Yusuf Ziya Cömert: Hükümet kendisine yapılanı yapmadı
Yusuf Ziya Cömert, 17 Aralık operasyonu sonrasında hükümetin tavrını değerlendirerek:Hükümet kendisine yapılanı yapmadı, Kimsenin ekmek parasıyla oynamadı' dedi.
Esas Mesele programında Yusuf Ziya Cömert, '17 Aralık operasyonuna hükümetin aynı şekilde karşılık vermediği, sadece müdafaa yaptığını' söyledi. 24 TV'de yayınlanan Esas Mesele programında Halime Kökçe, Yıldıray Oğur ve Yusuf Ziya Cömert gündeme ilişkin konuları tartıştı. Cömert, 17 Aralık operasyonuna hükümetin aynı şekilde karşılık vermediğini söyledi. Hükümet darbe girişimine karşılık vermedi Yusuf Ziya Cömert, hükümetin kendisine yapılanlara karşılık vermediğini sadece kendisine eylem içinde işbirliği yapan bürokratların yerini değiştirdiğini söyledi. Cömert; 'hükümet şuanda müdafaa yapıyor. Hükümet kendisine yapılanı yapmadı. Bu darbe girişimi karşısında bu operasyonlar, bu saldırılar, sivil siyaseti çökertmeyi hedefleyen saldırılara mukabelesi hükümetin sadece müdafaa sadedinde oldu, bunun ötesine geçmedi. Bu operasyonu yapanlar hükümetten bakan düşürdüler ve bir takım insanları hapse attılar. Hükümet henüz kimseyi hapse atmadı, sadece bu operasyonda kullanıldığı düşünülen, ya da kastı olan yani; yolsuzluk dışında siyaseti çökertmeye matuf eylemi olan ve bu eylemi içinde işbirliği yapan bürokratların yerini değiştirdi. İşten çıkarmadı da bunları. Kimsenin ekmek parasıyla oynamadı.' Hükümet iktidara geldiğinden beri sürekli krizlerle uğraştı Halime Kökçe, AK Parti hükümetinin sürekli krizlerle uğraşmasına rağmen demokratikleşme adımlarının devam etmesini takdire şayan bir durum olarak nitelendirirdi. Kökçe'nin yorumu şu şekilde oldu: Demokratikleşme paketi ve demokratikleşme adımı ve bu kriz anlarıyla ilgili AK Parti hükümetinin en takdire şayan tavrı var. İktidara geldiğinden beri, sadece ismini bildiğimiz darbe girişimleri, yargılanan darbe girişimleri, teşebbüsler, muhtıralar, e-muhtıralar vs. gibi hep krizlere rağmen demokrasiyi geliştirme çabası var. İnsanların özgürlükleri garanti altına alınmalı Cömert, bu gibi sorunların çözümü bireylerin, grupların, insanların, haklarının hukuklarının değişen idarelere bağlı kalmaksızın garanti altına alınmasıdır. Hakların, özgürlüklerin, demokrasinin herkes için geçerli olacak bir seviyede ve sağlam bir zeminde istikrara kavuşması lazım. Hükümet şuan bir darbeye maruz kalmış, hükümetin herkesin haklarını garanti altına almadığını söyleyemeyiz ama buna artık çok daha ciddi bir şekilde eskiden baktığı, kontrol ettiği bir daha gözden geçirerek, Türkiye'de demokratik bir ortamı tesis etmesi lazım. Yıldıray Oğur; krizler üzerine bina oluşturuyoruz. Her kriz bir içtihat oluşturmuş oluyor. Dinleme meselesi, hukuk devletinde, demokratikleşme, laiklik bunların hepsini bu yaşadığımız krizlerle öğreniyoruz ve bunlara bir anlam veriyoruz. 3 sene önceki anayasa varken AK Parti kapatılıyordu, DTP kapatıldı ama şimdi aynı anayasa duruyor fakat o şekilde uygulanmıyor. Yasa koyucu şeytanın avukatı gibi düşünmesi gerekiyor Yasayı yaparken yargıçların, savcıların tamamen pozitif düşüneceğini ve bu yasaları adaletin dışında kullanmayacağını varsayıyor yasa koyucu. Yasa koyucunun şeytanın avukatı gibi çalışması lazım. Hakim veya savcı değiştirilen bir yasanın başka kalıbını buluyor. Yasalar düzenlenirken bu hesaba katılmalı. Telefon dinleme yasası, adam telefonu dinlerken yakalanırsam oradaki cezayı düşürüyor. Muammer Güler 2008 yılından beri dinliyorlarmış Yeni atanan polis diyor ki; buradaki dinleme operasyon dışındaki bir dinleme. 2008'deki dinlemenin 2012'de hazırlanan ve 2013'te başlatılan bir operasyonla ne alakası olabilir. Telefon dinleme yasasındaki yapılan değişiklikler, bir adamı ömür boyu dinleyebileyim diye 'yasaya 3 ay dinlenir', bu da yeterli olmazsa müteaddit defalar uzatılabilir. Muammer Güler 5 senedir dinlendi. 2008'den bu yana dinlendi. Bu dinlemelerde büyük bir keyfilik var. Bu paralel yapılanmadaki savcılarla, TİB'deki uzantısı işbirliği yapıyor.