın alacağı tavır. ABD ve Avrupa ülkeleri operasyon kararını zaten verdiler. Bölge ülkelerinin ise, onların bu kararı karşısında bir seçeneği ya da fikri hiçbir zaman olmadı. Şimdi hepsi birlikte Türkiye'ye baskı yapıyor.

1 MART TEZKERESİ GİBİ

Baskı, operasyona ortak olma konusunda değil, işin ağırlığını Türkiye'nin omuzlarına yükleme konusunda oluyor. Yoksa istedikleri anda havadan ortak operasyonlar yapabilirler. Zaten IŞİD mevzilerini uzunca bir süredir vuruyorlar. Bir haftalık yoğun hava saldırısına ek olarak Bağdat yönetimi ile Kuzey Irak yönetiminin kara güçlerini kullanabilirler.

Ama bunu yapmıyorlar. Çünkü Bağdat'ın ve K. Irak'ın kara gücü buna yeterli değil. İşte tam bu sırada gözleri Türkiye'ye dönüyor. 'Türkiye'siz yapamayız' diyenlerin 'Türkiye'nin kara güçleri olmadan yapamayız' demek istediklerini pekala biliyoruz.

Yani Türkiye'den kara operasyonu için asker istiyorlar.

Sanki 1 Mart tezkeresi dönemi yeniden yaşanıyor. Asker verin gerisine karışmayın. Siz savaşın biz bölüşelim. Siz ölün biz sömürelim, haritaları belirleyelim. Siz savaşın ama Irak'a karışmayın. Karışırsanız işte böyle konsolosluk yetkilileriniz rehin alınır ve eliniz kolunuz bağlanır...

Yok öyle yağma...

Londra'dan kalkıp Irak'a giden IŞİD savaşçıları için İngiliz medyasına servis edilen 'Türkiye göz yumuyor, onları koruyor' propagandası kadar ikiyüzlü, sahtekar bir diplomasi trafiği var ortada.

PEKİ REHİNELERİ KİM KAÇIRDI?

Açık söyleyeyim: Musul konsolosluğunu basıp 49 insanımızı rehin aldıran akıl ile Türkiye'yi IŞİD cephesine sürmeye çalışan akıl aynıdır..

Ne de olsa onların rehineleri yok.

Türkiye'yi IŞİD ile rehineler arasında dar bir alana sıkıştırıyorlar. Ortak operasyona destek vermezse 'IŞİD'i destekliyor' kampanyası yapacaklar. Operasyona katılırsa rehineler riske atılacak. İşte, Türkiye'yi böyle bir ikileme mahkum eden irade de rehine eyleminin arkasındaki 'devlet iradesi' ile ayrıdır. Dahası bu irade, Suriye konusunda Ankara'ya kazık atan, onu yalnız bırakan iradedir.

YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Bakmadan Geçme