Yapılandırmada uzun vade beklentisi!
Gelir Vergisi, Kurumlar Vergisi, KDV, MTV, ÖTV, tüm idari para cezaları, KYK borçları, Hazine alacaklarını kapsayan vergi borçları yapılandırması için son günler geldi. Vergi borçlarında yapılandırma 31 Aralık tarihine kadar yapılabilecek.
Gelir Vergisi, Kurumlar Vergisi, KDV, MTV, ÖTV, tüm idari para cezaları, KYK borçları, Hazine alacaklarını kapsayan vergi borçları yapılandırması için son günler geldi. Vergi borçlarında yapılandırma 31 Aralık tarihine kadar yapılabilecek. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası İkinci Başkanı Celal Emiroğlu, devletin matrah artırımından ve stok affından kaynak oluşturması gerektiğinin altını çizdi.
Ekonomik durgunluk yüzünden vergi tahsilatlarının azalması ve bütçe açığının kontrolden çıkması nedeniyle kamuoyunda vergi affı olarak bilinen vergi ve SSK borçlarının yapılandırılması devam ediyor. Tüm dünyayı ve Türkiye’yi etkileyen Koronavirüs nedeniyle devletin kasasında ciddi bir şekilde para eksiğinin olduğunu belirten Emiroğlu, “Çalışma ödeneklerini, kira yardımlarını, yapılandırmalardaki kolaylıkları karşılamak adına bedelli askerlikte olduğu gibi devletimiz işletme sahiplerine, dükkan sahiplerine, yatırımcılara bu stok affını ve matrah artırımını getirmeli ki kasasına para girsin” dedi.
‘YAPILANDIRMA KOLAYLIK SAĞLIYOR’
Devletin tek gelir kaynağının vergiler olduğunu hatırlatan Emiroğlu, “Devlet vergiyle vatandaşına konfor, yol, hastane, sağlık, sosyal hizmet güvenlik gibi hizmetler vermektedir. Verginin az olan veya hiç olmayan çok kaçırılan yerlerini devlet yerine getiremez. Devlet, vatandaşına adil ve ekonomik hizmet vermek için vergi toplaması gerekmektedir. Bu çağdaş düzen içerisinde olması gereken bir olgudur. Zaman içerisinde bazen salgın, ekonomik krizler gibi olaylardan dolayı insanlar vergilerini ödeyemez hale gelirler. Devlet böyle zamanlarda vatandaşına kolaylık sağlamak amacıyla zaman zaman alacağı vergilere yapılandırma veya af ile kolaylık sağlamaktadır. Devlet, BAĞ-KUR primleri, esnaf odaları aidatı, araba bandrolları, trafik cezaları, KYK kredileri, otobanlardan geçiş ücretleri, genel sağlık sigorta primleri gibi bir alacak kitlesine yapılandırma getirdi. Bu yapılandırma ile hem alacağını tahsil etme, hem de vatandaşına kolaylık sağlama amacını güttü” şeklinde konuştu.

‘SEKTÖRE GÖRE YARDIM YAPILMALIYDI’
Salgın sürecinden herkesin aynı oranda etkilenmediğine vurgu yapan Emiroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Vergi yapılandırması bu ayın sonu itibariyle son bulacak fakat Cumhurbaşkanımızın bununla alakalı bir ay uzatma yetkisi var. Onu kullanacağını tahmin ediyoruz. Ocak ayının sonuna kadar uzatacağını tahmin ediyoruz. Peki, bu yasanın eksiklikleri nelerdir? Pandemiden herkes etkilendi. Kapanan işletmeler var. Kafeler, lokantalar, çay ocakları… Buna rağmen yarı açık olanlar var. Sanayi sektörü, imalatçılar gibi sektörler faaliyetlerine devam etmektedir. Yani bu salgın sürecinden çok etkilenenler bir de az etkilenenler vardır. Burada bir kira yardımı söz konusu oldu ve herkese geldi. Mesela bu herkese değil de sektöre ve metrekareye gelmeliydi. Bir berber dükkanı 50 metre bir kafe 200 metre. Kafenin kirası 10 bin TL, berberin kirası bin TL. Büyük kiralar ödeyerek büyük yatırımlar yapan çay ocakları, kafeler büyük kiraların altında ezildi. Bir kısmı satarken bir kısmı da kapandı.”
‘7256 SAYILI KANUNLA BEKLENEN NEYDİ?’
7256 sayılı kanundan beklenilen hakkında yorum yapan Emiroğlu, “Koronavirüs salgınından, krizden herkes etkilendiği için bu yapılandırma herkese hizmet vermeliydi. Mesela hukuk reformu yapılıyor. Geçen 1 yıl önce imar affı çıktı. Kesimler hep mutlu ediliyor. Büyük işletmeler, üretim firmaları, yatırımcılar diyorlar ki; ‘biz de çok etkilendik, bizim gelir-gider dengemiz bozuldu, biz de bu affın içerisinde matrah artırımı ve stok affı istiyoruz.’ 7256 sayılı yasada bunun dışarı çıkmasını bekliyorlardır. Devlet, pandemi dönemi nedeniyle işçilere kısa çalışma ödeneği adı altında para dağıtıyor. Şimdi kira yardımı adı altında para yardımı yapıyor. Devletin şu anda büyük bir paraya ihtiyacı var. Devlet, kasasındaki açığı kapatmak zorunda ama nasıl kapatacak? Ya dünyadaki diğer ülkelerden borç bulacak ya da insanlardan yüksek faizle para alacak. Biz de diyoruz ki, Matrah artırımı, stok affı yapılsın, insanlar defter incelemesinden dolayı devlete para versin. Yapılandırmayı ödeyebilme gücü insanlarda olmalı ki borcunu ödeyebilsin. Taksitlerin günü gelince belki yine hastalık olacak, yine işletmeler kapalı olacak. İnsanlar bu borcu nasıl ödeyecek?” diye aktardı.
‘YAPILANDIRMA UZUN VADELİ OLMALI’
Borçların ödenebilmesi için yapılandırmanın 40-50 ay uzun vadeli olması gerektiğini kaydeden Emiroğlu, “ İşletme sahiplerine devlet bankaları tarafından1 yıl faizsiz kredi verilmesi de gerekiyor. Devlet, 2020 Mart, Nisan, Mayıs dönemlerinin SSK primlerini Eylül, Ekim, Kasım ayına öteledi. Bu aylar geldiği zaman insanlar iki tane sigorta primi ödemek zorunda kaldı. 2020 Mart, Nisan ve Mayıs ayında ödenmeyen SSK Primleri taksite girmeliydi. Onları taksitin içerisine katmadılar ve hal böyle olunca da vatandaş zorlandı veya ödeyemedi. Hem geçmiş tarafta bulunan sigorta primini hem içinde bulunduğu çift sigorta primini ödeyemez hale geldi. Yani taksitlendirmek çözüm değil, çözüm onları gününde ödeyebilmektir. Onu ödeyebilmek için insanların işletmelerinin açık olması ve müşterinin gelmesi gerekmektedir. Hareket olmayan bir ekonomide bunları ödemek mümkün değildir” ifadelerine yer verdi. Son olarak vergi yapılandırması için başvuruların yüzde 50 oranında olduğunu söyleyen Emiroğlu, “Bizim için önemli olan o borçları ödemektir. Başvuru yüzde yüz olsa da ödeme olmadığı yerde başarı sağlanamaz” diyerek sözlerini tamamladı.
SÜMEYRA KENESARI / YENİ HABER GAZETESİ
Bakmadan Geçme