Çağdaş (!) futbolu bırakıp çağdışı futbola dönmeliyiz
İsmail Usluer
Çağdaş Hoca takımın başına geçtiği gün kurduğum cümleleri dün gibi hatırlıyorum. “Çağdaş Hoca’nın elindeki kadro oldukça dar ve alternatifsiz, bunca eksiğe rağmen devre arasına kadar hiç puan alınamasa dahi hocanın arkasında durmaktan vazgeçmemeliyiz.” Gerçekten de hocanın elindeki o son derece kısıtlı kadroyla hocayı eleştirmek haksızlık olur diye düşünüyordum.
Geldiğimiz noktada ise Eyüpspor maçı ile başlayıp Gaziantep maçı ile devam eden süreçte, kaybedilen 4 puanın tek sorumlusu Çağdaş Hoca’dır. Eyüpspor maçındaki hoca hakkında eleştirilerimizin aynısını bu maç özelinde de yapsak sanırım eksik hiçbir şey söylememiş oluruz.
Eyüpspor maçında hocanın gereksiz fanteziler denediğini, bizim ligimizin bu fantezileri kaldıracak bir lig olmadığını, Gaziantep maçında bu fantezilere girmeden basit oynamamız gerektiğini defaatle söylemiştik. Fakat Çağdaş Hoca’da nasıl bir inanç varsa ezberlediği oyunu Gaziantep maçında da oynatmak istedi, sonuç ne yazık ki yine hüsran.
Maçtan önce ilk 11’i gördüğümüzde kimin nerede, nasıl oynayacağını pek anlayamamıştık. Takımın orijini 6 olan tek sağlıklı ismi Jevtovic kesik yemiş, bu sezon takımın en iyilerinden biri olan Andzouna kesik yemiş, ölü haliyle bile istatistiklerde üst sıralarda bulunan Guilherme kesik yemiş. Burada Guilherme’nin kesik yemesi anlaşılabilir, fakat Andzouana ve Jevtovic’in kesik yemesi kabul edilebilir değildi diye düşünüyordum ki maç sonu Çağdaş Hoca, Andzouana’yı sakatlığından dolayı ilk 11’de başlatmadığını, normalde Jin-ho’yu sağ bekte kullanıp Andzouana’yı da sol kanatta kullanmak istediğini söyledi.
Çağdaş Hoca’yı dinledikten sonra oyuncu tercihlerini olağan karşıladım diyebilirim ama oyun tercihi yine fiyaskoydu bizler için. İlk 10 dakika 433 oynayıp beklerin iç koridoru kullanacağı bir oyun beklerken, Arif’i üçlünün solunda kullandı, Jin-ho’yu sağ iç koridora attı, Muleka gibi kondisyon olarak problemli bir oyuncuya da tüm koridoru kullanmasını istedi. Bu sahte bek oyununun tutmadığını Eyüpspor maçında görüp çok daha basit bir oyun bekliyordum açıkçası. Beklerimizin çizgiye bastığı, kanatlarımızın iç koridorları kullanıp kaleye daha yakın oynadığı bir oyunla daha kolay pozisyon üretip, rakibi daha kolay baskı altına alabilirdik. Kaldı ki 70. dakikadan sonra bu düzene döndüğümüzde rakibi boğarak golü de bulduk.
Eyüpspor maçında da 1-0 gerideyken 80. dakikadan sonra çift forvete dönüp son dakikalarda golü bulduk. Bu maçta da aynı senaryoyu yaşadık. Çağdaş Hoca’nın sonraki maçlarda yapması gereken Eyüpspor ve Gaziantep maçlarında nasıl 1 puanı kurtardığımızı iyi analiz edip takımı bu oyuna yatkın oynatmasıdır.
Son olarak maç sonu Çağdaş Hoca’nın açıklamalarını da oldukça sorunlu buluyorum. Muleka özelinde kurduğu cümlelerin kamuoyu tarafından anlaşıldığı düşünüyorum fakat bu yanlış anlaşılmaya sebebiyet veren de hocanın kendisi. 3 puan gelmedikçe hoca da geriliyor ve bu gerginlik iletişimine olumsuz yanısyor. İnşallah önümüzdeki 2 maçta en az 4 puan çıkarırız ve biraz da olsa şu kaostan sıyrılırız.