Zulme Karşı Bir Simge: Mavi Marmara
Mavi Marmara'nın Filistin zulmüne karşı bir simge haline geldiğini ifade eden İHH Konya Şube Başkanı Hasan Hüseyin Uysal, 'Mavi Marmara artık bir zulmün hatırlatıcısı gibi karşımızda duruyor. Mavi Marmara bu yönüyle seferini bitirmiş değil' dedi.
Mavi Marmara bir ablukaya karşı yola çıktı. İnsanlar ambargo ve abluka kelimeleri arasındaki farkı bilmiyorlar. Ambargoda bir kısıtlama var ancak abluka ise bir kuşatmadır. Bir bölgeye bütün hayati ihtiyaçların giriş çıkışının engellenmesidir. Nitekim 11 yıldır Filistin’de insanlar bu sıkıntıyı çekmektedirler.Mavi Marmara artık Filistin zulmünün bir simgesi haline geldi. Mavi Marmara artık tablo, kumbara, anahtarlık vb. şekillerde karşımıza çıkıyor. Bu anlamda Mavi Marmara artık bir zulmün hatırlatıcısı gibi karşımızda duruyor. Ancak Mavi Marmara bu yönüyle seferini bitirmiş değil. Mavi Marmara halen tablolarda, yürüyüşlerde, açıklamalarda sürdükçe bu zulüm de unutturulmayacak. Burada tabi ki zulümlere karşı durabilmek için güçlü devlet olmak gerekiyor. Sayın Cumhurbaşkanımız, o dönem Başbakanımız bu hadiseler olduğu zaman dünyaya rest çekmek suretiyle yaşananların dünyaya duyurulmasında önemli bir misyon üstlendi.Bundan sonra da halen devam etmekte olan ablukanın kaldırılması için hem sivil hem de devlet kademesinde gerekli çalışmaların hiçbir suretle gevşetilmeden sürdürülmesi gerekiyor.” dedi.
“MAVİ MARMARA OLAYI UNUTTURULMAMALI”
Mavi Marmara’da yola çıktığında yıllardır devam eden Filistin ablukasını dünyaya duyurmayı ve dünyanın dikkatini çekmeyi amaçladığını belirten Uysal,“Bilindiği gibi Mavi Marmara’ya yapılan saldırıda 10 kardeşimiz şehit oldu. Birçok kardeşimiz de yaralandı. Aynı zamanda ağır mağduriyetler yaşandı. İsrail’in o gün Mavi Marmara’ya yaptığı saldırı uluslararası bir sorundu. O gün 35-40 devletten insanlar o gemide bulunuyordu. Malumunuz Mavi Marmara tek bir gemiden oluşmuyordu. Mavi Marmara 8-10 gemilik bir filoydu. Geminin birinde insanlar diğerlerinde de yardım malzemeleri vardı. Dolayısıyla bu olay tüm dünyanın ilgisini çeken ve sahiplendiği bir husustu. İsrail bugün bile ne yapabilirim de Mavi Marmara’da yaşananları unutturabilirim düşüncesinde bulunuyor. Bu olayın unutturulmaması gerekiyor. Şunun şurasında üstünden 7 yıl geçti. Şehit olan kardeşlerimizin acıları daha taze. Dolayısıyla kendisine yapılan hakareti bu millet unutursa bizim de akıbetimiz iyi olmaz. Dünyada başka bir ülkeye karşı böyle bir zulüm yapılmıyor. Dünyanın en büyük zulmü açık hava hapishanesi şeklindeki Filistinli Müslümanlara yapılıyor. Bu ablukayı ortadan kaldırmak için her türlü mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz.” şeklinde konuştu.
ÖZGÜR KUDÜS İÇİN TAKSİM’E YÜRÜYÜŞ
İsrail'in, Mavi Marmara gemisine düzenlediği saldırının 7. yılında İstanbul'da "Özgür Kudüs Yürüyüşü" gerçekleştirildiğini aktaran Uysal, “İsrail, Gazze’yi abluka altında tutmaya, Filistinli gençleri sokak ortasında öldürmeye, Müslüman liderleri hukuksuzca tutuklamaya, Mescid-i Aksa’yı taciz etmeye devam ediyor. Mavi Marmara gemisinin de aralarında bulunduğu Özgürlük Filosuna yapılan saldırının 7. yılında, yeniden Kudüs davasını unutmadığımızı haykırıyoruz. Şimdi Filistinli kardeşlerimizin yanında olduğumuzu göstermenin vaktidir. İsrail zulmüne bütün dünya göz yummuşken şimdi yeniden sesimizi yükseltmenin, İsrail’in yaptığı zulümleri hatırlamanın ve hatırlatmanın vaktidir.Çünkü; Mavi Marmara Kudüs - Filistin mücadelesinin bir parçasıdır. Amacı ablukanın kalkmasıdır. Ablukanın kalkması için sorumluluğumuz devam etmektedir. Barış isteyen halklar İsrail’in karşısındadır. Türkiye halkının tamamı Mavi Marmara’nın tarafında, İsrail’in karşısındadır. Bunun altını bir kez daha çiziyoruz. Siyonistlere göre İsrail’in amacına uygun tek çözüm “Mavi Marmara’yı tarihten silmek, üzerini örtmek, hafızalardan çıkarmak ve unutturmaktır. Unutturmayacağız.” diye konuştu.
İSMAİL KOÇ/YENİHABER GAZETESİ


Bakmadan Geçme