Virüs salgını gıdayı vurabilir!

Uzmanlara göre salgının ve kısıtlamaların uzaması durumunda, tarımsal üretimin yoğun olduğu bölgelerde yaşanan sorunlar nedeniyle, gıda arzında ve güvenliğinde çeşitli sıkıntılar ortaya çıkabilir. Bunun yanında denetim eksiliğinden kaynaklanan sorunlar nedeniyle de gıda güvenliğinin tehlike altına girme riski bulunuyor.

Uzmanlara göre salgının ve kısıtlamaların uzaması durumunda, tarımsal üretimin yoğun olduğu bölgelerde yaşanan sorunlar nedeniyle, gıda arzında ve güvenliğinde çeşitli sıkıntılar ortaya çıkabilir. Bunun yanında denetim eksiliğinden kaynaklanan sorunlar nedeniyle de gıda güvenliğinin tehlike altına girme riski bulunuyor.

TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Konya Yönetim Kurulu Başkanı Hulusi Ada, yüzde yüz dana eti adı altında satılan kıyma ve sucuk gibi ürünlere merdiven altı üreticiler tarafından sakatat ve kanatlı hayvan eti karıştırıldığını, kırmızı ette ise tartıda ağır basması için şırıngayla su enjekte edildiğini belirterek, yapılan hilelere karşı vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyardı. Maliyeti düşürmek isteyenlerin içine at eti, sakatat, kanatlı hayvan eti koyabildiklerini söyleyen Toprak, “Bunlar tamamen taklit tağşiş olarak geçiyor. Bunları önlemenin yolu cezaların kat kat artırılmasıdır. Bu hilelere bakarak değil ancak analiz yaparak anlayabiliriz. Genellikle gözle anlaşılmaz. Bilinen, güvenilen firmalardan alışveriş yapmak gerekiyor. Etiket okumak da önemli. Bu taklit ürünleri yapanların çoğu merdiven altı işletmelerdir.” dedi.

gida-guvenligini-2.jpg

‘HASTALIKLARDAN KORUNMADA: GÜVENİLİR GIDA!’

Hastalıklardan korunmak için güvenilir gıdanın önemine dikkat çeken Başkan Ada,   “Günümüzde özellikle de alım gücü düşük olan kesime yönelik olarak bazı fırsatçılar; merdiven altı, kayıt dışı, uygunsuz ürünleri, sokakta, dökme veya ambalajsız olarak, neredeyse hammadde fiyatına satacaklardır. Bu ürünlere itibar edilmemeli, satın alınmamalı ve tüketilmemelidir. Satın alınan gıdaların etiketlerinde Tarım ve Orman Bakanlığınca verilen kayıt veya onay numarasının olup olmadığının kontrol edilmesi ile tavsiye edilen tüketim tarihi, üretici firmanın adı ve adresi, içerik bilgileri, miktar ve fiyat bilgilerinin incelenmesi büyük önem taşımaktadır. Güvenli gıda tüketimi için her tüketici aynı zamanda bir denetçidir.  Tüketiciler, gıda ile ilgili her türlü ihbar ve şikâyetlerini Alo 174 Gıda Hattı‘nı arayarak yapabilirler” şeklinde konuştu.

gida-guvenligini-1.jpg

‘ÇİĞ ÜRÜNLERE DOKUNDUKTAN SONRA ELLER YIKANMALI’

Dikkat edilmesi gereken bazı konuların olduğunu söyleyen Ada, bunları şöyle açıkladı: “Meyve ve sebzeler akan su altında iyice yıkanmalı, özelikle yeşil yapraklı sebzeler gerekirse sirkeli su içinde bekletilmeli, yıkama fırçası kullanılmalıdır. Çiğ et, tavuk, balık ve yumurtaya dokunduktan sonra eller yıkanmalıdır. Yemek hazırlama aşamasında, çiğ et ve tavuk kesme ve doğramada kullanılan mutfak aletleri yıkanmadan, çiğ tüketilecek sebze ve meyve ile temas ettirilmemelidir. Tahıl, kuru baklagiller, şeker gibi kuru gıdalar karanlık, kuru ve serin ortamda depolanmalıdır. 1-2 gün içinde tüketilmeyecek olan et, tavuk ve balık, porsiyonlanarak ve yassı bir şekilde paketlenmiş olarak dondurulmalıdır.  Et yemekleri buzdolabında 1-2 günden fazla, etsiz yemekler ise 3-4 günden fazla bekletilmemelidir.”

‘GIDA MÜHENDİSİ BULUNDURMAK ZORUNLU OLMALIDIR’

Bazı işletmelerde gıda mühendisi çalıştırma zorunluluğunun olmadığının bilgisini veren Ada, “Birlemiş Milletler Gıda ve Tarım Organizasyonu‘na göre günümüzde dünyada 1 milyar insan açlıkla mücadele ederken 1 milyarı aşkın insan da obezite nedeniyle sorunlar yaşamaktadır.  Her yıl dünya nüfusunun tamamını besleyecek kadar gıda üretiyor ancak ne yazık ki üretilen bu ürünlerin üçte biri yani 1,3 milyar ton gıda finansal, teknik sınırlar ve gıda önlemlerinin alınmaması nedeniyle israf edilmektedir. Bu veriler de israfın önüne geçilmesinin önemini ortaya koymaktadır. Ekmek fırınları, toplu tüketim yerleri, süt fabrikaları, et fabrikaları, un fabrikaları, çikolata, şekerleme fabrikaları, kuruyemiş baharat fabrikaları, meyve sebze fabrikaları, yumurta üretim tesisleri ile gıda sektörünün büyük kısmını oluşturan ve kanun gereği 30 BG kapasitenin ve 10 kişiden az işçi çalıştıran işletmelerde gıda mühendisi ve istihdamı zorunlu personel bulundurma zorunluluğu yoktur. Bu yüzden bu işletmelerde denetimlerin artırılması bir zorunluluktur” şeklinde konuştu. 

‘HER PAYLAŞIMA İNANMAYIN’

Güvenilir gıdaya ulaşmak için gıda mühendisi istihdamının önemli olduğuna vurgu yapan Ada, “Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda güvenliği denetimlerini sıklaştırmalı, çünkü şu anda Türkiye’de yaklaşık 800 bin adet Gıda İşletmesi denetimi, 7 bin adet gıda kontrolörü tarafından yapılmaya çalışılmaktadır. Bu denetim ekibi ile ancak yılda 1 kez denetlenebilir bir firma. Bu da denetimlerin yetersiz olduğunu göstermektedir. Bunu da günümüzde yaşanan gıda terörü, taklit, tağşişlerde görüyoruz. Gıda denetim ekipleri, insan sağlığını koruyucu yönde tedbirler almaya ve uygulamaya sürekli devam etmelidir. Sosyal medyada yapılan gıda ürünleri ile ilgili yapılan paylaşımlara ise çok dikkate edilmeli, her paylaşıma inanılmamalıdır. Çünkü bilinçli veya bilinçsiz sabotaj bile olabilir. O yüzden Tarım Bakanlığı ve adli süreçlerin kararlarını kesinlikler beklemeli ona göre yol alınmalıdır, yoksa haksız yere gıda işletmelerini de suçlamak hiç doğru değildir” diye aktardı. Ada, “Halk sağlığı için gıda güvenliği, gıda güvenliği için gıda mühendislerine gereken önem artık verilmelidir” diyerek sözlerine son verdi.

SÜMEYRA KENESARI / YENİ HABER GAZETESİ

Bakmadan Geçme