Yalanlarıyla beyin bulandırıyorlar

Günümüzde yüzlerce kişi, 'Mehdi' olduğu yalanı ile insanları kandırmaya çalışıyor. Kimisi bu konuda arkasında önemli oranda kitle de oluşturuyor.

Yalanlarıyla beyin bulandırıyorlar
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dinler Tarihi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Sami Baybal, günümüzde her yıl sürekli tartışılan, “Mehdi ve Mesih” tartışmalarına açıklık getirdi. Prof. Dr. Baybal, “Tarih boyunca insanlık bir sürü sahte Mesih ya da Mehdilerle karşılaşmıştır. Hatta bu inanç, İslam kültürüne de girmiştir. İnsanlar yıllarca, bir Mesih ya da Mehdi’nin yeryüzüne inerek kendilerini kurtarmasını beklemişlerdir. Hâlbuki biz biliyoruz ki İslam’ın iki temel kaynağı olan Kuran ve sünnet çizgisinde kalmadıkça, İslam inancını yaşamadıkça kurtuluş mümkün değildir. Fakat ne yazık ki yeterli dini alt yapıya sahip olmayan Müslümanlar bile, yapmaları gereken dini yaşamı kenara bırakarak, Mesih ya da Mehdi’nin gelerek kendilerini kurtarmasını ve düzlüğe çıkarmasını beklemişlerdir. Bu son derece yanlıştır. Şii mezhebinde Mehdi beklentisi bir iman esasıdır. Fakat bizim dinimizde, bir Müslüman’ın Mesih ya da Mehdi beklemesi asla ve asla bir inanç meselesi olamaz. Bu mesele, Allah’a iman gibi Peygambere iman gibi kitaplara iman gibi düşünülemez.” dedi.

prof.-dr.jpg

“HASTA RUHLU TİPLER”

Batı dünyasında hareketlenmeler görüldüğüne dikkat çeken Baybal, “Günümüzde, kendisini Mesih veya Mehdi olarak gören bir takım hasta ruhlu tipler karşımıza çıkmaktadır. Siyasi şartların gereği olarak ve aynı zamanda Yahudi geleneğinden gelen sızmalarla, Müslümanların kafasında böyle bir inanç oluşmuş. Müslümanlar bu düşünce biçimine asla prim vermemeli. Müslümanların yeterli dini alt yapıya sahip olmamaları ve dünyayı iyi algılayamamaları böyle bir inancın oluşmasına yol açmıştır. Aslında Müslümanlar için böyle bir düşünceye hiç gerek yok. Çünkü İslam’da kurtuluş yolları bellidir. Ama Batıyı düşünecek olursak, orada yeni dini hareketler var. Bunların birçoğu Mesih temelli hareketlerdir. İnsanları Hristiyanlık tatmin etmeyince, insanlar kendilerine sunulan yeni kutsal üstatlara, yeni kutsal reçetelere prim veriyorlar. Bu durum da kolaylarına geliyor. Hem geçmişte yaptıklarını telafi etme, hem de geleceğe ümit ile bakma ya da bir takım imkânlara kavuşma gibi nedenlerle böyle bir beklenti içerisine giriyorlar.” ifadelerini kullandı.  

İSLAM’DA KURTULUŞ YOLU BELLİ

Müslüman’ın Allah’a teslim olduğunda kurtulabileceğinin altını çizen Mustafa Sami Baybal, “Mehdi, Allah tarafından hidayete erdirilen anlamına geldiği gibi başkalarına hidayet yolunu gösteren de demektir. Ben de diyorum ki hayırlı işlerde yarışan, imkân ve kabiliyetlerini ön plana çıkararak maksimum şekilde kullanan her Müslüman aslında bir Mehdi konumundadır. Mehdi beklentisi içerisine girersek, hem Şii mezhebine, hem de Batı dünyasına prim vermiş oluruz. Müslümanı kurtaracak olan Salih ameldir; Allah ve Peygamber adına yaptığı eylemlerdir. Bir Müslüman Kuran ve sünnet çerçevesi içerisinde kalırsa ve Allah’a teslim olursa kurtulabilir. Bunları yapmazsa, yüzlerce yıl Mehdi veya Mesih beklese, ya da birileri Mehdi veya Mesih olarak çıksa bunun kendisini kurtarma adına bir faydası yoktur.” diye konuştu.

sahte-mesih1.jpg

BİR PROJEYE HİZMET EDİYORLAR

Dünyayı iyi okumanın önemli olduğuna da dikkat çeken Baybal konuşmasına şöyle devam etti: “Bu konu hakkında televizyon programlarındaki konuşmalar ve bir takım yerlerdeki söylemler, projenin bir parçasıdır. Özellikle evangelistler bunları dile getiriyor. Bunlar, “Ortadoğu’da Mesih gelmeden savaşların durması mümkün değildir. Mesih gelinceye kadar savaş devam edecektir. Mesih gelinceye kadar barıştan söz edilemez.” diyorlar. İnsanların zihinlerini bulandırıyorlar, bu hakim olan senaryo maalesef birçok insanı etkilediği gibi Müslümanların zihin dünyasını da etkiliyor. Ortadoğu bizim için son derece önemli, Peygamberlerin çoğu o topraklara gelmiş ve burada pek çok Peygamberin ayak izi vardır. Başta Kudüs olmak üzere… Kudüs Müslümanların başkentidir. İslam alemi akıllarına başlarına toplayıp, birlik ve vahdet oluşturarak arzu edilen hedeflere ulaşılabilinir. Bunları yapmazsak, bölünürsek, dünyayı iyi okumazsak, senaryolara prim verirsek o zaman Batı alemi, İslam dünyasına hükmetmeye devam edecektir. Durum bu kadar basittir. Mehdi veya Mesih beklemek bir kolaycılıktır. Bu konuyla ilgili eski zamanlarda hadisler bile uydurulmuş. Bu konuları çok dikkatli incelemek lazım.”

Salih KÖPRÜLÜ / YENİ HABER

Bakmadan Geçme