Uçurumdan dönüldü

HAYRETTİN ATAK, İSMAİL POÇAN, HAMDİ BAĞCI - YENİ HABER

7 Şubat 2012 yılında başlayan 17-25 Aralık darbe girişimleriyle devam eden süreci Gazetemize değerlendiren Gazeteci-Yazar Cem Küçük ülke olarak ne kadar büyük bir felaketten döndüğümüz toz bulutu dağılınca ortaya çıktı dedi ve Devletin nasıl esir alınacağını anlattı. İşte darbe girişimlerinden, planlar,  projeler ve operasyonlara kadar Türkiye’nin yakın tarihi…

Bakanlar konusunda önemli açıklamalar yapıldı. Nasıl bir süreç yaşandı. Paralel ihanet nedir biraz açıklar mısınız ?

Gülen cemaati 7 Şubat 2012’de direk dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan bir operasyon yaptı ve hedefi ise Erdoğan’ın bir çok bürokratına diz çöktürüp onları cezaevi atmaktı.7 Şubat başarılı olsaydı Hakan Fidanla birlikte 320 kişi şuan içeride olacaklardı. Ve boşalan yerlere kendi adamlarını atayacaklardı. Daha sonra Hanefi Avcı, İlker Başbuğ içeriye atıldı. Baktılar ki bu iş böyle gitmeyecek 17-25 Aralık’ı planladılar. Sadece bakanlar değil, iş adamları, sanatçılar ve daha bir çok kişiyi dinlemişler. Tabi milletimiz bütün bunlara itibar etmeyip, cevabını önce 30 Mart yerel seçimlerinde daha sonrada 10 Ağustos verdi. Cemaat elindeki tapelere çok güveniyordu ama tutmayınca başka şeyleri devreye sokmaya çalıştı. Eğer  17-25 Aralık başarılı olsaydı kukla bir hükümet, Başbakan olacaktı ve tıpkı Humeyni gibi devleti esir alacaklardı.

Paralel örgütün MOSSAD ve CIA’den daha üstün bir gücü var mı ? Gerçekten bu kadar güçlüler mi ?

Cemaatin mutlaka CIA ve MOSSAD ile bağlantıları var, gücünü de hafife almamak gerekir. Çünkü yıllardır dinleme yapıyorlar. Cemaatin altını biraz kazıdığımızda altında Amerika ve İsrail’i ele geçirmeyi planladıklarını bile görürsünüz. Hatta bizim Amerika’da 10 hakimimiz falan var diyorlar.

Bugüne kadar herhangi bir açık vermemeleri organizeli çalışmalarından ve güçlü olmalarından mı kaynaklanıyor?

Cemaat aslında, Amerika güçlü olduğu için direk Amerika’yı karşılarına alamadılar. Tam tersine onlarla uyumlu gittiler. Bugüne kadar organizeli gittiler ve Müslüman oldukları için kimse de bunlardan şüphelenmediler. Ama bizde devlet her şeyin farkına vardı ve süreç hukukla  işlediği için  biraz ağır gidiyor. Hukukla olmasa ABD ve Avrupa’dakiler gibi yapsaydık çoktan bitmişti bunlar. Bugünlerde ise hesap sorulmaya devam ediliyor ve daha büyük operasyonlar, davalar gelecek kısa sürede.

Yazdığınız yazılarda sürekli Amerika İngiltere merkezli  bir uyarı yapma mahiyetindesiniz. CIA ve MOSSAD ile olmasa da bir üst akıldan söz ediyor sayın Cumhurbaşkanı bu konuda neler söylersiniz ?

Bütün bu yapıları yöneten bir üst akıl var. Birileri bir şeyler söyler, onun atında çalışanlarda bunu uygulamaya koyarlar. Paralel yapının medya ayağına da bir operasyon yapılacak. Aslında medyası çok güçlü sanılıyor ama o kadar da güçlü değil, fakat hürriyet, milliyet, radikal, cumhuriyet gibi gazetelerde ki köşe yazarları bunlara destek veren yazılar kaleme alıyorlar. Ama hepsi devre dışı kalacak. Bakın bir zamanlar ortalıklarda gezen Enis Berberoğlu, Eyüp Can hani nerde? Çünkü milli yapıya tehdit bir oluşumla mücadele etmezsen suyun akışı gereği yok olup gidersin. 

Bakmadan Geçme