Son üç ayda Konya’ya 16 bin Suriyeli geldi. Bu insanların kayıt altına alınmasında önemli problemler yaşandığını söyleyen ELBİR Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Saraç, on binlerce Suriyelinin kayıt altına alınamamasından dolayı ülkeyi büyük bir tehlikenin beklediğini ve koordinesizlik sebebiyle yaşanan suiistimallerin kapanması mümkün olmayan yaralar açtığını söyledi.
“KOORDİNESİZLİK YENİ SOSYAL PATLAMALARA YOL AÇABİLİR”
Suriye’de yaşanan savaş sebebiyle ülkelerini terk ederek göç eden ülkemize gelen mültecilerin ülkemizin ve Konya’nın bir gerçeği olduğunu ifade eden ELBİR Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Saraç, ‘’Günlük ortalama 20 aile Konya’ya giriş yapıyor. Son 3 ayda Konya’mıza 16 bin insan geldi. Bu insanlardan 12 bini emniyete gidip, şimdiki adıyla Göç İdaresine gidip kayıt yaptırmak istediğini belirtti. Göç İdaremiz de bu insanlara Temmuz ayına randevu veriyor. 6 ay içinde bu insanların ciddi sağlık sorunları var, kaldıkları ortamlar kalabalık, kalınan evler zaten sağlıksız. Bu ortamda ister istemez hastalıklar ortaya çıkmakta, bu hastalıklar da ortama yani Konya’ya yayılmaktadır. Düşünün bir evde 25 kişi var. Hiç mübalağa etmeden bu rakamları söylüyoruz. Sadece ısınma bile başlı başına bir sorun. Bu yüzden bu evlerde ciddi açlık ve hastalık feryatları yükseliyor. Şu anda Konya’da 16 bin insan sağlık hizmetlerine ulaşamayacak pozisyonda bulunuyor. Ellerinde bir belge yok. Göç İdaresi günlük 80 ile 150 kişiyi kayıt edebiliyor. Bu kayıtsızlık sadece hastalık yönüyle değil, sosyal sorunları da ortaya çıkarabilir. Bu insanlar herhangi bir suç işlerlerse kayıtları yok. Bu insanların hızlı bir şekilde kayıt altına alınmaları gerekiyor. ‘’dedi.
BİR KOORDİNESİZLİK VAR
Suriyelilerin kayıt altına alınmasında bazı aksaklıkların yaşandığını belirten Saraç, ‘Kayıt altına alınamadığı için bekleyen 16 bin kişi daha var. Sağlıkta medikal ürünler daha önce alınabiliyordu. Bir muhatap da vardı. Şu anda bu insanlar muhatap bulamıyor. İki üç kurum arasında nereye gideceğini bilemiyorlar. Hangi kurumun kendilerinden sorumlu olduğunu bilmedikleri bir belirsizliği yaşıyorlar. En az 12 kurum bu insanlarla doğrudan veya dolaylı olarak ilgili durumda bulunuyor. Bu hizmetlerin hepsinin tek bir merkezden takip edilmesi sağlanmalı ki, daha verimli bir çalışma oldun. Her zaman söylüyoruz yine söylüyoruz. Ortada bir koordinesizlik var. Hatta bu koordinesizlik bizim Sivil Toplum Kuruluşlarımız arasında bile var. Bu durumda bir kişiye 9 elma, 9 kişiye de 1 elma düşmesine neden olabiliyor. Birileri kendini çok iyi anlatıp yardım alabilirken, diğeri edebinden iffetinden derdini anlatamıyor ve mağdur oluyor. ‘’şeklinde konuştu.
BAŞKA İLLERDEN GELENLERİN HİÇBİR HAKLARI YOK
Diğer illere kayıt yaptırıp daha sonra Konya’ya gelen Suriyelilerin hiçbir haktan faydalanamadıklarını aktaran Saraç, ‘’Konya’daki Suriyeli sayısı 75 bini buldu. 50 binden fazlası kayıtlı. Bu aradaki rakam nereden çıkıyor derseniz 12 bin kişi randevu bekliyor. 4 bin kişi randevu bile alamadı. Bunlara ek olarak bir 4 bin kişi de Konya’ya daha önce diğer illerden gelmişler. 6 ay Adana’da kaldım ne resmi ne de Sivil Toplum Kuruluşlarından bir Allah’ın kulu kapımı açmadı diyenler oldu. Çaresizlikten Konya’ya gelmişler. Diğer İllere kayıtlı olanları sağlıktan yararlanma hakkı hiç yok. Belediyelerimizin yaptığı yapacağı yardımdan faydalanma hakkı da yok. Bu insanların böyle bir kanundan ve yönetmelikten de haberi yok. Başka bir yerden çıkmış gelmiş. Zaten psikolojisi de normal değil. Buradaki konun yönetmelik ve tüzükten de haberi yok ve biz bu insanı cezalandırıyoruz. Adana’da kaydını yaptırıp Konya’da verem olan insanı tedavi etmezsek kim zarar görür. Her şeyin başı olaya insani yaklaşmaktır. Konya’nın Maliyesinden paranın ödenmesiyle, Adana’nın maliyesinden paranın ödenmesinin farkı ne? Sonuçta hepsi bir kasadan çıkmıyor mu? ‘’ dedi.
SURİYELİLERİN STATÜLERİ BELİRSİZ
Suriyeli mültecilerin Hukuki statüleri belirsiz olmasından kaynaklanan sorunların olduğunun altını çizen Saraç, ‘’Bu insanların aslında en büyük sorunu statülerinin ve kanuni konumlarının belli olmamasıdır. Bu insanların karnını doyurduk, evde bulduk diyelim. Sonra evlenecekler ama neye göre evlenecekler. Bu insan belki mülk satın almak isteyecek, neye göre satın alacak. Biz hala bu insanlara misafir dedik. Yeni bir tabirle geçici koruma dedik. Bu insanların neden Avrupa’yı tercih ettikleri sorusunun cevabı da burada yatıyor. Orada doğru veya yanlış statülerinin adını koyuyorlar. Biz bu insanların kalifiye olanlarını, meslek sahibi olanlarına hiçbir hak vermedik. Konya’da 15 tane doktor vardı. Herhalde 14 tanesi yurt dışına gitti. Şu anda okuma çağında 30 bin çocuk var ancak bunların sadece 6 bini eğitimden yararlanabiliyor. Bunun haricinde istismarlar da başladı. Beyaz gömlekleri giyip, kendini sağlık ekibi olarak tanıtıp fırsatı değerlen eşkıyalar türemeye başladı. 10 yaşında gelen çocuk 15 yaşında, 15 yaşında gelen çocuk 20 yaşında oldu. Bu yaşlardaki genç kızlarımız hangi şartlarda kiminle evlilik yapacak. 75 bin insan küçük bir il, büyük bir ilçe yapar. Böyle bir insan topluğu için bile devlet tarafından binlerce idareci atanır. Bu insanların muhatabı kim? Bunlar insan. İnsana değer vermeyenler helak olurlar‘’ ifadelerini kullandı.
İSMAİL KOÇ / YENİ HABER GAZETESİ
Bakmadan Geçme