Türkiye'yi de dinlemişler

ABD haber alma teşkilatı NSA ile İngiliz istihbaratının tele-kulak skandalında Türkiye ayağı da deşifre oldu. İngiltere, Amerikan ajanlarını turist kılığında Kıbrıs Rum Kesimi'ndeki askeri üsse soktu.

ABD Ulusal Güvenlik Kurumu'nun (NSA) 35 ülke lideri başta olmak dünya genelinde milyarlarca görüşmeyi ve yazışmayı izlemesi skandalında en büyük halka, Washington-Londra ortaklığı ile gerçekleşen Ortadoğu ve Akdeniz'deki casusluk faaliyeti oldu. İngiliz istihbarat servisi GCHQ'nun Kıbrıs'tan geçen ve aralarında Türkiye'nin de bulunduğu birçok ülkeye ait 14 fiber optik hattı izlemeye aldığı ileri sürülüyor. İddiayı gündeme getiren İtalyan L'Espresso dergisinin haberi, ABD istihbarat kurumlarının sırlarını ifşa ettikten sonra Rusya'ya sığınan eski istihbarat görevlisi Edward Snowden'ın sızdırdığı belgelere dayanıyor. Belgeler, Kıbrıs'taki Dikelya Üssü'nde bulunan Ay Nikola ordu istasyonundan bu yeraltı kabloları aracılığıyla milyonlarca elektronik posta, telefon konuşması, anlık mesajlaşma ve diğer internet trafiğinin izlendiğine işaret ediyor.
 
ORTADOĞU'DAN AVRUPA'YA
 
Rum Haravgi gazetesi, Yunanistan, Almanya ve İtalya'da bazı yayın organlarında eş zamanlı yayımlanan haberlere göre söz konusu yeraltı kabloları Kıbrıs'tan geçerek Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Avrupa'ya gidiyor. L'Espresso'ya göre, 'bir dizi kablo Kıbrıs'ı, İngiliz ve Amerikalıların casusluk faaliyetlerinin aşikâr hedeflerinden İsrail ve Suriye'ye bağlıyor. Diğer kablolar Kıbrıs'tan Lübnan'a ve Kıbrıs'tan Mısır, Türkiye, Yunanistan ve İtalya'ya uzanıyor' ve deniz altından geçen fiber optik kabloların haritası, 'casusluk' ağının Akdeniz'in doğusu ile Ortadoğu'dan iletişim hatlarına nasıl ulaştığını gösteriyor. İngiltere'nin, Kıbrıs'taki üslerinden onlarca yıldır Akdeniz ve Ortadoğu'daki yabancı hükümetleri ve bireyleri dinlediği bilinen bir gerçek. İddilara göre bu dinleme faaliyetleri, yabancı elçililikleri, Birleşmiş Milletler birimlerini ve ticari organizasyonları da kapsıyor.
 
TURİST KIYAFETLİ CASUSLAR
 
Skandalı duyuran basın kuruluşlarından Alman Süddeutsche Zeitung gazetesi ise, 'Amerikalı ajanların Kıbrıs'taki İngiliz üssünde konuşlandığını' aktardı. Bu iddiaya destek veren L'Espresso dergisi, 'Belgeler, Amerikan istihbarat görevlilerinden turist gibi giyinmeleri istendi. Çünkü İngiltere, Kıbrıs hükümetine burada yalnızca İngiliz personelin çalıştığı sözünü vermişti' ifadelerini kullandı.
 
Telekulak ağı tüm dünyayı sardı
 
ABD Ulusal Güvenlik Kurumu NSA, sadece bir ay içinde yaklaşık 125 milyar telefon görüşmesini dinledi. Son raporlara göre, dinlemeye alınan aramaların büyük çoğunluğu Ortadoğu'dan, yaklaşık 3 milyarı ise ABD içinde yapıldı. Dinlenen aramalarda en büyük pay Afganistan (21.98 milyar), Pakistan (12.76 milyar) ve Hindistan'a (6,28 milyar) ait.
 
Suudi Arabistan (7.8 milyar), Mısır (1,9 milyar), İran (1.73 milyar dolar), Ürdün (1,6 milyar) ve Irak (7,8 milyar) da takip edilen ülkeler arasında. Skandalın bir diğer boyutu ise ABD'nin müttefiklerinin de takip edilmiş olması. Fransa, Almanya, İspanya ve İtalya'da aralarında diplomatların da olduğu on milyonlarca kişinin telefonlarına ve yazışmalarına ulaşıldığı biliniyor. Ancak skandalın tek faili olarak ABD görülmüyor. İngiltere'nin de Almanya'yı gizlice dinlediği iddialarının iki ülke arasında gerginliğe yol açtı. Alman Parlamentosu ve Başbakan Angela Merkel'in ofisinin hemen yanı başındaki İngiltere Büyükelçiliği'nde bir dinleme istasyonunun tespit edilmesi krize neden oldu. Daha önce de Merkel'in telefonunun ABD tarafından 10 yıldır dinlendiği tespit edilmişti.
 
Suriye'ye askeri müdahale için hazırlanmışlardı
 
Suriye'de 21 Ağustos'ta gerçekleşen kimyasal saldırı sonrası ABD'nin ortaya attığı askeri müdahale kartı bölgeyi hareketlendirmişti. Suriye sahillerine oldukça yakın mesafede yer alan İngiliz kurumu GCHQ'nun Kıbrıs'taki merkezi, bu süreçte istihbarat toplamada önemli görevler üstlendi. GCHQ'nun Ada'daki varlığı, Ortadoğu boyunca aktarılan mesajları tespit etmek ve bu bilgileri olası bir müdahalede ABD'ye aktarmak olarak yorumlandı. Ancak ilk olarak İngiliz parlamentosu müdahaleye dahil olmayı reddetti. Ardından Beşşar Esed rejiminin kimyasal silah stoklarını yok etmeyi kabul etmesi sonrası askeri müdahale ihtimali de rafa kaldırıldı.

Bakmadan Geçme