Uzun süre ayakta durmayın

Uzm. Dr. İsmail Örs, 'Toplardamar dediğimiz damarlarda kanın geri dönüşümünde sıkıntı ortaya çıktığı zaman, varisler bacaklarda şişlikler ve yumruluklar şeklinde görülmektedir. Uzun süre ayakta sabit olarak durmayın' dedi.

Uzun süre ayakta durmayın
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Varislerin özellikle şişman, ayakta çok uzun süre duran ve ailesel yatkınlığı olan kişilerde ortaya çıkabildiğine değinen Özel Büyükşehir Hastanesi Cildiye Uzmanı Uzm. Dr. İsmail Örs, “Toplardamar dediğimiz damarlarda kanın geri dönüşümünde sıkıntı ortaya çıktığı zaman, varisler bacaklarda şişlikler ve yumruluklar şeklinde görülmektedir. Uzun süre ayakta sabit olarak durmayın” dedi.

Bacak toplardamarlarının genişlemesi sonucu oluşan varislerde toplardamarların kanı kalbe geri götürme fonksiyonlarının kısmen yitirdiğini belirten Özel Büyükşehir Hastanesi Cildiye Uzmanı Uzm. Dr. İsmail Örs, “Bunun sonucunda oluşan göllenmeyle, toplardamarlar kıvrımlaşarak şişer ve ciltten kabarık bir hale gelir. İşte kabarık hale gelen bu oluşuma varis denir. Bu durumun bacak iç kısımlarındaki derin venlerde olması ise derin venöz yetmezlik (iç varis) olarak bilinir. Tüm gövde de olmakla birlikte özellikle bacaklarda ve ayaklarda görülmektedir. Varisler,  özellikle şişman, ayakta çok uzun süre duran ve ailesel yatkınlığı olan kişilerde ortaya çıkabilmektedir.  Toplardamar dediğimiz damarlarda kanın geri dönüşümünde sıkıntı ortaya çıktığı zaman, kanlar geri dönememekte ve bacaklarda şişlikler ve yumruluklar şeklinde görülmektedir” dedi.

2-20180709174110.jpg

“AKCİĞERLERDE PIHTI ATMASINA YOL AÇABİLİR”

Varislerin hem ağrıya sebep olarak enfeksiyon kapmasına neden olabileceğine hem de tramboz durumlarında ortaya çıkarak akciğerlerde pıhtı atmasına yol açabileceğine vurgu yapan Örs, “Varislerde kullanılan tanı yöntemi önemlidir. En başta hekim tarafından yapılan detaylı bir fizik muayene gelir. Ardından günümüzde en sık kullanılan ve venöz yetmezlik/varis hastalıklarında altın standart olarak kabul edilen renkli Doppler ultrasonografi yapılır. Bu yöntemde, ses dalgaları aracılığıyla toplardamarların yapısı, içlerinde pıhtılaşma olup olmadığı ile akım hızları ve yönleri tayin edilir. Herhangi bir tehlikesi veya can yakıcılığı bulunmamaktadır. Bazı özellikli durumlarda venografi denilen, damar içine ilaç verilerek damarların radyolojik olarak görüntülenmesini sağlayan yöntem de kullanılabilir” diye konuştu. 

8-1-2-048.jpg

VARİSTEN KORUNMA YOLLARI

Varislerin belirtilerinin bacak damarlarında belirginleşme, damarların ciltten kabarıklaşmayla birlikte kıvrımlı hal almaları, ağrı, kaşıntı, özellikle geceleri artan yanmalar, kramplar ve dolgunluk veya huzursuzluk hissi farklı derecelerde hissedilmesi olduğunun altını çizen Örs, “Varislerden korunmak için, kilonuzu dengede tutun ve sık kilo alıp vermeden kaçının. Fazla kilolarınızı verin ve sigara kullanmayın. Fazla ayakta durmaktan kaçının ve dar kıyafetler ve yüksek topuklu ayakkabı kullanmayın. Ayrıca düzenli olarak spor yapın. Haftada 3-4 gün 30-45 dakikalık, tempolu yürüyüşler, yüzme, koşu, pilates tercih edilmeli, ağırlık kaldırmak gibi zorlamalı sporlardan uzak durulmalıdır” şeklinde konuştu.

8-1-3-045.jpg

“VARİS ÇORABI KULLANIN”

Venöz yetmezliğin seviyesine ve derecesine uygun olarak varis çorabı kullanın, şikâyetlerin gerilemesinde ve varislerin ilerlemesinin engellemesinde vazgeçilmez olduğunu söyleyen Örs, “Özellikle derin venöz yetmezliğinde, tedavinin temeli ilaç tedavisi ve varis çorabının düzenli kullanımıdır. Düşük dereceli yüzeyel varislerde de başlangıçta ilaç tedavisi uygulanabilir. Yüzeysel venöz yetmezlikli olgularda da, yüksek dereceli kaçak ve venöz damarlarda ileri düzeyde genişleme mevcutsa cerrahi tedavi gerekebilir. İleri dereceli yüzeysel varislerde ise damar içine ultrason eşliğinde girilen bir kateter ile lazer veya radyofrekans enerjisi uygulanarak damarın içerden yakılması işlemidir. Bu şekilde damar büzüşür ve tamamen kapanır. Lazer veya radyofrekans enerjisi yüzeyel kılcal varisler için de kullanılabilir. Kılcal varisler üzerine uygulama sonrası kılcal damarlar tamamen silinirler. Beraberinde veya öncesinde skleroterapi işlemi gerekebilir. Skleroterapi ise ilaç veya köpük tedavisi olarak da bilinir. Yüzeysel damarlar için en uygun tedavi yöntemidir. Damarların içine ilaç veya köpük verilerek o damar iç duvar yapısı bozulur ve damarın büzüşerek kapanması sağlanır” ifadelerini kullandı.

YİĞİT BERKAY ÇOPUR / YENİ HABER

 

Bakmadan Geçme