İstanbul Ticaret Borsası (İSTİB) Başkanı Ali Kopuz, Yapısal Dönüşüm 10. Kalkınma Planına ilişkin, "Son 10 yılda, devletin 'sosyal devletçilik' yönünü en net şekilde ortaya koyan AK Parti Hükümeti, bu adımıyla büyük bir eşiği daha geçti” değerlendirmesinde bulundu.
Kopuz, Yapısal Dönüşüm 10. Kalkınma Planına ilişkin yaptığı açıklamada, hükümetin ekonomik dönüşüm programının üçüncü ayağının da son derece iyi planlandığını belirterek, "Dünyanın önde gelen devletleri, istihdam piyasasına katılabilecek kesimlere 'balık vermek' yerine, 'balık tutmayı öğreterek', kendi ayakları üzerinde durmayı öğretmeye odaklandığı bir dönemde, AK Parti hükümeti bu gerçeği çok iyi bir şekilde okudu. Son 10 yılda, devletin 'sosyal devletçilik' yönünü en net şekilde ortaya koyan AK Parti Hükümeti, bu adımıyla büyük bir eşiği daha geçti” ifadelerini kullandı.
Programın, toplumun tüm kesimlerinin, kadınların, gençlerin, engelli vatandaşların, katma değer üretiminde rol üstlenerek, istihdam piyasasına dahil olmaları ve bu sayede işgücüne katılımın yükseltilmesini hedeflemesine işaret eden Kopuz, şunları kaydetti:
"Dünyanın gelişmiş ekonomilerinde yüzde 65 ile yüzde 75 arası seyreden işgücüne katılım oranının, Türkiye'de yüzde 51,1 düzeyinde olması ve işgücüne katılımın erkeklerde yüzde 71,7 kadınlarda ise yüzde 31,1 olması, hükümetin kadın istihdamının artırılmasına yönelik mesajlarının önemine işaret ediyor. Programın bütününün çok iyi planlandığı görünüyor. Ama şu hususların da dikkate alınması lazım; Türkiye'nin rekabetçiliği açısından en zorlayıcı konulardan birisi, istihdam piyasasının esnek olmaması. Türkiye'de işe alma ve işten çıkarma prosedürlerinin 21. yüzyıla uygun hale getirilmesi gerekiyor. Mevcut düzenlemeler, iş dünyasına istihdama yönelik çok ciddi yükler getirmekte. Türkiye'nin de esnek çalışma saatleri ve evden çalışma gibi başlıkları düzenlemeleri, iş dünyasının rekabetçiliğini artırmak adına kendi düzenlemelerine dahil etmeli."
Kopuz, iş dünyasının önceliklerinin de göz ardı edilmemesi gerektiğini aktararak, "Kıdem tazminatı uygulamasının Türkiye'de bireysel emeklilik sistemine devredilmesi, hem iş dünyası hem de işgücü açısından sistemin sürdürülebilirliğinin sağlanması ve işsizlik sigortası fonunun da yeniden düzenlenmesi, sistemde biriken kaynakların doğru bir şekilde ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması ve bunun yanı sıra, Türkiye'nin tasarruf oranının yükseltilmesi adına önemli adımlar olarak görülmeli" ifadelerini kullandı.
Bakmadan Geçme