• Haberler
  • Konya
  • Dijital esaret rejimi uyarısı! HUDER'den çarpıcı açıklama

Dijital esaret rejimi uyarısı! HUDER'den çarpıcı açıklama

Okul saldırına ilişkin HUDER tarafından gerçekleştirilen basın açıklamasında acilen radikal adımlar atılması gerektiği ifade edildi.

Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da okullarda gerçekleştirilen silahlı saldırı ile ilgili HUDER Konya Şubesi tarafından Konya Gazeteciler Cemiyeti’nde basın toplantısı yapıldı.

‘DİJİTAL ESARET REJİMİ’

Hukuki Araştırmalar Derneği (HUDER) Konya Şube Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Ruşen yaptığı açıklamada şu ifadelere yer aldı: “Bugün burada, geçtiğimiz günlerde Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan, yüreklerimizi parçalayan menfurokul baskınlarının derin üzüntüsü ve şoku içerisindeyiz. Hayatını kaybeden yavrularımız, yıkılan aileleri ve kahrolan milletimiz bilmelidir ki bu acıyı en derinden biz de paylaşıyoruz ve yine bilinmelidir ki bu bireysel bir suç değil; toplumsal bağışıklık sistemimizin çöktüğünün ve zihinsel egemenliğimizin ağır bir saldırı altında olduğunun açık bir göstergesidir. Günümüzde devletlerin egemenlik hakkı yalnızca fiziki sınırların korunması ile sınırlı değildir. Egemenliğin en kritik ve korunması gereken sahası; bireyin zihni, iradesi ve dikkatidir. Artık savaşlar toprak üzerinde değil, insan zihni üzerinde yürütülmektedir. İzinli veya izinsiz veri hasatları, davranışsal manipülasyon algoritmaları ve dikkat ekonomisi üzerinden kurulan sistemler; bireyin karar verme mekanizmasını, arzu yapısını, irade gücünü sistematik şekilde hedef almaktadır.
Bu durum yalnızca bir teknoloji meselesi değildir. Bu, milli güvenlik meselesidir, toplumsal sağlık meselesidir, insan haysiyeti meselesidir. Bugün bir atom bombası bir şehri yok edebilir ancak nesillerin zihinsel olarak ifsad edilmesi, bir milletin tamamını geri dönülmez biçimde çökerten daha büyük bir tehdittir. Bu sebeple HUDER olarak bu süreci: DİJİTAL ESARET REJİMİ olarak tanımlıyoruz. Bu rejime karşı yalnızca teknik değil; hukuki, ahlaki, kültürel ve medenî bir direnç hattı kuruyoruz.”

Dijital esaret rejimi uyarısı! HUDER'den çarpıcı açıklama

‘TESADÜF DEĞİL’

“Evet diyoruz ki bu olaylar tesadüf değildir. Elinde silahla okul koridorlarında terör estiren o çocukların zihinleri; yıllardır ekranlar aracılığıyla sistematik bir şekilde zehirlenmektedir. Şiddeti Estetik Hale Getirenler: Suçu ve şiddeti "karizma" olarak pazarlayan senaristler, mafya figürlerini gençlere rol model olarak sunan yapımcılar bu tablonun asli sorumlularıdır. Algoritmik Tiranlık: Dijital platformlar, sadece birer araç değil; çocukların dikkat sürelerini parçalayan, onları dopamin bağımlısı haline getiren ve "anlık haz-düşük çaba" döngüsüne hapseden davranış mühendisliği sistemleridir. Bu ekosistemi yönetenler için yaşanan toplumsal çürüme tamamen kıymetsizdir. Bilişsel Sabotaj: "Skip" (atla) kültürüyle sabır eşiği yok edilen, "sonsuz kaydırma" ile iradesi felç edilen bir nesil, gerçek hayattaki en küçük zorlukta şiddete yönelmektedir. Bu algoritma üreticilerinin bilinçli bir kar döngüsü olup toplumsal maliyetleri umurlarında dahi değildir. HUDER Konya Şubesi olarak haykırıyoruz: Reyting ve "tık" uğruna bir milletin ruhuna suikast düzenleyenler, bu kanlı sahnelerin görünmez ortaklarıdır.

‘RADİKAL ADIMLAR ATILMALI’

Yaşanan bu trajedi, HUDER olarak ilan ettiğimiz Ekran Manifestosunun ne kadar hayati olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır. Bizler bu süreci bir "Dijital Esaret Rejimi" olarak tanımlıyor ve şu radikal adımların ivedilikle atılmasını talep ediyoruz:

A. Teknik ve Yasal Düzenlemeler (Radikal Regülasyonlar):

* Sonsuz Kaydırma ve Otomatik Oynatma Yasaklanmalıdır: Dikkat süresini yok eden "infinitescroll" sistemleri yasaklanmalı, her 10-15 dakikada bir zorunlu fiziksel farkındalık molası getirilmelidir.

* Dijital Sokağa Çıkma Yasağı: 21:00–07:00 saatleri arasında çocuk profilleri tüm algoritmik içerik akışlarından ve bildirimlerden tamamen izole edilmelidir.

* Digital Kurul Kurulmalıdır: Algoritmaların bağımlılık yapma ve manipülasyon kapasitesini denetleyecek; nörobilimci ve psikologlardan oluşan bağımsız bir "Digital Kurul" ivedilikle hayata geçirilmelidir.

* Oyun İçi Kumar Yasaklanmalıdır: "Loot box" ve benzeri kumar mekanizmaları 18 yaş altına tamamen yasaklanmalı, bu sistemlerin birer "kumar" olduğu hukuken tescil edilmelidir.

B. İçerik Rejimi ve Ahlaki Mimari:

* Kötülüğün Aklanamazlığı İlkesi: Hiçbir içerikte suçlu kahramanlaştırılamaz, sapkın normalleştirilemez, uyuşturucu satıcısı iyilik meleği, hayat kadını pazarlayan fakir fukaranın dostu, mafya babası hayvan hakları savunucusu hırsız "Robin Hood" gibi gösterilemez. Kocasını aldatan bir kadın aşkın masumiyeti ile aklanamaz. Zina standart, evlilik istisna gibi gösterilemez.Bizimkültürümüzde Kötülük, kötülük olarak kalmalıdır.Hiçbir erdem kötü karakterlere ilave edilemez. Haysiyetsizlik ile haysiyet aynı anda bir kişide bulunamaz bunun aksi kötülüğü normalleştirmek için yapılan kasti bir durumdur. 

* Tam Cezai Sorumluluk: Bir dizi, oyun veya bir içerikbir çocuğun şiddet eylemine doğrudan ilham kaynağı oluyorsa; o içeriğin yapımcısından senaristine kadar herkes hukuken ve cezai olarak sorumlu tutulmalıdır. Editoryal özgürlük, bir sorumsuzluk kalkanı olamaz. Ahlaksızlığı ilk bölümden sabit olan bir dizinin topluma zehrini akıtması için sonuna akdar müdehale edilmemesi büyük bir hatadır. 

* Zorunlu İyilik Şartı: Her içerik ahlak, değer ve insanı yükselten bir muhteviyat taşımak zorundadır; topluma katkısı olmayan içerikler kamusal alanda yer bulmamalıdır.

Dijital esaret rejimi uyarısı! HUDER'den çarpıcı açıklama

3. AİLELERE VE DEVLETE ÇAĞRIMIZDIR

Eğitim sistemimiz, sadece yazılım kullanmayı öğreten bilişim dersleri; algoritmik manipülasyonları deşifre eden Bilişsel Güvenlik ve Dijital Karakter muhteviyatı ile güçlendirilmelidir. Anne ve babalara sesleniyoruz: Gece sokağa bırakmadığınız evlatlarınızı, dijital dünyanın dipsiz kuyularında tek başlarına bırakmayın. Evlerinizde cihazlardan arındırılmış Manevi Vahalar ve CihazsızSaatler ilan edin. Onların oyunların, sonsuz kaydırmaların, atla tuşunun, ganimet kutularının renkli ve zehirli kollarına bırakmayın. Çocuklarınızı asla sahipsiz bırakmayın. 

Sonuç Olarak; Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki olaylar durumun vehametinin ve acil eylem planı yapmanın gerekliliğinin bir göstergesidir. Teknolojiyi bir efendi olmaktan çıkarıp, yeniden insanlığın "hizmetkârı" yapana kadar mücadelemiz sürecektir. Milli egemenliğimizin bir parçası olan açık zihinlerimizin, toplumsal ahlakımızın ve vicdanımızın yönetilmesine asla müsaade etmeyeceğiz. 

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

Özel Haber

Bakmadan Geçme