Fantezi futbol
İsmail Usluer
Recep Hoca, yönetimin deyimiyle taraftarla arasında oluşan negatif enerjiden dolayı gönderildi. Yerine Çağdaş Hoca getirildi. Çağdaş Hoca ilk 6 haftada sadece 3 puan aldı, kadro rezaletti, eksikler vardı. Ligin ilk yarısı bitti, Çağdaş Hoca istediği transferlerin hemen hemen hepsini yaptırdı, ikinci yarı başladı. Kayyum atanan, ligin sondan ikincisi olan Eyüpspor’dan son saniyelerde 1 puan zor kurtarıldı.
İçinde bulunduğumuz mevcut durumu birkaç cümle ile özetleyin deseler sanırım en kısa bu şekilde anlatılabilirdi.
Konyaspor iyiye gitmesi gereken yerde maalesef daha da kötüye gidip kan kaybetmeye devam ediyor ve bu gidişle kaybedecek kanı kalmayacak. Ve ne acıdır ki taraftarlar dışında bu, kimsenin umrunda değil.
Ligin ikinci yarısına çok farklı bir Konyaspor izlemeyi ümit ettik ve bu şekilde Eyüpspor maçını izlemeye başladık. Yeni transferlerden Svendsen ve Deniz’in de ilk 11’de olduğu, klasik bir 433 takımı izleyeceğimi düşünürken, Çağdaş Hoca’nın fantezilerini izlerken buldum kendimi. Guilherme’yi Jevtovic ile birlikte 6 numarada, Andzouana’yı üçlü stoperin sağında kullandığı değişik bir oyunla maça başladık. Eyüpspor gibi hücum gücü kısıtlı olan, hatta olmayan bir takıma karşı saçma sapan fanteziler deneyip solu boşaltarak merkezi kalabalık tutmanın mânâsı var mıydı bilmiyorum. Kaldı ki sol bekimiz merkezde oynadığından, solumuzu kapatamadığımız bir dakikada golü yedik.
İlk 11’i gördüğümde, klasik bir 433 izleriz diye düşünüyordum. Jevtovic stoperlerin arasına girer, Svendsen ve Bjorlo 8, Muleka ve Deniz ise kanat forvet oynar. Fakat Çağdaş Hoca gereksiz fantezilerle maça başlayıp bunda da ısrar edince puan kaybı kaçınılmaz oldu.
Bu puan kaybında kadro eksikliği, yapılmayan transferler gibi bahanalerin arkasına sığınılacak bir durum kesinlikle yok. Kaybedilen 2 puanın tek sorumlusu tamamen Çağdaş Hoca’dır. Öyle ki maçın ikinci yarısında takım tamamen birbirinden kopmuş bir halde, gelişi güzel savruldu sadece.
Burada Muleka’ya ayrı bir parantez açmak istiyorum. Böyle giderse laubalilik konusunda Bazoer’u geçecek, birkaç maçı kaldı. Topu ayağına aldığında düşündüğü tek şey sadece kendisi, asla takımı düşünmüyor. Kaldı ki oyuncu kanatta oynayamıyor, ne zaman ki ceza sahasına giriyor, o zaman tehlikeli oluyor. Oyuncunun ısrarla kanatta kullanılmasının sebebi nedir? 45 dakika 1-0 mağlup oynadık. Eyüpspor çok mu iyi bir takımdı ki Muleka’yı Umut’un yanına atmayı hiç düşünmedik? Geldiği takımda bile kanat oynayan Svendsen’i sola atıp Muleka’yı neden forvete atmadık? Forveti ikilemek, Çağdaş Hoca’nın aklına ancak 80. dakikada mı geldi?
Son olarak bugün kaybedilen puan tamamen Çağdaş Hoca’ya yazar. Fakat transfer dönemi başlamadan burada bas bas sol stoper alın, sol kanat alın diye bağırdık. Kurumsal başkanımız Ömer Bey de transferlerin kampa yetişeceğini söyledi. Geldiğimiz noktada ligin 17. sırasındaki takıma, kendi evimizde 2 puan bıraktık. Bu soğukta stadyuma gelip de maç izleyen taraftara bunu mu reva gördünüz? Futbol şubesi koca bir yarım sezonda ne yaptı? Recep'i gönder, Çağdaş'ı getir, sonra onun istediği oyuncuları al, etliye sütlüye karışma. Niye varsınız beyefendiler o zaman o görevde? Bugün kaybedilen 2 puanın hesabını kime soracağım ben? Sahada saçma sapan fanteziler deneyen Çağdaş Hoca'ya mı yoksa transfer yapmak için eline liste verilmesini bekleyen Yusuf Bey'e mi?