Ömer Tokgöz

Hoca Habib çeşmesi S.O.S veriyor

Ömer Tokgöz

Kültürel miras unsuru ve ecdat yadigarı olan tarihi çeşmeler hakkında inceleme ve araştırmalar yapıyorum. Konya’daki kültürel miras ve ecdat yadigarı olan bu çeşmeler hakkında saha incelemeleri yaparak yerinde fotoğraflarını çekiyorum. Türk İslam medeniyetinin şahikası olan çeşmeler üzerine detaylı inceleme ve araştırma yapıyorum. Elde ettiğim bulguları mimari açıdan, sanat tarihi açısından, kullanılan malzeme yönünden, hayır ve hasenatı yapan kişi ve çeşmenin kitabesinin çözümlenmesi noktasından dosyaya dönüştürüyorum. Ulaştığım bulgu ve bilgileri sosyal medya üzerinden ve yerel medya üzerinden kamuoyunun takdirlerine arz ediyorum.

Hayata adım attığım şehir olarak Konya kadim bir kültüre sahiptir. Şehir merkezinde Alaattin tepesine çıkıp bir bakmalısınız. Tepe etrafında bir km yarı çapında ve 360 derecelik bir yürüyüş planı yaptığınızda karşınıza cami, türbe, kütüphane, dergâh, okul gibi birçok tarihi eser çıkar. Bir kısmı müze olan medreseler, tarihi okullar, kütüphaneler, Mevlâna dergâhı, bedesten ve Şemsi Tebrizi camisi etrafında türbeler ve tarihi çeşmeler sizi karşılar. Bu topraklarda köklü bir medeniyetin işaret fişeği olarak size geçmişten bir selam verirler.

whatsapp-image-2026-01-17-at-00-28-17-1.jpeg

Selçuklu ve Osmanlı döneminde yapılmış bu eserlerin önemli bir kısmı ihya edilmiş ve ziyarete açıktır. Ecdat yadigarı ve kültürel miras unsuru olan bu eserlerin bir kısmı ise maalesef kötü vaziyettedir. Kimisinin camları kırık, duvarları boyalı, bahçesi çöplük içinde ve metruk vaziyette beklemektedir. 10 yıla yakın bir süredir bu tarihi eserleri yakından inceliyorum. Tarihi çeşmeler hakkında hepimiz için kendini ifade mecrası olan sosyal medyada, yerel medyada ve çeşitli gazeteler aracılığıyla kamuoyuna seslendim. Yerel medyada sözü geçen basın kuruluşlarına ve bazı kalem erbabına ileterek bir çözüm bulunması için fotoğraf ve bilgiler geçtim. Elhamdülillah 2023 yılından beri Yeni Haber gazetesi sayesinde doğrudan kendi köşemde yayınlıyorum.

Bu çeşmelerden biri de Hoca Habib çeşmesidir. Kim olduğu ve ne zaman yaşadığı meçhul bu hayırsever bölgedeki mahallenin de banisi ve isim babasıdır. Uzun yıllar önce Hoca Habib mahallesinde 2.Kadılar sokağında nezih Konyalı aileler oturmakta idi. Rivayet kipiyle yazıyorum. Çünkü kadim mahallede eski aileler ve sülalelerden maalesef hiç kimse oturmuyor. Daha çok göçmen aileler oturuyor. Asırlık mahallenin asırlık çeşmesi ise maalesef kaderine terkedilmiş vaziyettedir. Şimdi Aziziye mahallesine dahil edilen ve şirin mahalle mescidi Tahtalı camii ile karşı karşıya olan çeşme S.O.S veriyor. Yani imdat sinyalleri veriyor. Özellikle tarihi çeşmenin yüzeyi ve kenarları sürekli sprey boyalarla tahrip edilmektedir. Kimliği meçhul kişilerce çeşmenin her tarafı karalanmaktadır.

Çeşmeyi 2023 yılında da ziyaret edip incelediğim için çevreyi çocukluğumdan bu yana ayrıntılı biliyorum. Tarihi çeşmenin konumu enteresan bir konumda bulunuyor. Çeşmeyi ilk gördüğüm zaman şaşırmıştım. Çeşmenin hemen önünde bir çöplük ve sobalardan çıkan kömür küllüğünün atılması için konteyner konulmuştu. 117 yıllık tarihi çeşme faal olmayan bir gasilhane ve kapalı bir muhtarlık levhalı tek katlı bir binaya payanda yapılmıştır.

whatsapp-image-2026-01-17-at-00-28-17-2.jpeg

Mahalleye ve çeşmeye isim kaynağı olan dini ilimler sahasında maruf olan Hoca Habib hakkında detaylı bilgi bulunmamaktadır.

Karatay ilçesine bağlı Hoca Habip (günümüzde Aziziye) Mahallesi, Kadılar Sokağı’nda, Tahtalı caminin karşısında yer alan çeşme, 1327/1909 yılında inşa edilmiştir. Hâlen aktif olarak kullanılan çeşmenin banisi olan Hoca Habib hakkında özgeçmiş bilgisi bulunmamaktadır. Hoca Habib mahallesi Karatay ilçesi sınırlarında Konya dış surlarının hemen doğusunda yer alan tarihî mahallelerden biridir. Doğusunda Durak Fakih Mahallesi, kuzeyinde Köprübaşı Caddesi bunun ardında Sırçalı Mescit Mahallesi, batısında İstanbul Caddesi, güneyinde Babı Aksaray Mahallesi ile çevrilidir. Tüm bu kadim ve tarihi mahallelerin isminin kaldırılması ise ayrı bir sorun kaynağı olarak karşımıza çıkıyor. Sadece isimler değil kent belleği denilen toplumsal hafıza sıfırlanmakta ve yok edilmektedir.

Hoca Habib mahallesi 5 asırlık bir tarihe sahiptir.

Hoca Habib mahallesi Osmanlı devleti döneminde var olan kadim bir mahalledir. Mahalle, Yavuz Sultan Selim zamanında tespit edilen mahalleler arasında adı Habib Hoca olarak ismi geçmektedir. Kanuni dönemi mahalleleri arasında yine aynı isimle on sekiz nefer ve on dört hane olarak tespit edilmiştir. III. Murat dönemi, 992/1584 yılı tahrir defterinde ise mükellef sayısı on beştir. 1847-48 yılı mali gelir varlıkları (temettuat) defterinde de mahallede sekiz grupta toplam 57 mükellef vergilendirilmiş; bu mükelleflerin ödediği en yüksek vergi 131, en düşük vergi 11 kuruş olarak tespit edilmiştir. Mahallede toplam 3.184 kuruş 2 para vergi ödenmiştir. Bundan mahallenin büyük mahallelerden birisi olduğu, ekonomik durumunun da bir hayli iyi olduğu anlaşılmaktadır. Hacı Usta zade Ahmet Efendi, Sürmeli zade Ahmet Efendi, Derviş Hocazade Ahmet ve Süleyman Efendi, Molla Halil zade Ali, Molla Süleyman, Hacı Çopurun Mehmet bu dönem mahalle sakinlerinden bazılarıdır.

whatsapp-image-2026-01-17-at-00-28-17.jpeg

Çeşmenin kitabesini “Murad” isimli bir hattat yazmıştır.

Soğuk çeşme olarak ta bilinen Hoca Habib çeşmesinin mermer kitabesinde besmele ve her çeşmede mutlaka yazılan ve müminlere cennette Rablerinden verilecek temiz, nezih tatlı su ve içecekleri tasvir eden İnsan suresi 21.ayet yazılıdır. Tüm ülke düzeyinde tarihi çeşmelerin kitabesinde bu ayet-i kerime yazılıdır. Yani, "Vesegahüm Rabbühüm şaraben tahura" ayeti yazılıdır. Çeşmenin kitabesini hakkında bilgi sahibi olmadığımız Murat isimli bir kişi yazmıştır.

Moloz ve kesme taştan inşa edilen eser, teğet kemerli bir duvar çeşmesidir. Çeşme cephesinde sivri teğet kemer, musluk, taslık ve yalak bölümleri mevcuttur. Kemerin kilit taşının hemen altında çeşmenin kitabesi yer almaktadır. Üç satırlık kitabede tarih, besmele, İnsan Suresi’nin yirmi birinci ayeti ve kâtibinin adı (Murat) bulunmaktadır. Kitabenin altında kaş kemerli taslık ve ayna taşı vardır. Ayna taşı, dikdörtgen çerçeve içine yerleştirilmiş ve şemse motifi biçiminde bezenmiştir. Selçuklu Döneminin fıskiyeli çeşmesinin büngüldeğinin burada musluk ayna taşı olarak kullanıldığı görülmektedir. Şemse motifi tam daire şeklindedir. Çeşmenin önünde dikdörtgen yalak bulunmakta; üstünde de iki kademeli saçak silmesi görülmektedir. (https://www.konyapedia.com/makale/2563/hoca-habip-cesmesi#:~:text=)

Kadılar Sokağı Konya’nın Osmanlı dönemi erken cumhuriyet dönemi Kadı, Hâkim ve hukukçuların bulunduğu önemli bir mıntıkasıdır.

whatsapp-image-2026-01-17-at-00-28-15-2.jpeg

Kadılar Sokağı, Hoca Habib mahallesinin hatta Konya’nın en prestijli sokaklarından birisidir. Bu sokak, bir zamanlar Konya’nın en ünlü ailelerinin oturduğu bir sokaktır. Birçok Kadı’nın evinin bulunduğu bu mahallede Milci Hoca adıyla anılan Hattat Ahmet Şükrü Efendi, Müderris ve Hattat Başaralı zade Feyzi Efendi, kardeşi Hattat Mehmet Rasim Efendi, Kadı Ahmet Efendi, Hattat Mehmet Efendi, Veli Sabri Uyar, Mübaşir zadeler, öğretmen Ahmet Bilge, Karpuzoğulları, Saraçlar, Galip zade Mustafa Efendi, Terzi Nuriye Hanım, Kadriye Hanım, Cennetlerin Ayşe Hanım, Arif Ağalar, Doktor Ali ihsan Dayıoğlu mahallede isim yapmış ailelerden bazılarıdır. Döneminin en meşhur İslâm miras hukuku (Feraiz) bilginlerinden Tapucu Ahmet Efendi’nin evi de bu mahallede idi. Ahmet Efendi bir Kurban bayramında aşırı yağan yağmur sonrasında çöken evinde eşi ile birlikte hayatını kaybetmiştir. Fazla mimari özelliği olmayan Tahtalı Camii de Kadılar Sokağı ile Mahmut Şevket Paşa Sokağı’nın kesiştiği köşededir.

whatsapp-image-2026-01-17-at-00-28-15-1.jpeg

Mahallenin kuzey doğusunda, Çukur Mektebin batısında çeşmenin hemen arkasındaki boşluk, meşhur Büyük Aksekili Mehmet Emin Efendi’nin ev yeridir. Mahallenin ortasından geçen Kadılar Sokağı ile mahallenin kuzeyinde yer alan Köprübaşı Caddesi üzerindeki bölüm tamamen iş yerleri ile dolduğundan mahallede tarihî doku büyük çapta tahribata uğramıştır. Son dönemlerde inşa edilen katlı otopark da Köprübaşı Caddesi üzerindedir. Mahallenin nüfusu 2007 yılında 792’dir. Son mahalle düzenlemelerinde Hoca Habip mahallesi, çevresindeki mahallelerle birlikte Aziziye Mahallesi’ne dâhil edilmiştir. (https://www.konyapedia.com/makale/2564/hocahabib-mahallesi)

Tarihi ve kültürel mirasımızın simgelerinden olan tarihi çeşmelerin ismindeki kökene dayalı olarak adeta göz bebeğimiz olarak korunması gerekir. Çeşmenin sprey boyalarla kirletilmiş, kitabe etrafına rast gele çakılmış plaketlerin yol açtığı görüntü kirliliği Konya’ya yakışmamaktadır. Asırlık çeşmenin mezbele vaziyetine gelmesi üzüntü vericidir. Bu bağlamda en kısa zamanda yetkili kurumlarca çeşmenin tamir ve bakımı yapılmalıdır. Çeşme önündeki kötü kokulara yol açan çöp konteynerleri ile kömür atığı konulan konteyner ivedilikle kaldırılmalıdır. Çeşme için tanıtıcı bir barkod konulmalıdır.

Bu noktada tarihi eserlere zarar verenlerin yaptığı yanına kalmamalıdır. Hukuki planda mevzuatımızda yer alan tarihi eserlere ve kültürel miras unsuru olan her tür tarihi esere zarar verenlere 2 yıldan 5 yıla kadar ağır hapis ve 5 bin gün para cezası içeren kanun maddeleri behemahal uygulanmalıdır. Zarar veren kişiler tespit edilip ibret-i alem için cezaya çarptırılmalıdır. Tespit amaçlı bu ve benzeri tüm tarihi eserler için kamera ile tarihi çeşmelerin kontrolü yapılmalıdır.

whatsapp-image-2026-01-17-at-00-28-15.jpeg

Niye derseniz: Çeşmeler mahallenin buluşma noktası ve kolektif hafıza mekanıdır. Çeşme sosyolojik olarak Türk İslam kültüründe mahallenin odak noktasıdır. Halkın ortak kullanım alanı ve bir araya geldiği ortak bir mekandır. Çeşmeler üzerine ilahiler söyledik, maniler yaktık. Çeşme başında mahalle sakinleri olarak günlük olup bitenleri konuştuk. Gün geldi çeşme başında delikanlılar sohbet etti. Her şeyden önce suya ihtiyaçları olanlar ivedilikle suyu doldurup evine götürdüler. Yerine göre mahalledeki sokak çeşmelerinden hem acı su hem de tatlı içme suyu temin edilirdi. Bugünkü gibi hazır şekilde evdeki her musluktan su akmıyor idi. Tatlı su satın alınabilen bir nesne değil idi.

1970’li yıllara kadar ev içlerine ve hayatlara merkezi hatlarla bağlanıp su verilse bile çeşmeler yine de mahalle içinde sosyolojik işlevlerini devam ettirdiler. 1990’lı yıllardan itibaren ise kentleşme giderek artmaya başladı. Eski mahalle anlayışı yavaş yavaş ortadan kalktı. Çeşmeler günümüzde sosyolojik buluşma noktasını işlevlerini yitirse de hayır eseri olması ve ücretsiz tatlı su çeşmesi olarak işlevlerini aynı şekilde devam ettiriyorlar. Konya bu açıdan Türkiye’nin en gelişmiş ve zengin bir kentidir. Bu güzelliği yaşatmak hepimizin ecdadımıza karşı bir borcudur.

Hülasa-ı kelam Prof. Dr. Semavi Eyice’nin tarifi ile çeşme kelime anlamı olarak Farsça göz demektir. Su gözü anlamında pınarlara isim olmuştur. Onun için adeta gözümüz gibi koruyup kollamamız gerekir. Hoca Habib çeşmesinin kendisine payanda yapıldığı pasif ve harabe durumdaki bina ya tamir edilmeli ya da yıkılmalıdır. Mevcut ihata alanındaki yeşil alan içinde çeşme müstakil olarak konumlandırılmalıdır. Yeni düzenleme ile bu alanı Tahtalı camisine gelen cemaatin şadırvan ihtiyacı ve dinlenme alanı olarak düzenlenmesi de yararlı olacaktır. Değerli okuyucularım tarihi nitelikteki eserlerimizin tamamı için 5 yıldır dile getirdiğim bir öneri var. Tüm tarihi eserler için 7/24 açık bir ihbar hattı ve bildirim kanalı ihdas edilmelidir. İhtiyaç duyulan ve gerekli adımları atacak kamu kurumu hangisi ise: Büyükşehir/İlçe Belediye Başkanlığı, KOSKİ, Vakıflar Bölge Müdürlüğü, İl Kültür Müdürlüğü, İl Tarihi Varlıkları Koruma Kurulu gerekli önlemleri almalıdır.

 

Yazarın Diğer Yazıları