'Uyku'nuz kaçmasın

Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde 2012 yılından bu yana Psikiyatri Bölümü'nde görev yapan ve şuan Anabilim Dalı Başkanı olan Prof. Dr. Yavuz Selvi, ilk kitabı olan 'Uyku'yu yayımladı.

'Uyku'nuz kaçmasın
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Uyku kitabının 20 yıllık çalışmalarının bir ürünü olduğunu aktaran Selvi, “1999 yılında psikiyatri alanında çalışmaya başladıktan sonra özellikle uyku, uyanıklık, uyku bozuklukları, uyku ve öğrenme, uykusuzluğun etkileri, uyku ve duygular, düşünceler ve davranışlar üzerine araştırmalar yaptık. Hem sağlıklı bireyleri hem de uyku polikliniklerinde hastaları değerlendirerek uyku ve uyanıklık ile ilgili incelemelerde bulunduk. Gördük ki uyku yalnızca gecemizi değil, aynı zamanda uyanıklık durumumuzu da doğrudan etkiliyor. Uyku pasif bir dönem değil, aksine beyin faaliyetleri yönünden oldukça aktif bir dönem. Ulusal ve uluslararası alanda yaptığımız çalışma ve konuşmalardan sonra bir kitap yazalım istedik. Selen Yayınları’nın da desteği ile bu kitabı yazdım. Her satırının bilimsel dayanağının olmasına gayret ettim. Dil anlamında anlaşılır bir dil kullanmak için özen gösterdim. Okuyucularımıza faydalı olacağını ümit ediyorum. Her eğitim düzeyinden, her yaştan insanın anlayıp bir kılavuz gibi kullanacağını düşünerek kurguladım. Bu kitabı okuduğunuzda hayatınızın 3’te 1’ini geçirdiğiniz uykunuzla gerçekten yeniden tanışmış olacaksınız. Uykunun şifa, uykusuz kalmanın beyin için bir travma etkisi olduğunu kavramış olacaksınız. Uyku ile ilgili 20 yıllık tecrübelerimizin bir birikimidir bu kitap diyebiliriz” şeklinde konuştu.

“UYKUDA BEYİN AKTİVİTELERİ GÖZLENİR”

Uykunun aktif bir dönem olduğunu söyleyen Selvi, “Uyku bir farkla aktif bir dönem. Uyanıklıkta çalışan beyin bölgeleri ve bu bölgeler arasındaki haberciler farklı, uykuda farklı. Bir tür görev devri söz konusu. Uykuya geçince hızla görev devri yapılıyor ve gün boyu çalışan beyin bölgelerinde aktivite azalması oluşuyor. Beynimizdeki nöron adını verdiğimiz hücreler iki şekilde iletişim sağlar. Kimyasal iletim ve elektriki aktivite. Uykuda bu görevler devam eder. İletim sağlayanlar değişir, elektriki aktivite farklılaşır. Hatta uykunun daha çok rüya gördüğümüz döneminde neredeyse uyanıklıktaki gibi beyin aktiviteleri gözlenir” diye konuştu.

prof-dr-yavuz-selvi.JPG

“VÜCUDUN SAVUNMA SİSTEMİNİ GÜÇLENDİRİYOR”

Uykunun bir çeşit yenilenme olduğundan bahseden Selvi, “Uyku, rejenerasyondur. Uykunun bir evresinde fiziksel olarak kaslarımız, dokularımız yenilenirken, bir diğer bölümünde günlük anılarımız, bilgilerimiz, öğrendiklerimiz yerine yerleştirilir. Lüzumsuz bilgiler silinir, önemliler kalıcı hafızaya yerleştirilir. Uyku aynı zamanda vücudun savunma sistemini güçlendirir. Uykusuzluk enfeksiyonlara ve hastalıklara karşı vücudu savunmasız bırakır. Uyku beynin bir çeşit temizlik işçisi görevini de yapar. Gün boyu beyinde oluşan hücresel artıklar ve bozulmalar uykuda temizlenerek dışarı atılır. Muazzam bir yapıdır uyku. Bir gecelik uykusuzluk bile beynin temizlenmesinde aksamalara ve hücresel bozulmalara neden olur” ifadelerini kullandı.

“İYİ BİR SOSYAL YAŞAM İÇİN İYİ BİR UYKU ŞART”

Uykunun yalnızca geceyi değil gündüzü ve tüm hayatı da etkilediğinin altını çizen Selvi, “Verimli bir uyku ile bedensel olarak rahat, ağrısı az, gücünü toplamış olarak hayata devam ederiz. Dikkat ve konsantrasyon, öğrenme ve bellek açısından yeni güne hazırızdır. Ancak uykusuzluk beraberinde yorgunluk, uykulu olma hali, dikkatsizlik, sinirlilik, kontrolsüz davranışlara neden olur. Bunların hepsi pek çok bilimsel çalışma ile gösterilmiştir ve bunlara kitabımızda da yer verdik. İyi bir sosyal yaşam için iyi bir uyku şart” dedi.

3-20190313155658.jpg

“KALİTESİZ UYKU, KALİTESİZ UYANIKLIK DEMEK”

Uyku sorunu demenin altında yatan bir bozukluğun belirtisi demek olduğunu belirten Selvi, “Bunun için mutlaka bir hekime gidilerek tanı konulması gerekir. Ancak bunun dışında bir durumdan söz etmek istiyorum. Bu da uykusuzluğun en sık nedeni olan ‘yetersiz uyku hijyeni’dir. Bu, basit bazı kurallara uyulmamasından dolayı oluşan uykusuzluktur. Akşam demli çay ya da kahve içmek, uyku gelmeden yatağa girmek, gece geç saatlere kadar parlak ışığa ya da ekrana maruz kalmak gibi. Başlangıçta yapılacak ilk şey uyku hijyenine uymaktır. Bunun için akşamları parlak ışıktan uzak durmalı, yatmadan önce kafeinli içecekler tüketmemeli, yemek ile uyku arasına mutlaka uzun bir zaman olmalı, sabah erken kalkmaya gayret etmeli, uyku bölünmelerinde sigara içmemeli, haftada en az 3 gün yarım saat egzersiz yapmalı, her gün aynı saatte yatıp aynı saatte kalkmaya gayret etmeli. İnsan önce kendi eliyle oluşturduğu uykusuzluğu düzeltmeli. Şimdi Japonya’da ve Almanya’da prizi olmayan, hiç ışık almayan yatak odaları yapılıyor. Çünkü kalitesiz uyku, kalitesiz uyanıklık demektir” ifadelerini kullandı.

4-718.jpg

“UYKUSUZ ÇALIŞMAK ÖĞRENMEYİ ENGELLER”

Öğrenciler sınava hazırlanırken nasıl uyuması ve nelere dikkat etmesi gerektiği hakkında bilgiler veren Selvi, “İyi bir uyku stili belirlemeden, verimli bir uyku uyumadan doğru bir şekilde sınava hazırlık olmaz. Neden verimli uyku önemli? Çünkü verimli bir gece uykusu bilgileri doğru bir şekilde zihnimize yerleştirir. Anlık ve kısa süreli öğrendiklerimizi uzun süreli belleğe yerleştirir. Bilgileri düzenler. İşe yaramayacak bilgileri siler, ihtiyacımız olanları çağrışımlarla birbirine bağlar. Uykusuz kalarak çalışmak ise öğrenmeyi engeller. Gece uykusu harika bir düzenleyicidir.  Gece çalışmak bir tercih ise tüm gece uykusuz kalınmamalıdır. Gün boyu çalıştıktan ve güneş battıktan bir süre sonra istirahat edilmeli, ardından ders çalışılmalı ve tekrar uykuya geçilmelidir. 7 saatten az uykuyu hiçbir bilim insanı tavsiye etmiyor. Biz kitabımızda sınava girecek olanlar 4 ayrı çalışma şekli öneriyoruz. Tercihlerine göre bunlardan birini uygulayabilirler. Ancak herhangi bir hastalığı bulunanlar hiçbir şekilde gece uykusundan taviz vermemelidir, bu önemli bir sınav bile olsa. Son olarak bu kitapta sıklıkla yer alan şu uyarıyı tekrar hatırlatalım: Gecenizi gündüz, gündüzünüzü gece yapmayın. Uykunuzu fazlaca kısmak yerine gündüz daha konsantre çalışmayı deneyin” diyerek sözlerine son verdi.

YİĞİT BERKAY ÇOPUR / YENİ HABER GAZETESİ

 

Bakmadan Geçme