Doğadaki gizli tehlike: Kene
Kene ısırığı kaynaklı Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı riski yaz aylarıyla birlikte yeniden gündeme gelirken Acil Tıp Hekimi Dr. Vusal Yusifov, kene temasının hafife alınmaması gerektiğini belirtti.
Haberin Özeti
- • Yaz aylarında artan kene temasının Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) riski taşıdığını belirten Dr. Vusal Yusifov, her temasın ciddiye alınmasını vurguladı.
- • KKKA belirtileri kene temasından sonraki birkaç gün ile iki hafta içinde; yüksek ateş, halsizlik, baş ağrısı gibi şikayetlerle ortaya çıkabilir.
- • Virüs taşıyan kenelerin ayırt edilememesi nedeniyle, gereksiz paniğe kapılmadan ancak tedbiri elden bırakmadan erken tıbbi başvuru büyük önem taşımaktadır.
Yaz mevsiminin gelmesi ve havaların ısınmasıyla birlikte vatandaşlar parklar, mesire alanları ve kırsal bölgelerde daha fazla vakit geçirmeye başladı. Ancak doğayla iç içe geçirilen zamanın artması, kene kaynaklı sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Konya Sürmanşet Gazetesi'nden M. Kürşat Ercan'ın haberine göre, Özellikle Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına karşı dikkatli olunması gerektiğini belirten Akademi Meram Hastanesi Acil Tıp Hekimi Dr. Vusal Yusifov, kene vakalarının ilkbahar ve yaz aylarında belirgin şekilde arttığını söyledi. Kene temasının her zaman hastalık anlamına gelmediğini vurgulayan Yusifov, virüs taşıyan kenelerin dış görünüşlerinden ayırt edilemediğine dikkat çekerek her temasın ciddiye alınması ve olası belirtilerin yakından takip edilmesi gerektiğini ifade etti.
"HER KENE TEMASI CİDDİYE ALINMALI”
Her kene ısırığının Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına yol açmadığını, kenenin virüsü taşıyor olması gerektiğini söyleyen Yusifov, hangi kenenin hastalık etkenini taşıdığının dış görünüşünden anlaşılmasının mümkün olmadığını bu nedenle her kene temasının dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Özellikle yaz aylarında artan kene vakalarının toplumda endişeye neden olduğunu dile getiren Yusifov, vatandaşların gereksiz paniğe kapılmadan ancak tedbiri de elden bırakmadan hareket etmelerinin önemli olduğunu kaydetti. Kene ile temas eden kişilerin sağlık durumlarını yakından takip etmeleri gerektiğini belirten Yusifov, herhangi bir belirti ortaya çıkmasa bile ilk günlerde dikkatli olunmasının önem taşıdığını söyledi. Hastalığın erken fark edilmesinin tedavi sürecinde büyük avantaj sağladığını da sözlerine ekledi.
“BELİRTİLER İKİ HAFTAYA KADAR ORTAYA ÇIKABİLİR”
KKKA'nın belirtilerine ilişkin bilgi veren Yusifov, semptomların çoğu zaman kene temasından sonraki birkaç gün içerisinde ortaya çıktığını, ancak bazı vakalarda bu sürenin iki haftaya kadar uzayabildiğini ifade etti. Hastalığın ilk dönemlerinde yüksek ateş, halsizlik, baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları, iştahsızlık, bulantı ve kusma gibi şikâyetlerin görülebildiğini belirten Yusifov, bu belirtilerin birçok hastalıkla karıştırılabildiğine dikkat çekti. Bu nedenle özellikle kene teması öyküsü bulunan kişilerin belirtileri hafife almaması gerektiğini vurgulayan Yusifov, erken dönemde sağlık kuruluşlarına başvurulmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Hastalığın ilerleyen evrelerinde ise cilt altında kanamalar, burun kanaması ve diğer kanama bulgularının ortaya çıkabileceğini aktaran Yusifov, bu tür durumların vakit kaybetmeden tıbbi değerlendirme gerektirdiğini ifade etti.
“KENENİN ÜZERİNE KİMYASAL MADDE DÖKMEYİN”
Kene ısırığı sonrasında yapılan yanlış uygulamaların ciddi riskler oluşturabileceğini belirten Yusifov, en sık karşılaşılan hataların kenenin üzerine kolonya, alkol, yağ, sabun, sigara veya çeşitli kimyasal maddeler sürmek olduğunu söyledi. Bu tür yöntemlerin halk arasında yaygın olarak bilinse de bilimsel açıdan doğru olmadığını ifade eden Yusifov, kenenin strese girmesi nedeniyle taşıdığı mikroorganizmaları daha kolay bulaştırabileceğini kaydetti. Ayrıca kenenin ezilmesi, patlatılması ya da çıplak elle çıkarılmaya çalışılmasının da enfeksiyon riskini artırabileceğini belirten Yusifov, yanlış müdahalelerin kenenin bir kısmının deri içerisinde kalmasına yol açabileceğini söyledi. Vatandaşların kulaktan dolma bilgiler yerine sağlık otoritelerinin tavsiyelerine uyması gerektiğini dile getiren Yusifov, doğru müdahalenin olası sağlık sorunlarının önüne geçebileceğini vurguladı.
“KENE FARK EDİLDİĞİNDE PANİK YAPILMAMALI”
Kene ile karşılaşıldığında ilk olarak sakin kalınması gerektiğini belirten Yusifov, mümkün olan durumlarda kenenin sağlık kuruluşlarında uygun yöntemlerle çıkarılmasının en güvenli yaklaşım olduğunu ifade etti. Sağlık kuruluşuna ulaşımın gecikmesi halinde ise ince uçlu bir cımbız yardımıyla kenenin deriye en yakın noktadan tutulup yavaş ve dik bir şekilde çekilebileceğini aktaran Yusifov, işlem sonrasında bölgenin temizlenmesi gerektiğini söyledi. Kene çıkarıldıktan sonra kişinin kendisini gözlem altında tutmasının önemli olduğunu vurgulayan Yusifov, ateş, halsizlik, baş ağrısı, kas ağrıları, bulantı, kusma veya kanama bulgularının ortaya çıkması durumunda mutlaka sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini kaydetti. Özellikle riskli bölgelerde yaşayan veya kene teması sonrasında şikâyet geliştiren kişilerin zaman kaybetmeden uzman değerlendirmesinden geçmesi gerektiğini belirtti.
“NİSAN AYINDAN EKİM AYINA KADAR DİKKATLİ OLUNMALI”
Kene vakalarının genellikle ilkbahar ve yaz aylarında arttığını belirten Yusifov, özellikle nisan ayından başlayıp ekim ayına kadar devam eden dönemde vatandaşların daha dikkatli davranması gerektiğini söyledi. Kene açısından en riskli alanların otlaklar, çalılık bölgeler, piknik alanları, tarım arazileri, ormanlık alanlar ve hayvancılıkla uğraşılan bölgeler olduğunu ifade eden Yusifov, doğada geçirilen sürenin artmasıyla birlikte kene ile karşılaşma olasılığının da yükseldiğini kaydetti. Tarım ve hayvancılıkla uğraşan kişilerin yanı sıra doğa yürüyüşü yapanlar, kampçılar ve piknik amaçlı kırsal alanlara giden vatandaşların da risk grubunda yer aldığını belirten Yusifov, açık alanlarda bulunulan süre boyunca çevresel risklerin göz önünde bulundurulması gerektiğini söyledi. Özellikle yaz mevsiminde yoğun kullanılan kırsal alanlarda kişisel tedbirlerin ihmal edilmemesinin önem taşıdığını vurguladı.
“DOĞADAN DÖNÜŞTE VÜCUT MUTLAKA KONTROL EDİLMELİ”
Kene temasından korunmak için alınabilecek önlemlere de değinen Yusifov, doğa yürüyüşleri, piknikler ve tarımsal faaliyetler sırasında mümkün olduğunca açık renkli kıyafetlerin tercih edilmesini önerdi. Uzun kollu giysiler giyilmesi ve pantolon paçalarının çorap içine alınmasının kenenin vücuda ulaşmasını zorlaştıracağını belirten Yusifov, açık alanlardan dönüşte vücudun dikkatlice kontrol edilmesi gerektiğini ifade etti. Özellikle kulak arkaları, koltuk altları, kasık bölgesi ve diz arkalarının detaylı şekilde incelenmesini tavsiye eden Yusifov, çocukların da mutlaka gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi. Yüksek otların ve çalılıkların içerisine girilmemesi, yere doğrudan oturulmaması ve koruyucu önlemlerin ihmal edilmemesinin kene temasını önemli ölçüde azaltacağını aktaran Yusifov, erken fark edilen ve doğru şekilde müdahale edilen kene vakalarında riskin büyük ölçüde azaltılabileceğini sözlerine ekledi.
Bakmadan Geçme