'Yaptığımız iş en büyük referansımız'
Yüzbaşıgil İnşaat ve Yapı Plus'ın ortaklarından Remzi Yüzbaşıgil ile firmaları hakkında konuştuk
Yaptıkları işin en büyük referansları olduğunu söyleyen Yüzbaşıgil, ‘Çalışma prensibimiz, yaptığımız işin diğer işlere referans olmasıdır. Bir işle başka bir iş geliyorsa bu onun kalitesini göstermektedir.’ dedi.
Firmalarınızı tanıtır mısınız?
Yüzbaşıgil İnşaat ve Yapı Plus İnşaat Mühendislik olarak iki firmamız var. Yüzbaşıgil İnşaat’ın firma sahibi abim Mehmet Yüzbaşıgil ile ortaklaşa inşaat işlerini yürütüyoruz. Diğer firmamız Yapı Plus’ta da ortaklarımız var. Yapı Plus’ın Genel Müdürlüğünü Burak Kuzu, Satış Müdürlüğünü Kadir Kuzu yaparken ben de Muhasebe Müdürlüğünü üstleniyorum.
Yaptığınız işlerden bahseder misiniz?
Yüzbaşıgil İnşaat olarak taşeron işi yapıyoruz. İnşaatı kaba şekliyle teslim alıp, anahtar teslim şekilde bitiririz. Mantolama uygulamaları yapıyoruz. Boya ve duvar kağıdı uygulamaları da yapıyoruz. Sahibi Konya Seydişehirli olan Ankara ürünü Albera Boya’nın bayiliğini yapıyorduk. Daha sonra distribütörlüğünü aldık. Boya satışı ve dağıtımı yapıyoruz. Kısacası Yüzbaşıgil’in boya sektöründe distribütörlüğü var ve uygulama işleri yapıyoruz. Yapı Plus olarak da dış cephe yalıtım malzemeleri olan köpükleri, tozları kendi markamız olan Stroco adı altında fason üretimini yaptırıyoruz. Paket sistem halinde satıyoruz. İnşaatla ilgili malzemeleri satıyoruz.
Firmanızın kuruluşundan bahseder misiniz?
Babam uzun yıllar müteahhitlik yaptı. Daha sonra biz ikinci kuşak olarak abimle birlikte ilk olarak uygulama işine daha sonra da boya işine girdik. 2005 yılından beri abimle birlikte Yüzbaşıgil İnşaat bünyesinde hizmet vermekteyiz. Tren yolunun yanında bulunan 15 metrekare bir yerde başladığımız hizmetimizi bir yıl sonra 200 metrekarelik bir dükkanda devam ettirdik. Bu senin başında da daha büyük bir yere taşındık. Yapı Plus’ı da geçen sene ortaklarımızla kurduk. Hizmete Büsan’ın girişinde 500 metrekare bir dükkanda başladık. Daha sonra ayrı ayrı olan 4-5 tane depomuzu birleştirme kararı aldık ve bu yılın başında Yüzbaşıgil İnşaat’la birleşerek şimdiki yerimize taşıdık. Şuandaki toplam personel sayımız 14. Burada 1.5 senedir Yapı Plus olarak faaliyetlerimizi sürdürüyoruz.
İnsanlar neden Yüzbaşıgil İnşaat’ı tercih ediyor?
Yüzbaşıgil İnşaat’ta Albera Boya kullandığımız için insanlar bizi tercih ediyor. Yerli boya olduğu için fiyatı da makul oluyor. Ama biz ucuz boya sattığımızı söylemiyoruz. Biz ucuz iş yaptığımızı söylemiyoruz. Biz kaliteyi ucuza yapıyoruz. Kalite de doğal olarak biraz pahalı olur. Ancak hesaplı fiyatlara yapıyoruz. İşçiliğimizle, malımızın kalitesiyle ürünlerimizin ve yaptığımız işin arkasındayız. Satarken de gönül rahatlığıyla hiç çekinmeden satabiliyoruz. Albera Boya’nın şuan 20’ye yakın bayisi var ve önde gelen inşaatçıların kullandığı bir boya markası. Biz bu boyayı satarken direkt kalitesini ön plana çıkararak satıyoruz. Mal kendi kendini sattırıyor. 4 senedir bunun satışını yapıyoruz ve hiç şikayet almadık. Kaliteli işçiliğimizden ve dürüstlüğümüzden taviz vermeden çalışıyoruz. Çalışma prensibimiz, yaptığımız işin diğer işlere referans olmasıdır. Bir işle başka bir iş geliyorsa bu onun kalitesini göstermektedir. Yüzbaşıgil İnşaat olarak insanların bizi tercih etmesinin sebebi budur.
Yapı Plus’ı sektörün diğer firmalarından ayıran özelliği nedir?
Yapı Plus olarak sektöre geçen yıl girdik. Satış yapmış olmak için satmıyoruz. Sektörümüzde güven kalmadı artık. Bu işi yapan düzgün insanlarla çalışıyoruz. Herkese mal vermiyoruz. Bu işte kar marjlarımız çok düşük. Bu sebeple batak verme şansımız yok. Müşterimizi seçiyoruz. Çeki senedi değil de sözünü namus olarak bilen insanlarla çalışıyoruz. Kaliteli markalarla yol alıyoruz. Bu yüzden genelde mal satma ve hizmet sağlama noktasında endişemiz yok. Malımızın kalitesi ürünümüzü sattırıyor. Kaliteli ürünler sattığımız için ve elhamdülillah dürüstlüğe önem verdiğimiz için müşteriler bizi tercih ediyor. Sektörümüzde uzun vadeli işler çoktur. Vadeyi açsak ciromuz 3 katı artar. Ama biz o şekilde değil, az olsun öz olsun, kısa vadeli, çevirebileceğimiz kadar çalışıyoruz. Sektörümüzde çok büyük iş yapan sıkıntıya giren kişiler mevcut. Fazla iş yapma hırsından batıyor insanlar. Biz kimseyi menfaat olarak görmeyiz. Rızkımız ayrı. Allah gönderiyor. Sebebini işliyoruz. Bizim satış politikamız ve fiyatlarımız net. Kişisine göre değişiklik yapmıyoruz. Böyle bir dik duruşumuz var. Onu bozmadan yolumuza devam ediyoruz. Şunu da eklemek gerekir. Satmak için enerjimizin yüzde 5’ini harcıyoruz. Tahsilat için yüzde 75’ini, geri kalan yüzde 20’sini de müşteri ziyareti için harcıyoruz.
Hangi şehirler ile ticaret yapıyorsunuz?
Şuanda Konya ile Karaman’ın il ve ilçeleri ile çalışıyoruz. Çevre illerden de Kırşehir, Nevşehir, Afyon, Isparta gibi kentlerle çalışıyoruz. Bazen Allah nasip ediyor. Van’a, Ağrı’ya da malzeme gönderdiğimiz oluyor. Buradaki önemli olan, hizmetimizi kendi şehrimizde yeteri kadar sağladıktan sonra şehir dışına açılmak. Zamanla olacak bunlar. Her yıl hedeflerimiz var. Bu yılki hedefimize ulaşırsak bu bizim için başarıdır. Aşırıya kaçmıyoruz.
Senelik hedefleriniz tutuyor mu?
Ticarete ilk abim başladı. Aramızda 4 yaş var. Ben fiyatı indirelim daha fazla iş alalım dedim. Ama abim kaliteli iş yaptığımızı ve fiyatı sabit tutup kaliteden ödün vermeyeceğimizi söyledi. Biz yıllardır bu şekilde çalışıyoruz. Kurumsallığımız bu yönde gelişti. Albera Boya’nın distribütörlüğünü daha sene başında aldık. Hamd olsun geçen senenin Albera Konya cirosunu daha ilk 6 aydan aştık. Düzgün hizmet vermeye çalışıyoruz.
Babadan gelen yapsatçılığı sürdürüyor musunuz?
2001 yılında babamız mesleği bırakmıştı. Krizden dolayı inşaatı bırakıp emekliliğe ayrıldı. Daha sonra abimin evlenmesiyle birlikte uygulama sektörüne girdik. Hedeflerimiz arasında bu işi yapmak da var. Ama istediğimiz şey yap-sat. Yani şuanda genel olarak sat-yap işi çoğunlukta. Yapıp satan sayısı bir elin 5 parmağını geçmez.
Sektörünüzün sorunlarından da bahseder misiniz?
Artık son tüketici direkt üreticiye ulaşmaya başladı. Bu toptancılığı bitirmeye başladı. Bir de çok güvensiz insan var. Sektörümüzde güvenilir insan bulmak çok zor. Türkiye ekonomisinde inşaat bir lokomotiftir, olmazsa olmazdır. Sektörümüz durduğu zaman birçok sektör etkilenir. İnşaat sektörünün doğrudan hitap ettiği 150-200 kalem var. Dolaylı olarak birçok sektöre etki ediyor. Gelişmekte olan Türkiye ekonomisinde bizim işimiz olmazsa olmazdır. Ancak maalesef günümüzde bu kontrolden çıktı. Doktoru da sanayicisi de inşaat sektörüne giriyor. Herkes yapar oldu. Denetim sıkıntısı yaşıyoruz. Bir başka sorunumuz çek yasası hala çıkmadı. Bununla ilgili problemi hala yaşamaktayız. Eğer çıkmış olsaydı daha güvenilir bir ticaret yapmış olacaktık. Sonuçta insanlar bu yasayla hapse girmekten korkacaktır. 15 Temmuz olaylarından sonra bu yasa unutuldu. Böyle bir kanun halen çıkmış değil. Sektörümüz, malzemenin en hızlı paraya çevrilebileceği bir sektör. Yani dolandırıcılar bizden aldığı ürünleri çok hızlı paraya çevirebiliyor. Bu da çok sıkıntılı. Bu sebeple tanıdığımız bildiğimiz insanlarla ticaret yapmaktayız. Yabancı bir müşteri gördüğümüzde tedirgin oluyoruz. Onlara kolay güvenemiyoruz. Peşin çalışmak istiyoruz. Bir de sektörümüzde bu işi yapan çok fazlalaştı. Fiyat politikası belirleyici olmuyor. Bazen çok sıkıştıklarında maliyetinin çok altına ürünü verebiliyorlar. Bu da bütün esnafa sıkıntı oluyor. Kalite iş yapan sayısı azalıyor.
Eklemek istedikleriniz var mı?
Şuanda yaptığımız işlerle sektörümüze değer katıyoruz. Bizim işimiz bilinçsiz insanların yapacağı bir iş değildir. Mecburen bilmek lazım. Profesyonelleşmek zorundasınız. Karşı tarafa bilgilerinizi aktarabilirseniz böylelikle bir yerlere gelebiliyorsunuz. Karşı taraf sizi o zaman dinliyor ve anlıyor. Çözüm bulabileceğine inanıyor. Bunlar bizi mutlu ediyor. Bilgi donanımımız sayesinde karşı tarafı da mutlu etmiş oluyoruz. İyi işler çıkaran müteahhitler de var. Onlar da bizim verdiğimiz bilgilerle mutlu ve memnun oluyorlar.
SÖYLEŞİ: HÜSEYİN KOYUNCUOĞLU
Bakmadan Geçme