Yatırımcı kaygıları giderildi

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Merkez Bankası kararları sonucunda yatırımcı kaygılarının önemli ölçüde giderildiğini söyledi.

Merkez Bankası ara Para Politikası Kurulu kararlarını açıkladı. Banka, üç politika faizini de yükseltti.

Marjinal fonlama oranı yüzde 7,75'ten yüzde 12'ye; borçlanma faiz oranı yüzde 3,5'ten yüzde 8'e ve bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı da yüzde 4,5'tan yüzde 10'a yükseldi.

Dolar, kararın ardından kademeli olarak önce 2,20 liranın daha sonra da 2,18 liranın altına geriledi. Euro da 3 liranın altına düştü.

"ÜLKEMİZ İÇİN EN DOĞRUSUNU YAPMAYA ÇALIŞIYORLAR"

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Merkez Bankası'nın kararını çıktığı canlı yayında şöyle değerlendirdi:

"Prensip olarak Merkez Bankası'nın kararları üzerinde yorum yapmak istemiyorum. Merkez Bankası bağımsız kredibilitesi çok yüksek. Kredibilitesi korumak adına yorum yapmıyorum. Bu kararı vermişlerse en doğru karardır. Benim değerlendirmem sınırlı olacak. Merkez Bankası'nın kredibilitesi çok çok kritik. Ben inanıyorum ki ülkemiz için en doğrusunu yapmaya çalışılıyor.

Önemli olan kurumların doğru kararı doğru zamanlarda beklemesidir. Yatırımcıların kaygılarını önemli ölçüde gidermiştir."

"BÜYÜMEYE İLİŞKİN RİSKLER BÜYÜK"

"Gelişmekte olan ülkelerde ciddi bir türbülans var. Para musluklarının hızlı kısılması sonucu doğabilir. Yeni bir döneme giriyoruz. Türkiye için emtia fiyatlarının artması olumsuz ama genel anlamda bakılınca gelişmekte olan ülkeler için bu olumlu bir gelişme. Önümüzdeki 10 yılda emtia fiyatlarının artmayacağı kesin. Bu Türkiye'ye olumlu yansıyacak. Geçtiğimiz 10 yılda gelişmekte olan ülkeler hızlı büyüdüler, gelişen ülkeler sıkıntı yaşadılar. Varlık fiyatlarının yeniden belirlenmesi doğaldır. Eğer biz kredibiliteyi devam ettirmezsek büyüme zayıflar. Siyasi bir operasyon yaşadık, böyle bir süreçte büyümeye ilişkin riskler çok daha büyük. Doğru kararlar verirsek, riskleri sınırlayabiliriz. Bir önceki güne oranla bugünün büyümeye yansımasını olumsuz görmüyorum. Büyümeye ilişkin aşağı yönlü riskler oluştu. Seçim süreci var, siyasi operasyonun yansıması var, parasal sıkılaştırma söz konusu. Bu gelişmeler etkisiyle iç talep azalacak" dedi. Maliye Bakanı, iç talepte biraz yavaş gidecek ancak bölgesindeki gelişmelerden dolayı dış talep artacak ve bu dengede bir büyüme yoluna girecek. Türkiye nispeten küçük ve açık bir ekonomi büyük ülkelere oranla. Bu hususu dikkate almalıyız. Dünya ekonomisine entegre bir ülkeyiz, dış gelişmeleri buna göre iyi okumamız, dikkatli olmamız lazım. İç talebin yavaşlaması cari açıkta önemli bir daralma yaratabilir. Ama bunun da uzun vadede olumlu bir etkisi olacak. Cari açığın GSYH'ye oranının yüzde 5'lerin altına düşeceği bir sürece girmiş olabiliriz."

"MERKEZ'İN SÖYLEMİ ESASTIR"

Bakan Şimşek şöyle devam etti: Merkez Bankası enflasyon konusunda değerlendirme yaptı. MB daha vakıf, modelleri var. Enflasyonda öngörülenden biraz daha yükse olacağını MB ortaya koydu. Merkez Bankası tarafından yapılan bir akademik çalışma var. 90'lı yıllarda bu oran çok daha yüksekti. Yansımayı sınırlayan bazı faktörler olacaktır. Türkiye'de çok çıktı açığı var. Türkiye'de atıl kapasite var. Firmaların fiyat artırma sınırlıdır. Enflasyonla ilgili konularda MB'nin söylemi esastır, onu referans alırız. En doğrusunu onlar bilirler.

Kamuoyu araştırmalarına göre siyasi istikrarın zedelenmesi ihtimali düşük. Mart'tan sonra öngörülülebirlik artacaktır. Belki iç talepteki zayıflamayı dış talepteki toparlanma telafi edebilir. Ama bunun için çok erken.

"MART'TAN SONRA ÖNEMLİ"

"Büyümede aşağı yönlü riskler olsa da revizyon için erken" diyen Bakan Şimşek, "Türkiye'de Mart'tan sonra öngörülebilirlik artacaktır. Tüketici ve yatırımcıların kararlarına olumlu yansıyacaktır. Türk Lirası'ndaki bir miktar değer kaybının iç talepe etki edecektir. Henüz çok erken, Mart sonrasında masaya yatırılabilir. Belki iç talepteki kırılmayı dış talepteki artış dengeleyebilir" dedi.

Bakmadan Geçme