Türkler kimliklerini İslamiyetle kazandı!

AK Parti Konya Milletvekili Hacı Ahmet Özdemir, Türklerin Anadolu'ya girişini, Türklerin İslamlaşmasını ve Türklerin Anadolu'ya gelişinin önemini anlattı. Balkanların ötesine kadar uzanan Türklerin hiçbir zaman asimilasyona uğramadığını söyleyen Hacı Ahmet Özdemir, bunun İslamiyet sayesinde olduğunun altını çizdi.

Türkler kimliklerini İslamiyetle kazandı!
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Orta göç yolunun açılmasıyla birlikte İslamlaşmanın başladığını belirten Hacı Ahmet Özdemir, “Bir milletin; bazı unsurları hariç tamamıyla bir dini kabullenmesi, benimsenmesi hakikaten harikulade bir olaydır. Türkler yeni dinlerine sahip çıkmışlar, iyi benimsemişler ve bayraktarlık yapmışlardır. Hâlâ daha yapmaktadırlar. Bugün İslam dünyasında insanlığın vicdanı Müslümanlığın vicdanı Türk milletidir. Müslümanlığın vicdanı da Türkiye’dir” ifadelerini kullandı.

icerik-002.jpg

TÜRKLER NASIL GÖÇ ETMİŞTİR?

Özdemir, Türklerin nasıl göç ettiğini şöyle aktardı: “Türkler dünyanın çeşitli bölgelerine göç etmişlerdir. Bu, toprağı kazanmak amacıyla olduğu gibi, su kaynaklarına ulaşma amacıyla da çeşitli vesilelerle de olabilmektedir. Hindistan’a giden Türklerden bugün herhangi bir belirti görmek mümkün değildir, çünkü asimilasyona uğramışlardır. Avrupa’ya giden Türkler Roma’ya kadar girme başarısını gösterseler de İslamiyet öncesi dönemlerde göç ettikleri için asimile olmuşlar, birtakım vakfiyeler bırakmışlardır.Ama maalesef hep asimilasyona uğramışlar, gittikleri ülkelerin halkları arasında eriyerek adete kimliklerini unutacak derecede varlıklarından sıyrılmışlardır. Tarihçilerin orta göç yolu olarak tanımladığı bir göç yolu vardır. Bu göç yoluna Fransızlar Derbent, Türkler Demirkapı, Araplar ise Babü’l-Ebvab demiştir. Bu göç yolunun Türklere açılması ilk İslam fetihleri sırasındaSahabe-i İkram ve Sahabe-i İkram’ın çocukları yoluyla meydana gelmiştir. Yumurtanın adeta içten kırılması gibi bir olay yaşanmıştır. Bölgeyi dışarıdan zorlayan Türkler, İslamiyet Öncesi devirlerde orta göç yolundan Anadolu’ya, İran coğrafyasına nüfuz edemezken Müslüman fatihlerin açtığı yolda adeta sel gibi orta göç yolundan akmışlardır.”

1-haci-ahmet-ozdemir-002.jpg

“KALICI FETİHLER BAŞARIYI GETİRDİ”

Orta göç yolunun açılmasıyla beraber İslamlaşma sürecinin başladığına dikkat çeken Özdemir, “Tarihçiler arasında Bulgar Devletinin, Karahanlı Devletinin ilk Müslüman devletler olduğu konusunda bazı tartışmalar vardır. Kendi kanaatime göre; Bulgarlar, Karahanlılar ve daha sonra Gazneliler Devleti vardır. Gazneliler Devletinden sonra Selçuklular yeni Müslüman olmuş bir kabile olarak buraya gelmişlerdir. Gazneli Devleti 1040 yılında Dandanakan Savaşı’nda tarih sahnesinde bilerek Büyük Selçuklu Devleti’ni kurmuşlardır. 1020-1021 yıllarında Doğu’da birtakım savaşlar cereyan etmiştir. Selçuklu’nun da Osmanlı’nın da en büyük başarılarından birisi, fetihlerinin kalıcı olmasıdır. Bunun sebebi de Türklerin; Müslümanlarla ve kendi Türk unsurlarıyla savaşmadan yeni fetih alanları açmak olmuştur. Bu anlamda Selçuklu Devleti Bizans topraklarında yönetimin zayıfladığını, ekonominin çöktüğünü görerek yavaş yavaş akımlarını Bizans topraklarına yöneltmişlerdir. Bu anlamda 1071 yılında Sultan Alparslan; dedesi Selçuk Bey’den, babası Çağrı Bey’den ve amcası Tuğrul Bey’den aldığı ilhamla Bizans topraklarına yönelmiştir. 1071 yılında Malazgirt alanında devasa bir orduya karşı galibiyetle savaşı taçlandıran Sultan Alparslan, bundan sonra Türklerin yavaş yavaş Anadolu’ya yerleşmeye başlamasına vesile olmuştur” şeklinde konuştu.

alaedin-camii.jpg

‘TÜRKİYE İSMİNİ BATILILAR VERMİŞTİR’

Anadolu’ya ilk defa Türkiye ismini batılıların verdiği bilgisini paylaşan Özdemir,“Diğer tarihçilere göre Selçuklu’dan önce de Anadolu’da Türk varlığının bulunduğuna dair birtakım teoriler vardır. Ondan sonra Türklerin akın akın Anadolu’ya gelmesi, yerleşmesi, halkla bütünleşmesi, ekonomiyi canlandırması, iç pazarı dış pazara entegre etmesi, vergileri ve iskan sistemini yeniden düzenlemesi, ziraatı elverişli hale getirmesi, insanlara daha yaşanabilir Anadolu sunması sonucu bizden önce Batı’da ilk defa bu gidişatla ilgili Türkiye isminin ilk defa Anadolu’ya verilmeye başlanmıştır. Biz buraya henüz Anadolu demeden; batılı kaynaklar, batılı tarihçiler, Batı’da, Türklerin Anadolu topraklarına yoğun iskanından sonra Türkiye olarak zaten adlandırılmaya başlamıştı. Dolayısıyla buraya bu adı verenler bizler değiliz. Bu ülkeye de Türkiye adını biz kendimiz koymadık. Batılılar bu dönemde ilk defa Türkiye adını kullandılar” ifadelerine yer verdi.

“TÜRKLER, İSLAMİYET SAYESİNDE ASİMİLASYONA UĞRAMADI”

Türklerin daha önceki göçlerde asimilasyona uğradıklarını belirten Özdemir, “İslamiyet’in etnik kökenleri koruyan bir kalkan olduğunu, etnik kökenleri tanıdığını, sadece bir adlandırma ve tanımlandırma olarak kabul ettiğini biliyoruz. İslamiyet’in bu koruyucu kalkanı altında orta göç yolundan İran’a, Horosan’a, Ortadoğu’ya, Mısır’a, Kuzey Afrika’ya kadar giden Türkler ve Anadolu’da kalan; balkanlara ve balkanların ötesine uzanan Türkler hiçbir zaman asimilasyona uğramamışlardır. Bu da İslamiyet sayesinde olmuştur. Anadolu’nun İslamlaşmasıyla, Anadolu’nun Türkleşmesi doğrudan doğruya bağlantılıdır. Bir milletin bazı unsurları hariç tamamıyla bir dini kabullenmesi benimsenmesi hakikaten harikulade bir olaydır. Türkler yeni dinlerine sahip çıkmışlar, iyi benimsemişler ve bayraktarlık yapmışlardır. Hâlâ daha yapmaktadırlar. Bugün İslam dünyasında insanlığın vicdanı Müslümanlığın vicdanıdır. Müslümanlığın vicdanı da Türkiye’dir. Türkiye’nin vicdanı da Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır. Biz insanlığın vicdanıyız ona göre düşünüp, ona göre hareket etmek zorundayız” diye konuştu.

SEYFULLAH KOYUNCU / YENİ HABER GAZETESİ

Bakmadan Geçme