Yağış sevindirdi, maliyet üzüyor
Konya Ovası'nda bu sene yağışların çiftçileri sevindirmesine rağmen, maliyetlerde ortaya çıkan yükün tarıma olumsuz etki ettiğini söyleyen Karatay Ziraat Odası Başkanı Rıfat Kavuneker, çiftçiye gübre ve mazot desteği verilmesi gerektiğini ifade etti. Planlı üretim yapılması gerektiğini de söyleyen Kavuneker, köyden kente göçün hız kazandığı konusunda yetkilileri uyardı.
Konya Ovası’nda bu sene etkili olan yağışların çiftçiyi sevindirdiğini söyleyen Karatay Ziraat Odası Başkanı Rıfat Kavuneker, “Allah’a çok şükür bereket çok güzel ama bazı bölgelerimizde ekinlerde zarar meydana geldi. Mesela Karatay’ın bazı bölgelerinde şu anda fazla yağıştan dolayı, ekinlerde hasarlar var. Yine aynı şekilde Çumra‘nın bazı bölgelerinde çok yağıştan dolayı tarlalarda bazı sorunlar olmuştu. Bu bölgeyi özellikle Ekim aylarının sonlarına doğru sulamıştık. Pancar yerleri, mısır yerleri, buralarda hasarlar oldu. Şu an tam anlamıyla Türk bakar su akar konumuna geldik. Konya’nın hem yağmur-kar suları hem de atık suları şu anda 24 saat durmaksızın Tuz Gölü’ne dökülüyor. Ama bugün bu sular boşa akıyor diyebiliriz. Şu an itibari ile barajlarımızda, göllerimiz de günlük yaklaşık 3 milyon ton su giriyor. Yağışlar böyle yağmaya devam ederse Nisan ayı başında hem Beyşehir gölü hem de Apa barajı suyla dolacak. Biz, toplulaştırma çalışmaları yapılırken gölet yapılması talebinde bulunmuştuk. Ama ne yazık ki bu konuda önemli bir plansızlık var. Bu suları, tarıma kazandırmamız gerekirdi. Özetle, tarıma iyi bir altyapı yapılması şart” şeklinde konuştu.
“TARLAYADAP GÜBRESİ ATAMADIK, ÜRE GÜBRESİ BU ŞARTLARDA ZOR!”
Yağışlar nedeniyle tarlada her şeyin olumlu görünmesine karşın, artan maliyetlerin çiftçiyi kara kara düşündürdüğünü ifade eden Kavuneker, “Dövizin tavan yaptığı zamanlarda üre gübresi 16-17 bin TL’ye kadar yükselmişti. Ancak Sayın Cumhurbaşkanımızın %30 indirim çağrısından sonra üre gübresi 9 bin 200 TL’ye düştü. Bu indirime rağmen maliyetlerimiz hala çok yüksek seviyede. Mazot, gübre ve elektrik çok pahalı. Vatandaş son zamanlarda gübre fiyatlarının yükselmesinden dolayı Ekim ayında atılması gereken DAP gübresi dediğimiz fosforlu gübreyi doğru dürüst atamadı. Şimdi de üre gübresi çok pahalı olduğu için, vatandaş bu gübreyi de tarlasına atamaz duruma geldi” İfadelerini kullandı
“YÜKSELEN BUĞDAY FİYATLARI ÇİFTÇİYE YANSIMIYOR”
Çiftçinin verdiği emeğin karşılığını alamadığını vurgulayan Kavuneker,“Biz bir yıl emek çekiyoruz ama bir ton buğdaydan 3 bin TL para kazanamıyoruz. Bu yüzden herkes sahayı terk ediyor. Herkes hazır para kazanmanın yolunu arıyor. Bu da tarımda tekelleşmeye yol açıyor. Ülkede tarım, sadece zenginlerin kontrolüne geçen bir yapı haline dönüşüyor. Biz buğdayı 2021 yılı hasat zamanında 2 bin 600 -2 bin 800 TL’ye sattık. O günlerde borsaya günlük 4 bin tona yakın buğday giriyordu. Bugün 4 bin 500-5 bin TL’ye buğday satılıyor. Bugün ise günlük 300 ton buğday borsaya giriyor. Çiftçinin elinde buğday falan yok. Çiftçi, 4 bin TL’ye, 4 bin 500 TL’ye buğday satmadı. Çiftçi, buğdayı 2 bin 800 TL’ye sattı. Pahalı fiyattan satanlar hep büyük çiftçiler veya bu stok yapanlar” dedi.
“2021’DEKİ KURAKLIĞI 2 YILDA ANCAK TELAFİ EDERİZ”
Geçtiğimiz yıl yaşanan kuraklığı ancak iki yılda telafi edebileceklerini söyleyen Kavuneker, “Çiftçi geçtiğimiz yaz 2 bin 800 TL’ye buğday sattı. O günlerde unun torbası 150 TL’ydi. Buğday, 4 bin-4 bin 500 TL’ye çıkınca,unun torbası da 350 TL oldu. Ekmeğin fiyatı 2,50 TL oldu. Eğer tarım tekelleşirse herkes buğday çok para edecek diye ürününü stoklayacak. Hasat zamanı piyasaya arz çok olmayacak, buğday az olursa fiyatları yükselir. Buğday fiyatları yükselirse kimse bu şartlarda 2,50 TL ekmek yiyemez. O zaman ekmek 5 TL’ye de yükselir.O yüzden tarıma bir neşter vurulması lazım. Sürdürülebilir bir tarım politikası izlenmeli, ihtiyaca göre bir tarım politikası izlenmeli. Tarıma mutlaka bir çare bulunmalı” dedi.
“DEKAR BAŞI MALİYET YÜZDE 200 ARTTI”
2021 yılında çiftinin dekar maliyetlerinin 540 lira olduğunu aktaran Kavuneker,“Bugün dekar başı maliyetlerimiz bin 400 TL’ye çıktı. Yani neredeyse yüzde 200 arttı. Tarlamı ekerken benim 100 bin TL sermayem vardı. Fakat şimdi 300 bin TL maliyetim var.Ben 200 bin TL’yi nereden bulacağım? Mecburen ya bankaya gideceğim ya kredi alacağım ya esnafa gideceğim ya da tefeciye gideceğim. Buna bir çözüm bulunmalı”açıklamalarında bulundu.
“BUĞDAY FİYATI ÖNCEDEN AÇIKLANMALI”
Bu sene ekim sezonundan önce açıklanan pancar fiyatlarının Türkiye’de bir ilk olduğuna değinen Kavuneker, “Pancar ekimi bu sebeple arttı. Buğdayın fiyatının da önceden açıklanması lazım. Hesabımızı ona göre yapmamız lazım. Fiyat 4 bin TL olarak açıklansa bile şu anki maliyetlerle çiftçi para kazanamaz. Yarın gübrenin, mazotun fiyatı ne olacak bunu bilmiyoruz, buğdayı kaça satacağız bunu da bilmiyoruz. O sebeple çiftçi büyük bir belirsizlikle de mücadele ediyor” dedi.
“GÜBREYİ BU AY ATACAĞIZ AMA ÇOK PAHALI!”
Tarlalarda gübre atımının başladığını ifade eden Kavuneker, “Bu belirsizlik nedeniyle gübreyi hala alamayan çok çiftçi var. Bu ay gübrenin atılması lazım. Hububatta sıkıntının önüne geçmek için bu ay mutlaka gübreyi atabilmemiz lazım” diye konuştu.
“İTHAL ETMEYELİM, BİZ ÜRETELİM”
Türkiye’ninyüzde 11 oranında büyüdüğünü hatırlatan Kavuneker,“Aşırı derecede bir ihracat yaptık. Ancak bu durumu tarıma dönüştüremememiz büyük sıkıntı. Bana fazlasıyla gübre ver, elimde hazır ekin alanları var, yıllık 18 milyon ton üretimimiz var bizim. Şu anda dünyanın en iyi 10 ihracatçısı içindeyiz. İthal ettiğimiz buğdayı işleyip satıyoruz. Ukrayna-Rusya savaşı şu an var. Oradan buğday getiremeyeceğimize göre, un sanayisi sıkıntıya girebilir. Biz elimizde fırsat varken bunu sanayimizle birlikte değerlendirmemiz gerekiyor. Onun için zaman tarımda çok önemlidir. Eğer zamanı geçirirsen hiçbir işe yaramaz. Biz bunun için bas bas bağırıyoruz, gelin gübreye, mazota, elektriğe çok acil çözüm bulun diye. Geçtiğimiz günlerde gübre savaştan dolayı yükselmeye başladı. 9 bin 200 liralık gübre, 10 bin TL’ye kadar çıktı. Tarım kredilerinde gübre 9 bin 200 liraydı, tarım kredilerinin önünde kuyruk vardı. Bir günde depolar ve stoklar boşaldı”şeklinde konuştu.
“TARIM MASADA DEĞİL, SAHADA YAPILIR”
Tarımın pandemi sürecinde daha da önemli hale geldiğini belirten Kavuneker, “Biz çiftçiler tembel değiliz, sanayicilerden daha çok çalışıyoruz. Biz hergün, her saat çalışıyoruz. Pandemide her şey durdu ama tarım durmadı. Çünkü biz bu ülkenin her şeyini karşıladık. Tarım, masada yapılmaz, sahada yapılır. Tarımda yetkili olan herkes sahaya inmeli. Bu işler masa başında olmaz. Türkiye’de çiftçiden başka herkes tarımı çok iyi biliyor. Ne hikmetse çiftçi bilmiyor. Halbuki çiftçi bu işleri en iyi bilen kişidir. Ama çiftçinin elinde imkan yok. Tarım bu ülkede düzgün giderse hem tarımın ihtiyacı karşılanır hem de ihracatçı durumuna geliriz. Bu ancak iyi bir tarım politikası ile olur”dedi.
“SEBZE-MEYVEDE DE SIKINTI KAPIDA”
Bu yıl sebze-meyve konusunda da sıkıntı yaşanabileceğini ifade eden Kavuneker, “Ben geçen sene 2 milyon fide sipariş almıştım. Meram Belediyesi ve Ziraat Odası’nın ortaklığında bir fide üretim merkezimiz var. Geçtiğimiz yıllarda çiftçilerden sürekli fide siparişi alıyorduk, ancak şu zamanlarda neredeyse hiç sipariş almadık. Çünkü tarlada 80 kuruş olan domates, markette 18 lira. Patates 6 lira olur mu hiç? Burada üretici hiç para kazanamıyor. Tüketici ise pahalıya ürün yiyor. Sebze ve meyvede de aynı şekilde sıkıntılar yaşanacak. Ancak biz üretimi planlı yapmış olsak hem üretici kazanacak hemde tüketici ucuza ürünü yemiş olacak. Biz bunu çözmediğimiz sürece hiçbir şekilde sıkıntıları atlatamayacağız” şeklinde konuştu.
“TARIM KREDİ KOOPERATİFİ’NDE LİMİTLER ARTIRILMALI”
Tarım Kredi Kooperatifleri’nde uygulanan 50 bin TL’lik limitin artırılması gerektiğini söyleyen Kavuneker, “Tarım Kredi Kooperatifleri’nde çiftçilerimize uygulanan 50 bin TL’lik limitin acilen artırılması gerekiyor. Gübre 2 bin lirayken bu limit yeterli oluyordu ama şu anda bu limitle gübre alınamıyor. Öte yandan çiftçilerimizden Tarım Kredi Kooperatifleri ile ilgili şikayetler geliyor. Çiftçimiz, gübre ihtiyacını Tarım Kredi’den karşılayamadığını söylüyor. Stoklarımızda gübre yok diyerek çiftçilerimizi gönderiyorlarmış. Özel sektörde 10 bin liranın üstünde olan gübre Tarım Kredi’de 9 bin 200 lira ama stokta gübre olmayınca bir anlamı olmuyor. Buradan yetkililere sesleniyorum, bu sıkıntının acilen çözülmesi şart. Çiftçimiz bu ay gübresini tarlasına atamazsa ülkemiz sıkıntılar yaşar” diye ifade etti.
“KÖYLERİMİZDE ARTIK KIZ BULAMIYORUZ”
Köyden kente göçün hızla arttığını belirten Kavuneker,“Köylerimizde artık kız bulamıyoruz, herkes kızlarını şehre gönderiyor. Köydeki çocuklar da evlenmeyince 4 bin 500TL maaşla şehre geliyor. Şu anda tarımın yaşı 60’lara geldi. Çünkü genç nüfus köyde kalmıyor, göç veriyor. Köylerimiz sürekli boş kalıyor. Eskiden bizim köyümüzde 40 sürü koyun vardı, şu anda 4-5 komşu bu işi sürdürüyor.Cumhuriyet döneminden beri, tarımda yanlışlar maalesef mevcut. Bu sadece bu hükümetin sorunu değil. Baştan beri böyle”diye konuştu.
“İNSANLIK VAR OLDUĞU SÜRECE TARIMA İHTİYAÇ VAR”
Türkiye’nin ulaştırma ve sağlıktaki başarılı politikalarının tarımda uygulanamadığını söyleyen Kavuneker, “Benim babamda fidan işi yapardı. Baban değil kendin yapacaksın o işi, herkes yaptığı işe ve mesleğe bağlanırsa o işin sahibi olur. Tarım öyle kolay bir şey değil, teknik ile pratiği birleştirmediğiniz müddetçe verim alamazsınız. Yem çeşitleri ıslah oluyor ama tarlada bunu uygulayacak insanlara daha çok ihtiyaç var. Dünyada; tarımı, enerjisi ve savunması kendi kendine yeten devletler, bugün hiçbir şekilde boyun eğmez.Bugün dünyada her şeyi kaldırabilirsiniz ama tarımı, suyu ve havayı kaldıramazsınız. Bunları kaldırdığınız zaman yaşam biter. Elektriksiz olur mu olur, teknolojisiz olur mu olur. Çünkü insanlık kurulduğunda bunların hiçbiri yoktu ama tarım vardı. Sağlıktan sonra ikinci sırada tarım gelir”şeklinde konuştu.
SEYFULLAH KOYUNCU / YENİ HABER GAZETESİ
Bakmadan Geçme