Üreticiler yem ve süt fiyatlarından dertli!

Tarımın başkenti olarak bilinen Konya'da yem fiyatlarındaki yükseklik, üreticilerin zor duruma girmesine neden oluyor.

Üreticiler yem ve süt fiyatlarından dertli!
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Tarımın başkenti olarak bilinen Konya’da yem fiyatlarındaki yükseklik, üreticilerin zor duruma girmesine neden oluyor. Tarımda bir üretim planlaması olması gerektiğinin altını çizen Üretici İbrahim Türk, “Süt fiyatları da genellikle 2.10 kuruştan satılmaktadır. Önceden yem fiyatları 60-70 lira civarındaydı. Yakın zamanda yem aldığımda bir torba yemin 133 lira olduğunu gördüm. Dört gün önce 123 lira, geçen hafta 118 liraydı. Yem fiyatları korkunç bir şekilde değişiklik gösteriyor” dedi.

 

Yem fiyatlarının fazla, süt fiyatlarının düşük olması üreticilerin sıkıntıya girmesine yol açıyor. Süt fiyatları böyle devam ederse inek kesimlerinde bir artış yaşanabileceğine dikkat çeken Et ve Süt Üreticisi İbrahim Türk, “İnsanlar elindeki hayvanı besleyemeyeceği için kestirmek veya satmak zorunda kalıyor. Damızlık hayvanın kesilmesi demek hayvancılığın bitmesi anlamına gelir. Çünkü bu durum damızlık buzağı üretimini de durdurur. Üretim durursa çoğu üretici işsiz kalır. Böyle bir durum karşısında süt ürünlerini de dışarıdan getirmek zorunda kalırız” ifadelerini kullandı.

ureticiler-yem-ve-sut2-2.jpg

‘ÜRETİM MALİYETLERİNİN AZALTILMALI’

Üretim maliyetlerinin azaltılması gerektiğine vurgu yapan İbrahim Türk, “Konya’da tarım ve hayvancılık geçim kaynaklarının arasında önemli bir yer tutar. Tarımla ilgili olan konularda bir üretim planlamasının yapılması gerektiğine inanıyorum. Tarımda bir sene soğan fiyatları 4-5 liraya çıkıyor ama ertesi sene ihtiyaç fazlası ekildiğinden dolayı 50 kuruşa kadar düşüyor ve üretici zarar ediyor. Yani bir planlama ve yönlendirme olması gerekiyor. Et fiyatları, bazı tarım girdilerinin fiyatları üreticimize içeride zarar vermektedir. Üretim maliyetlerinin azaltılarak üreticimizin daha fazla kazanması sağlanmalıdır. Arz talep dengesi ve fiyat istikrarı sağlayabilmek de dikkat edilmesi gereken bir konudur. Süt fiyatları yaklaşık bir yıldır 2.13 kuruştur. Konya’da genellikle orta ve aile tipi besicilik çiftlikleri vardır. Süt miktarları düşüktür. Şoklaması olmuş, KDV’sinden istifade eden, yem maliyetlerini düşürecek, soğuk süt tankının olduğu çiftlikler Konya’da çok az bulunmaktadır” diye aktardı.

‘SÜT FİYATLARI MAKUL SEVİYEYE ÇEKİLMELİ’

Yem fiyatları yüksek olduğu için şu anki şartlarda süt fiyatların en az 4 lira olması gerektiğini belirten Türk, “Konya’daki firmalar baş tacımızdır. Konya’da, yöneticilerimizin sübvanse edici, çiftçiyi, üreticiyi korumaları gereken bir yola gitmeleri gerekiyor. Hükümetimize bu arada yardımcı olmaları da gerekiyor. Kaliteli olduğu için yemde Konya firmalarımızı tercih ediyoruz. Fiyatlarını da biraz uygun fiyata vermeleri gerekiyor. Bu arada süt fabrikalarımız üreticinin bu durumunu görmelidir. Süt fiyatlarının arttırılması gerekiyor. Şu anki maliyetlere göre süt fiyatlarının 4 liraya yakın olması gerekiyor. Eğer süt fiyatları böyle devam ederse inek kesimlerinde bir artış yaşanabilir. İnsanlar elindeki hayvanı besleyemeyeceği için kestirmek veya satmak zorunda kalıyor. Damızlık hayvanın kesilmesi demek hayvancılığın bitmesi anlamına gelir. Çünkü bu durum damızlık buzağı üretimini de durdurur. Ondan sonra bu sektörde bir yığın işsiz ordusu çoğalacak. Bir de böyle bir sorun yaratacak. Üretim azalacağı için örneğin peyniri de yurt dışından getirmek zorunda kalacağız” diye konuştu.

‘KARARLAR DOĞRU AMA HİTAP EDİLEN KESİM YANLIŞ’

Tarımsal sorunların çözümü noktasında üreticilerin ve işin ehli olan insanların bir araya gelmesi gerektiğini savunan Türk, “Devletimiz sorunları çözüm odaklı bir çaba içerisindedir, bunda şüphemiz yoktur. Ancak çözüm getirmeye çalışan kişilerin konudan çok fazla haberdar olduğunu düşünmüyorum. Teşvikler, destekler, primler çıkıyor, her türlü çalışmalar yapılıyor ancak bunlar ehil olan, yapılması gereken kişilere yapılamıyor. Yani kararlar doğru ama hitap edilen kesim yanlış. Tarım ve hayvancılıkla ilgili bilgilerin, istişarelerin, yönlendirmelerin de mesleğin içinde olan bunu birebir kendisi yaşamış kişiler olması gerekiyor. Tarım Komisyonu’ndaki arkadaşımız bir diş hekimi olmamalıdır. Hükümetimize yön veren, yöneticilik rolü üstlenen kardeşlerimizin eczacı, doktor, öğretmen olmaması gerekmektedir. Tarımın içinden gelen kimseler olması gerekiyor” diyerek sözlerini tamamladı.

SÜMEYRA KENESARI / YENİ HABER GAZETESİ

Bakmadan Geçme