Yarım asırdır dinmeyen acı

Irak'ın Kerkük kentinde onlarca Türkmen lider ve sivil halkın Kürt kökenli Komünist Partisi üyelerince hunharca katledildiği 14 Temmuz Türkmen katliamı, aradan geçen 59 yıla rağmen kapanmayan yara olmaya devam ediyor.

1924’te, 1939’da, 1946’da 1959’da ve 2000’li yıllarda Türkmenlerin sürekli olarak zulümlere maruz kaldığını söyleyen Irak Türkleri Öğrenci ve Gençler Birliği Genel Başkan Yardımcısı ve Konya Temsilcisi Firas Ağaoğlu şunları aktardı; “Osmanlı Devleti Irak’tan çıktıktan sonra Türkmenler üzerinde haksızlık ve istikrarsızlık sürekli devam etti. Sadece Irak’tan değil Arap Dünyası’nda hâkim olduğu diğer coğrafyalarda da aynı durum söz konusudur. Buradan da anlaşılıyor ki Osmanlı Devleti hâkim olduğu tüm milletlere adaletli davrandı. Kürtlere de, Araplara da, Sünnilere de, Şialara da aynı eşit ve hoşgörülü davranıldı. Osmanlı’nın ardından Türkmenlere Irak’ta hep zulüm yaşatıldı. Bunların içerisinde 14 Temmuz 1959’da Kerkük’te meydana gelen soykırım Türkmenlerin yaşadığı katliamlar içerisinde en büyüğüdür. Aslında olayın çıkış noktası tam olarak şöyle, Irak’ta cumhuriyetin ilanının birinci yıldönümünde Türkmen halkı milli kıyafetlerini giyerek kutlama yapmak için sokağa çıktı. Amaçları sadece şenlik ve eğlence ile cumhuriyeti kutlamak olan milli hislerle sokağa çıkan Türkmenlere, törenin başlaması ile gözü dönmüş, belirli bir plana göre hazırlanmış olan militanlar, gericilik, Turancılık ve faşistlikle suçladıkları Türkler aleyhine çeşitli sloganlar attılar.”

7-1-4-020.jpg

“TÜRKLER OTOMATİK SİLAHLARLA TARANDI”

Ağaoğlu katliamla ilgili sözlerine şöyle devam etti; “Saat 19.00 civarında ilk silah sesleri duyuldu ve Türkler yer yer saldırıya uğradı. İlk olarak Türklerin oturduğu 14 Temmuz Kahvesi’nin sahibi Osman Hıdır, atılan kurşunlarla şehit edildi. Ayaklarına ipler takılarak, bir motorlu araca bağlandı ve sürüklenmeye başlandı. Resmigeçit yapan grubun arasında bulunan komünist militanlar tarafından otomatik silahlarla Türkmen halk tarandı. Ardından asker tarafından sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Daha sonra ordu, polis ve sivil teşkilâtlar ile komünist partinin üyeleri evlere baskınlar yaptı ve yüzlerce Türk’ü tutukladılar. Katliam esnasında insanlıktan nasibini almamış, gözü dönmüş caniler, Türklere karşı insanlık dışı bir vahşet gösterdiler. Türklerin kimileri süngü ve dipçiklerle, kimileri ailelerinin gözleri önünde makinalı tüfeklerle taranarak, kimileri de diri diri toprağa gömülerek şehit edildiler. Ölenlerin yanı sıra, binerce Türk, çeşitli biçimde yaralandı. Bu vahşeti gören Türklerden bazıları aklını kaybederek çıldırdı. Hastaneler yaralılarla doldu. Bu vahşetler devam ederken, Türklere ait mağaza, dükkân, ticaret merkezleri ve evler, yağma edilerek Irak’ın kuzeyine götürüldü.”

7-1-1-037.jpg

“TÜRKMENLER ÜZERİNDE OYUNLAR BİTMİYOR”

O günden bugüne Irak’ta olan değişimlerden de bahseden Ağaoğlu; “2003’ten sonra ABD işgalinden sonra Türkmenler hiçbir şekilde hükümette yer almadı. Fakat Türkmenler direndi. Hiçbir zaman ne dilini, ne dinini, ne kültürünü ne de toprağını değiştirmedi. Türkmenler şu an da Irak’ta üçüncü unsurdur. Milletvekillerimiz, liderlerimiz var. Davamızı yürütüyorlar. Haklarımızı savunuyorlar. Tabi ki haksızlığa halen uğruyoruz. En son seçim olaylarını biliyorsunuz. İnsanlar güzel bir şekilde seçime katıldı. Herkes özgürce oyunu kullandı. Fakat değişik oyunlar oldu. Yüzde yüz Türkmen nüfuslu bir yerde, Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB)’nin fazlaca oy olması burada bizi şüpheye düşürdü. Gece gündüz demeden bütün halk protestolar yapıp, bu sayımı doğru bulmadığını, elle sayım istediğini belirtti. Sayım yapıldı. Ve görüldü ki cihazla sayımın yapılıp KYB’nin oyunun yüksek çıktığı çoğu yerde elle sayımda oylar azaldı. Buradan da anlaşıldı ki oyların çoğu Kürdistan Yurtseverler Birliği Partisi'ne (KYB) kaydırılmıştı. Ama Türkmenler yılmadı. Direnmeye ve milli mücadeleye devam etti. Etmeye de devam edecek” dedi.

Gülşen YILMAZ / YENİ HABER

7-1-2-040.jpg

7-1-5-005.jpg

7-1-3-001.png

7-1-6.gif

Bakmadan Geçme