Yeni Haber'de Ramazan

Yeni Haber ailesi olarak hayırlı sahurlar diliyoruz. Konya için bugün imsak saati 04.03

SAHUR’DA BEREKET VARDIR

Sahur kelimesi çok sayıda hadiste geçmektedir. Oruç tutacak kişinin sahur yemeği yemesinin gerekli olduğu hususunda İslâm âlimleri icmâ etmiştir. “Sahura kalkın, zira sahurda bereket vardır” gibi sözleriyle sahur yemeğini teşvik eden Hz. Peygamber’in uygulamalarıyla da sahura önem verdiği görülür. Bazı hadislerde sahurun tamamen terkedilmeyip bir yudum su ile bile olsa yerine getirilmesi tavsiye edilmiş, sahura kalkanların Allah’ın rahmetine ve meleklerin duasına mazhar olacağı belirtilmiş, sahur yemeği “mübarek gıda” olarak nitelenmiştir. Bütün bu delilleri dikkate alan fakihler sahura kalkmanın hükmünün sünnet olduğu sonucuna varmışlardır. Bazı hadislerde ifade edildiği gibi sahurun tutulacak oruca güç yetirebilmek için vücuda besin sağlama amacı taşıdığı açık olmakla birlikte sahura kalkan müminin asıl hedefi Hz. Peygamber’in sünnetini yerine getirerek bu vaktin feyiz ve bereketinden yararlanmaya ve neticede Allah’ın hoşnutluğunu kazanmaya çalışmak olmalıdır.

Oruç fidyesi kimlere verilebilir?

Oruç fidyesi, tıpkı fıtır sadakasın­da olduğu gibi onları verecek ki­şinin bakmakla yükümlü olmadığı yoksul Müslümanlara verilir. Fıtır sadakası ve oruç fidyesini vermek durumunda olan kimsenin bunlar­dan doğrudan ya da dolaylı olarak yararlanmaması esastır. Zekât için de aynı kural geçerlidir. Bu sebep­le bir kimse zekatını, fitır sadaka­sını ve fidyesini kendi usûl (üst soy) ve fürûuna (alt soy) veremez. Usûl, bir kimsenin anası, babası, dede ve nineleri; fürû ise; çocukla­rı, torunları ve onların çocuklarıdır. Yine, bir kimse hanımına zekât, fit­re ve fidyesini veremeyeceği gibi, hanımı da kocasına bunları vere­mez. Çünkü aralarında menfaat ilişkisi vardır. Bunların dışındaki kardeş, teyze, dayı,a mca, hala ve onların çocukları, gelin, damat, kayınpeder ve kayınvalide gibi ak­rabalar zengin değillerse kendile­rine zekât, fitre ve fidye verilebilir.

TEBBET SURESİ

Mekke döneminin henüz başlarında, Fatiha Suresinden sonra indirilmiştir. İlk nazil olan sureler yer almaktadır. Adını, son kelimesi olan ve “Hurma lifinden bükülmüş ip, urgan, kalın halat” anla­mına gelen “Mesed” kelimesinden almıştır. Tebbet ve Leheb adlarıyla da bilinen sure, 5 ayettir.

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla!

Beni yoktan var edip üstün yeteneklerle donatan ve kulluk göreviyle yeryüzüne gönderen sonsuz şefkat ve merhamet sahibi Yüce Rabbimin adıyla, O’nun verdiği güç ve yetkiye dayanarak ve yalnızca O’nun adına okuyor ve söylüyorum:

1. Ebu Leheb’in elleri kırılsın, gücü ve saltanatı yok olsun. Kahrolup gitsin; zaten kendisi kop­koyu bir inkâr bataklığına saplanarak kahroldu ya!

2. Ne o güvendiği malı ve serveti kurtarabildi onu o korkunç akıbetten ne de diğer çalışmaları ve kazandıkları.

3. İşlediği günahlardan dolayı, alevli bir ateşe girecektir o!

4. Bir zamanlar laf getirip götüren ve peygamber (s.a.v.)’in yoluna dikenler taşıyarak Ebu Leheb’e destek olan karısı da, yaptıklarına uygun bir ceza olarak, kendilerini yakacak odunları sırtlarına yüklenmiş olarak kocasına eşlik edecek.

5. Hem de gerdanın da –o dillere destan kolyesi yerine- hurma liflerinden örülmüş kalın bir halat olduğu halde!

 

GÜNÜN AYETİ

İnananlardan, Allah’a verdiği ahdi yerine getiren adamlar vardır. Kimi bu uğurda canını vermiş, kimi de beklemektedir. Ahitlerini hiç değiştirmemişlerdir. -Ahzab 33/23

GÜNÜN HADİSİ

Bir kimse sırf Allah rızası için bir yetimin başını okşarsa elinin dokunduğu her saç teline karşılık ona sevap vardır. -Ahmed b. Hanbel, V, 250

GÜNÜN SÖZÜ

Ey kararsız! Bu yolda Adem yoruldu, Nuh ağladı, İbrahim ateşe atıldı, İsmail boğazlanma ile yüz yüze geldi ve Yahya boğazlandı. -İbni Kayyim

Bakmadan Geçme