Yağışlar arttıkça Konya'da obruk sayısı artıyor
Yeraltında zamanla eriyen kalker taşlarının boşluk oluşturması ve zeminin çökmesiyle, tarım arazileri ve yerleşim merkezlerine yakın alanlarda ortaya çıkan obruklar, bölgede yaşayanları endişelendiriyor.
Uşak Üniversitesi Fiziki Coğrafya Araştırmacısı Tahir Tuncer konuyla ilgili gazetemize açıklamalarda bulundu.Obrukların oluşmasında etkili olan faktörlerin başında yeraltı suları, arazinin jeolojik ve jeomorfolojik yapı özellikleri, iklim şartları ve tektonik hareketler yer aldığını ifade eden Tuncer, “Bunların dışında bir de son yıllarda obruk oluşumunda insan etkisi azımsanmayacak boyuta ulaşmıştır. Ülkemizde Konya-Karapınar çevresi ve Obruk Platosu, obruk oluşumunun en fazla olduğu alanların başında gelmektedir. Ayrıca Çumra, Karatay ve Kadınhanı ilçe sınırları içinde de obruklar bulunmaktadır” diye konuştu.
“2000’Lİ YILLARDAN SONRA SAYI ÇOĞALDI”
Obruk oluşumunda karstik alanların bulunması dışında taban seviyesi farklı iki komşu havzanın varlığı ve bu iki havzanın birbirinden ayrıldığı bir eşiğin bulunması gerektiğini ifade eden Tuncer, “Ülkemizde bulunan Obruk Platosu, kuzeyinde yer alan Tuz Gölü Havzası ile güneyinde yer alan Konya Ovası arasında bir eşik oluşturur. Ayrıca bu alan karstik kayaçları barındır. Bu alanda yeraltı suları Konya Ovası’ndan Tuz Gölü Havzası’na doğru bir akış gösterir. Obruk Platosu ve Karapınar çevresindeki obrukların oluşumunda tektonik, yani yer kabuğu hareketlerinin etkisinden de söz etmek mümkündür. Tuz Gölü – Karapınar Ovası güneybatı kenarında kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda uzanan ana fay denetiminde tektonokarstik oluşumlu obruklara rastlanır. 1977 yılından önceki binlerce yıllık dönemi kapsayan süreçte 60 civarında obruk oluşumu mevcutken, bu yıldan sonra obruk oluşumları hızlanmaya başlamıştır. Özellikle 2000’li yıllardan sonra çok sayıda obruk oluşmuştur” dedi.
“YAĞIŞLI DÖNEMLERDE ARTIYOR”
Obrukların yağışların fazla olduğu dönemlerde daha çok görüldüğünün altını çizen Tuncer, “Alt kısımda oluşan boşluğun üst kısmının çökmesi için gerekli ağırlık ve yük artışı yağışların fazla olduğu dönemde doygunluğa ulaşarak çökme oluşmaktadır. Özellikle Konya çevresi için ilkbahar dönemi nispeten yağışlı geçtiği için obruk oluşumu bu dönemde hız kazanmaktadır. Ayrıca toprağı doygunluğa ulaştıran ve çöküşü hızlandıran diğer bir faktör de sulamanın yoğun yapıldığı dönemlerdir. Özellikle arazideki çiftçinin, sulama döneminde obruk oluştuğunu gözlemlemesi bu durumun bir sonucudur. Ayrıca iş makinalarından çıkan titreşimler de çöküş için tetikleme yapabilmekte ve obruk oluşabilmektedir” diye konuştu.
“İNSANIN ETKİSİ OBRUKLARI ARTIRDI”
Obrukların oluşmasında insanların etkisinin de söz konusu olduğunu vurgulayan Tuncer, “Obrukların oluşumunda sıralanan bütün faktörlerin yanı sıra özellikle insan etkisi söz konusudur. Yani obruk oluşumu doğal bir süreçtir ve kesinlikle durdurulamaz ancak son yıllarda insan etkisi bunu aşırı derecede artırmıştır. Yarı kurak bir iklime sahip olan Konya Havzası’nda, dönemsel olarak ve bazı yıllarda görülen kuraklığa ilaveten su ihtiyacı yüksek olan tarım ürünlerinin ekiminde görülen artış, havzadaki derin sulama kuyularının sayısının artışına neden olmuştur. Bunun sonucunda; yeraltı suyu seviyesinde alçalma ve devamında da bazı alanlarda obruk oluşumları meydana gelmektedir” şeklinde konuştu.
“YERALTI SULARIYLA OBRUK ARTIŞI PARALEL”
“Çeşitli üniversitelerden pek çok bilim insanının yaptıkları araştırmaya göre son yıllardaki obruk oluşumunda görülen artış ile aşırı tüketim sonucu seviyesi aşağılara düşen yeraltı suları arasında paralellik söz konusudur” diyen Tuncer, “Yeraltı suları üzerindeki mevcut aşırı tüketim baskısı sürdükçe Konya Kapalı Havzası’ndaki başta Karapınar olmak üzere obruk oluşumları hızla devam edecektir. Bu durumun oluşturduğu en büyük tehditlerin başında yerleşim merkezlerinin bazen çok yakınında olması ve çoğunun da tarlalarda oluşmasıdır. Bunun sonucunda da insanlar ciddi sıkıntılar çekmekte ve göçler yaşanmaktadır. Obruk oluşumunun önüne geçmek mümkün değildir, ancak son yıllarda insan etkisinin bariz şekilde tetiklediği obruk oluşumu yavaşlatılabilir. Bu amaçla gelecek yılları ve gelecek nesilleri de düşünerek sürdürülebilir bir tarım politikasına geçmek muhakkak gerekli bir koşul olarak karşımıza çıkmaktadır” ifadelerini kullandı.
İSMAİL POÇAN / YENİ HABER
Bakmadan Geçme