Unutturulan komutan: Kazım Karabekir Paşa
Milli mücadele döneminde bu ülkenin genci, yaşlısı, çocuğu, kadını topyekûn destansı bir mücadele verdi. Vatanları için canını veren fedakâr atalarımızdan birisi de Kazım Karabekir. Kazım Karabekir kimdir?
Milli mücadele döneminde bu ülkenin genci, yaşlısı, çocuğu, kadını topyekûn destansı bir mücadele verdi. Vatanları için canını veren fedakâr atalarımızdan birisi de Kazım Karabekir. Türkiye’de olduğu gibi Konya’da da pek çok sokağa, okula, vakıflara hatta ilçelere adı verilen Kazım Karabekir kimdir?
Kazım Karabekir, ‘Milli Mücadele’nin Doğu Cephesi Komutanı ve kilit isimlerinden birisiydi. 26 Ocak, ölüm yıldönümüydü. Karabekir, 1948’de, Meclis Başkanıyken 66 yaşında geçirdiği bir kalp krizi sonucunda, Ankara'da vefat etmişti.
KAZIM KARABEKİR KİMDİR?
İstiklal Savaşımızın önde gelen kahramanlarındandır. İlk adı Musa Kazım olan Kazım Karabekir Paşa’nın babası, Karaman’a bağlı Kazım Karabekir ilçesi eşrafından, Mehmet Emin Paşa’dır. Babası İstanbul’da jandarma subayı iken, Kazım Karabekir 1882 yılında, burada doğdu. Fatih Askeri Rüştiyesinde ve Kuleli İdadisinde okudu. 1902’de Harbiye’den, 1905 ’te Harp Akademisinden mezun oldu. Karabekir, "yüzbaşı" rütbesiyle orduya katıldı. İki yıl staj gören Karabekir, stajını Manastır'da yaptı. İttihat ve Terakki'nin Manastır örgütünün kurulmasına katıldı. 1907'de "önyüzbaşı" rütbesi alarak İstanbul Harbiye Mektebi, tabiye öğretmen vekilliğine atandı. İttihat ve Terakki İstanbul örgütünün kurulmasında görev aldı. II. Meşrutiyet'ten sonra Edirne'de II. Ordu 3.tümen "kurmaylığına" atandı. 31 Mart 1909 ayaklanmasında Hareket Ordusu'nda görev aldı. 1910 Arnavutluk ayaklanmasının bastırılması harekâtında büyük rol üstlenerek harekâta katıldı. 14 Nisan 1912'de "binbaşılığa" yükseldi. Balkan Savaşı'nda Trakya sınır komiseri olarak görev yaptı. 1914'te "yarbay" rütbesiyle Birinci Kuvve-i Seferiye komutanlığıyla İran ve ötesi harekâtıyla görevlendirildi. Bir süre sonra İstanbul Kartal'da 14. tümen komutanlığına atandı ve Çanakkale'ye gönderildi. Kerevizdere'de Fransızlara karşı üç ay savaştıktan sonra "albaylığa" yükseldi. İstanbul'da I. Ordu erkân-ı harbiye başkanlığına, sonra Galiçya'ya gidecek ordunun ardından Mareşal Von der Goltz'un erkân-ı harbiye başkanlığına atanarak Irak'a gitti. 1916'da Kutü'l-Amare'yi kuşatan 18. Kolordu komutanlığına getirildi ve burayı aldıktan sonra Irak'ta İngilizlerle çarpıştı. 1918'de Erzincan ve Erzurum'u Ermenilerden ve Ruslardan geri aldı. Ardından Sarıkamış, Kars ve Gümrü kalelerini ve Karakilise'yi (Karaköse) kurtardı. Aynı yıl tümgeneral oldu. Mondros Mütarekesi sırasında sadrazam olan Ahmed İzzet Paşa'nın genelkurmay başkanlığı önerisini kabul etmeyerek Anadolu'da görev almak istedi. Önce Tekirdağ'daki 14. Kolordu komutanlığına, ardından da Erzurum'daki 15. Kolordu komutanlığına atanmasını sağlayarak Nisan 1919'da göreve başladı. Hazırlıkları yapılan Erzurum Kongresi'nin toplanmasında önemli rol oynadı.
ERMENİ ORDUSUNU ORTADAN KALDIRDI
Kurtuluş Savaşı'nda Edirne milletvekilliğini ve Doğu cephesi komutanlığı yapan Kazım Karabekir Paşa, Ermenilerin eline geçen Sarıkamış, Kars ve Gümrü kalelerini geri alarak 15 Kasım 1920'de Ermeni ordusunu kesin olarak ortadan kaldırmıştır. Ermeni hükümeti bu yenilginin ardından Ankara hükümetiyle daha doğrusu Ankara hükümeti adına Kazım Karabekir Gümrü Antlaşması'nı imzalamıştır. Kars'ın alınmasıyla korgeneral yükseldi. Rus Sovyet Sosyalist Federe Cumhuriyeti ve Kafkasya hükümetleriyle Kars Antlaşması görüşmelerini yürüttü. Kurtuluş Savaşı'nın bitiminden sonra I. Ordu müfettişliğine atandı.
MİLLİ MÜCADELE KAHRAMANLIĞINDAN, SİYASET ADAMLIĞINA
1923'te İstanbul milletvekili oldu. 1924'te, TBMM'deki Dörtler Grubu'nu destekledi. Ardından askerlikten ayrılarak Halk Fırkasından istifa etti. 17 Kasım 1924'te kurulan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının başkanlığına seçildi. Parti 3 Haziran 1925'te Şeyh Sait ayaklanması nedeniyle kapatıldı. Karabekir, Mustafa Kemal Paşa'ya karşı yapılan İzmir suikastı ile ilgili bazı partililerle birlikte yargılandıysa da beraat etti. Siyasi yaşamına on iki yıllık aradan sonra, 6 Ocak 1939'da İstanbul milletvekili olarak devam etti. 1946'da TBMM başkanlığına seçildi ve bu görevde iken 26 Ocak’ta vefat etti.
“PAŞA TORUNUYUZ”
Konya Karaman yolu üzerinde Kazım Karabekir ilçesi bulunuyor. Kazım Karabekir’in babası Mehmet Emin Paşa buralıdır. Milli Mücadele’de büyük bir katkısı ve kahramanlığı olan Kazım Karabekir’in kendi memleketlerinden olmasından gurur duyduklarını belirten Kazım Karabekir Belediyesi Başkan Yardımcısı Hüseyin Ay; “ Kazım Karabekir ile aynı memleketten olmaktan gurur duyuyoruz. Paşa torunuyuz biz. Burada hala akrabaları var. Bahar mevsimlerinde kızları geliyor buraya. Yaşları ilerlediği için artık ölüm yıldönümlerinde gelemiyorlar fakat bahar dönemlerinde mutlaka gelirler. Karaman’da ve Selçuk Üniversitesi’nde düzenlenen etkinliklere katılıyoruz.” dedi.
“KAZIM KARABEKİR VE GURBETTEN SILAYA”
Kazım Karabekir’i unutturmamak adına yaptıkları etkinlikler ve projeler hakkında bilgi veren Başkan Yardımcısı Hüseyin Ay; “ 26 Ocak’ta Kazım Karabekir’i anmak için bir sempozyum yapacağız. Daha çok doğum yıldönümünde ağustosta etkinlikler düzenliyoruz. Ağustos aylarında etkinlikler ve şenlikler yapıyorduk fakat son günlerde yaşanan felaketlerden dolayı yapamadık şenlikleri. Yaz döneminde yine ‘Kazım Karabekir Paşa ve Gurbetten Sılaya’ adlı şenlikler yapacağız. Ayrıca Kazım Karabekir Evi adlı bir projemiz var. Müze evi gibi bir proje düşünüyoruz. Çalışmalarımız devam ediyor. Projeleri hazırlattık inşallah evini de halkla buluşturacağız. Gelen giden herkes evini görsün istiyoruz.” dedi.
SADECE VATAN KAHRAMANI DEĞİL ÖKSÜZ VE YETİMLERİN AİLESİ
Kazım Karabekir’e gereken ilgi ve önemin verilmediğini belirten Ay; “Tarihimizi unutturmayalım. Üstümüze düşeni yapalım. Kazım Karabekir Paşa’ya hak ettiği değeri, ilgiyi gösteremiyoruz. Yerel basın yine biraz daha ilgili ama ulusal basın Kazım Karabekir anıldı demekten öteye geçemiyor. Kazım Karabekir Paşa bu vatan için neler yaptı herkes tarafından biliniyor. Ayrıca sadece asker olarak değil diğer yönleri ile de çok değerli bizim için. Ermeni zulmünden ölen insanların çocuklarını toplamış. Sonrasında 5 bine yakın erkek, 3bine yakın kız çocuğun eğitildiği söyleniyor. Binlerce öksüz yetim çocuğu okutmuş onlara da anne baba olmuş bir insandır Kazım Karabekir. O şartlarda bunu yapabilmek çok büyük bir olay.” dedi.
HERKESİN HAYATINA DOKUNAN PAŞA!
Son olarak, ilçede hala yaşayan ve Kazım Karabekir’le anısını anlatan bir vatandaşın anlattıklarını nakleden Hüseyin Ay; “Burada hala yaşamakta olan bir vatandaşımız Kazım Karabekir Paşa ile yaşadığı bir olayı anlattı. Her dinlediğimde etkilenirim. Kazım Karabekir Paşa Karaman’a ziyarete gelmiş. O sırada Ruslar Kars tarafını almaya başladığında Kızılırmak’ın boyuna da gelmişler. Bir yandan Rus’lar saldırıyor diğer yandan eşkıyalar, Ermeniler insanları öldürüyorlarmış. 4 tane oğlu olan yaşlı bir teyze gelirken ak pak bir süvari ve arkasında 8 10 tane asker görmüş. Süvari yaşlı teyzeye siz buradan gelmeyin diğer tarafa geçin demiş ve hayatlarını kurtarmış. Süvarinin kim olduğunu sormuşlar Kazım Karabekir Paşa demişler. Yıllar sonra kazım Karabekir paşa Karaman’a geliyor. Bir yerlere yemek yemeye davet etmişler. O annenin yanında bulunan küçük çocuk etli ekmekçi imiş. Paşayı görünce beline sarılıp bizi hatırladın mı paşam diye sormuş. Bunu bize kendisi anlatıyor. Ülkenin her yerinde paşa ile yaşamını değiştiren şeyler yaşayan çok fazla insan var. Çok önemli birisi tarihimiz ve vatanımız için. Gereken ilgiyi ve önemi göstermemiz gerekiyor.” dedi.
BÜŞRA AKSAKBAĞI / YENİ HABER GAZETESİ
Bakmadan Geçme