Yeni Haber'de Ramazan
Yeni Haber ailesi olarak hayırlı sahurlar diliyoruz. Konya için bugün imsak saati: 03.39
ALLAH İÇİN SEVMEK
Bir gün Peygamber Efendimiz (s.a.v)’e biri gelerek, “Kıyamet ne zaman kopacak?” diye sordu. Resûlullah (s.a.v), “Kıyamet için ne hazırladın?” karşılığını verdi. Adam, “Allah ile Resûlü’nün sevgisini!” dedi. Bunun üzerine Kutlu Elçi, “Sen sevdiklerinle berabersin!” buyurdu. Merhamet Peygamberi, müminleri müjdeliyordu bu cevabıyla; gönüllerini hakiki sevgiyle, Allah ve Peygamber sevgisiyle dolduran ve bu sevgiyle yaşayan müminleri... O, böylelerinin de Allah ve Resûlü tarafından sevileceğini haber veriyordu. Sevgi, Yüce Yaratan’ın, mahlûkata bahşettiği ilahi bir lütuftur, nimettir. Sevgiyi kullarının kalplerine yerleştiren Rabbimiz, özü itibariyle bütün sevgilerin kaynağıdır. O, Vedûd’dur; hem seven hem sevilendir. Bu sevgi sayesinde O, tüm varlıklara rızık verir. Bu sınırsız sevgi ve merhameti ile biz kullarına yardımcı olur ve bizi bağışlar. Unutmayalım ki; Allah’ı sevenlere, Allah için birbirini sevenlere asla korku ve hüzün yoktur.
Ramazan orucuna başlayan kimse sonraki
günlerde tutmaktan vazgeçerse ne gerekir?
Ramazan ayında her günün orucu başlı başına müstakil bir ibadettir. Bundan dolayı her gün için oruç tutmaya niyet etmek gerekir. Dolayısıyla bir günün orucundaki bozukluk, diğer günün sıhhatine engel olmaz. Bu itibarla Ramazan orucu tutmaya başlayan bir kimse daha sonraki günlerde mazaretsiz olarak oruç tutmaktan vazgeçerse, sadece tutmadığı günlerin orucunu kaza etmesi gerekir, keffâret gerekmez. Zira keffâret, oruç tutmamanın değil, orucu bozmanın cezasıdır. Ancakj Ramazan orucunun mazeretsiz olarak tutulmaması büyük günah olup, kazasıyla birlikte tövbe de etmek gerekir. Ayrıca Ramazan’dan sonra tutulan oruç, Ramazan’da tutulan orucun sevabını karşılamaz (İbn Âbidîn, Reddû’l-muhtâr, III, 377). Hz. Peygamber (s.a.s.) bir hadisinde, Ramazan’da mazeretsiz olarak tutulmayan bir günün orucunun sevabını, bir sene boyu tutulan orucun sevabının karşılamayacağını belirtmiştir. (Ebû Dâvûd, Savm, 38; bkz. Buhârî, Savm, 29).
Bakmadan Geçme