Yeni cezalar caydıracak mı?
TBMM'nin üzerinde çalıştığı kanun teklifi ile cezalar biraz daha caydırıcı hale gelecek.
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Ceza Muhakemesi Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısının yasalaşmasıyla bazı suçlarda cezaların artacağını açıkladı. Konuyla ilgili gazetemize açıklama yapan Avukat İbrahim Öksüzoğlu, ceza miktarlarının artırımı suçla mücadelenin en etkin yollarından biri olduğunu söyledi.
Adalet Bakanlığı’nın uzun süren çalışmalarla hazırladığı ve Bakanlar Kurulu’nda imzaya açılan Ceza Muhakemesi Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı bu hafta TBMM’ye gönderiliyor. Birçok sorun alanını düzenleyen kapsamlı kanun tasarısı ile ceza uygulamalarında devrim niteliğinde değişiklikler yapılıyor. Tasarı ile terörden elde edilen gelir, sivil mahkemelerde yargılama, cinsel saldırı suçları, dolandırıcılık gibi birçok suçta ceza oranı artıyor.
TERÖRDEN ELDE EDİLEN GELİR
Tasarı ile suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçu (TCK 282), nispi terör suçları kapsamına alınıyor. Bunun için ortada bir terör suçu, terör örgütü ve eylemi gerçekleştirenle terör örgütü arasında ilişki olması gerekiyor. Terör örgütünün faaliyetlerinden kaynaklanan parayı sisteme sokma suç kapsamına alınıyor. TMK’nın 4. maddesi nispi terör suçları arasına alınıyor. Ceza oranı yüzde 50 artıyor. İnfaz süresi 2/3’ten, 3/4’e çıkarılıyor. Önceki mevzuatta, darbeye teşebbüsten tutuklanan askerler, askeri cezaevine konuluyordu. Bundan böyle Adalet Bakanlığı’na bağlı cezaevlerine konulacak. Bu suçtan yakalananlar, asker yerine polise teslim edilecekler.
CİNSEL SALDIRI SUÇLARINDA ALTI SINIR 16 YIL
Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilen TCK’daki cinsel saldırı suçları kademelendiriliyor; cezai yaptırımlar yeniden düzenleniyor. Sarkıntılık suçunun alt sınırı 3 yıldan 5 yıla, tasaddi (cinsel istismar) suçunun alt sınırı 8 yıldan 10 yıla, nitelikli cinsel istismar suçunun alt sınırı 16 yıldan 18 yıla çıkarılıyor. Basit dolandırıcılık suçu cezasının alt sınırı 1 yıldan 2 yıla, nitelikli dolandırıcılıkta ise 2 yıldan 3 yıla çıkarılıyor. Dolandırıcıların telefonları dinleme kapsamına alınıyor. Kendisini polis, hâkim, savcı, banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtırsa en az 4 yıl hapis cezası alacak. Patlayıcı madde yapımında kullanılan malzemelerin izinsiz olarak bulundurulması halinde ceza alt sınırı 3 yıldan 4 yıla çıkarılıyor. Suçun örgüt faaliyeti kapsamında işlenmesi halinde yarı oranında artırım yerine bir kat ceza artırımı uygulanacak.
TRAFİK GÜVENLİĞİ
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma alt sınırı 1 aydan, 3 aya çıkarılıyor. Ön ödemenin günlüğü 20 TL’den 30 TL’ye çıkarılıyor. Bu suçu işleyen, 2700 lira para cezası ödeyecek. İkinci defa işlerse yarı oranında artırılacak. Ceza alt sınırı daha önce 600 TL idi. Kumar oynanması için yer ve imkân sağlamanın cezaları artıyor. Alt sınırı 1 ay, yani 600 TL idi. Alt sınır 1 yıla, üst sınır 1 yıldan 3 yıla çıkıyor. Yani en az 10 bin 800 TL adli para cezası öngörülüyor.
FUHUŞ REKLAMINA EN AZ 6 BİN TL
Fuhuşun reklamını yapmaya, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis, 200 günden 2000 güne kadar idari para cezası getiriliyor. Adli para cezasının alt sınırı 10 bin 800 TL, idari para cezasının alt sınırı 6 bin TL oluyor.
YERİNDE BİR UYGULAMA
Avukat İbrahim Öksüzoğlu tasarı ile ilgili Yeni Haber’e özel açıklamalarda bulundu. Ülkemizde her geçen gün artan, bir şiddet ve suç eğilimi olduğunu ifade eden Öksüzoğlu, suçla mücadelenin en etkin yollarından birinin ceza miktarlarının caydırıcı olması olduğunu söyledi. Ceza artırımının özellikle bazı konularda gerekli olduğunun altını çizen Öksüzoğlu, “Özellikle, cinsel suçlar, dolandırıcılık suçları ve terörle mücadele kapsamında ceza artırımı yapılmasını, terör örgütünün faaliyetlerinden kaynaklanan parayı sisteme sokmanın terör suçları arasına alınmasını, infaz yasanının uygulanmasında terör suçlularının daha fazla cezaevinde kalmasını sağlayan değişiklikleri son derece faydalı ve yerinde buluyorum” dedi.
GENÇLERE TEMEL HUKUK EĞİTİMİ VERİLMELİ
Cezaların artmasının suçlarla mücadelede etkin sonuçlar beklemenin iyimser bir yaklaşım olacağını ifade eden Öksüzoğlu, “ Zira; toplumda suç işleyenlerin büyük çoğunluğu, eğitim seviyesi düşük, dar gelirli vatandaşlar arasında yer almaktadır. Suç işlemeyi meslek haline getirenler dışında, münferiden suça karışanların, bu cezalardaki artışlardan haberdar olacaklarını dahi düşünmüyorum. Temel eğitimin on iki yıla çıkmasıyla birlikte, devletin yetişen genç nesil üzerindeki sorumluluğu daha da artmıştır. Özellikle ortaokul çağlarındaki gençlerimize temel hukuk eğitiminin verilmesi gerektiği kanaatindeyim. Çünkü hukukta suç teşkil eden kavramlar çoğunlukla dinimizde de yasaklanan ve ahlaken de kabul edilmeyen davranışlardır. Dolayısıyla hukuk ve değerler eğitimi ile suçtan uzak duran bir nesil yetiştirebilmek mümkündür. ” diye konuştu.
SUÇA İTEN SEBEPLER TESPİT EDİLMELİ
Suça iten sebepler ve ortamların tespit edilmesi gerektiğini ifade eden Öksüzoğlu, “Devlet sonuç odaklı değil sebep odaklı çalışmalıdır. İnsanlarımızı suça iten sebepler ve ortamların neler olduğu tespit edilmeden cezaların artırılması ile netice elde edilemez. Öyle ki toplumumuzda şiddet eğilimi her geçen gün artıyor bu da beraberinde en küçük olaylardan dahi yaralamaların hatta ölümlerin bile çıkmasına neden olabiliyor. Bu yüzden ceza miktarlarındaki artış bir nebze sorunun çözümüne ve kamunun vicdanına katkı sağlasa da aslolan bataklığı kurutmaktır. Bu çerçevede devletimize, hukukçulara, kanaat önderlerine ve din adamlarına da büyük sorumluluklar düşmektedir” şeklinde konuştu.
İSMAİL POÇAN / YENİ HABER GAZETESİ
Bakmadan Geçme