Dünyada arttı Konya'da azaldı

Karantina sürecinde dört duvar arasındaki hayat, evlilikleri, ilişkileri, kötü etkiledi. Dünya genelinde kadına şiddet vakalarında artış yaşandı. Türkiye'de ise karantina sürecinde kadına şiddet 27.8 oranında artış gösterdi.

Dünyada arttı Konya'da azaldı
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Karantina sürecinde dört duvar arasındaki hayat, evlilikleri, ilişkileri, kötü etkiledi. Dünya genelinde kadına şiddet vakalarında artış yaşandı. Türkiye’de ise karantina sürecinde kadına şiddet 27.8 oranında artış gösterdi. Toplumu bekleyen asıl tehlikenin salgın sonrası yaşanacak kaygı ve depresyonun olduğunu söyleyen Ali Bozgedik, Pandemi sonrası Konya Emniyeti’ne ve Konya Adliyesi’ne kadına şiddetle ilgili belirgin artış gösteren başvuru olmadığını, hatta bir azalmanın söz konusu olduğunu söyledi.

Karantina süreci, ilişkileri olumsuz etkiledi. Kadına şiddet yüzde 27.8oranında arttı. Dünya geneline baktığımızda Korona salgını bittikten sonra boşanmaların hızla artacağı ön görülüyor. Necmettin Erbakan Üniversitesi Aile ve Gençlik Uygulama ve Araştırma Merkezi Aile Danışmanı Öğr. Gör. Ali Bozgedik konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

BEKLEYEN TEHLİKE: KAYGI VE DEPRESYON!

Toplumu bekleyen asıl tehlikenin salgın sonrası yaşanacak kaygı ve depresyon olduğunu söyleyen Bozgedik, “ Salgın sonrası uzun süre kapalı kalmak insanda stres ve anksiyete bozukluğuna neden olabilir. Kaygı ve stresi artan bir insan bu öfkesini kadına da yönlendirebilir. Nitekim İstanbul Üniversitesi 9 Nisan tarihli covid-19 araştırmasına göre araştırmaya katılan 4 bin 600 kişinin yüzde 52’si uyku kalitesinin bozulduğunu ve kendisini hapse atılmış gibi hissettiğini belirtmiş.Pandemi sonrası ciddi psikolojik problemlerin bizi beklediği gerçektir. Aynı araştırmada aile bağlarım güçlendi diyenler yüzde 51’dir. Aile içinde iletişim sorunlarım arttı diyenler yüzde 17 civarındadır. Salgın ve savaş dönemlerinde kaygı ve stresin artığı bir gerçektir. Fakat bu dönemlerde ailenin dayanışma kültürü ve aile bağlarının da arttığı gözlemlenmektedir. Asıl sürecin gidişatını salgının süresi ve evde kalma süresi belirleyecektir “ diye aktardı.

ali-bozgedik.jpg

‘KONYA’DA KADINA ŞİDDETTE AZALMA YAŞANDI’

Pandemi sonrası Konya emniyetine ve Konya adliyesine kadına şiddetle ilgili herhangi bir artış yaşandığını gösteren başvuru olmadığının altını çizen Bozgedik, “Konya’da yaklaşık yılda 10 bin kişi evlenmektedir. Konya adliyesinde 7 aile mahkemesi bulunmaktadır. Bu mahkemelerin yaklaşık 4 bin 500 kişinin dosyasını boşanma kararı aldıkları bilinmektedir. TÜİK sonuçlarına göre Türkiye’de kaba boşanma oranı yüzde 22 civarında iken bu oran Konya’da yüzde 45 civarındadır. Salgın sonrası mahkemeler duruşmaya ara verdiğinden 2020 istatistiklerinde azalma olacağı kesindir. Nöbetçi mahkemeye başvuruların çoğu uzlaştırma talebi ile ilgili. Pandemisonrası Konya emniyetine ve Konya adliyesine kadına şiddetle ilgili belirgin artış gösteren başvuru olmamıştır. Hatta azalma olduğunu bile söyleyebiliriz. Evde kalın çağrıları ve sokağa çıkma yasakları adli konularda düşüş yaşanmasına neden olmuştur “ ifadelerini kullandı.

‘BAŞVURACAĞIMIZ İLK YÖNTEM: EĞİTİM’

Aile içi şiddeti önlemek için başvuracağımız ilk yöntemin eğitim olduğuna dikkat çeken Bozgedik, şunları kaydetti: “ Erkek çocuklarını yetiştirirken pozitif ayrımcılık ve cinsiyet ayrımcılığı yapmadan yetiştirmek önemlidir. Annelerimiz erkek çocuklarını yetiştirirken şunu öğretmelidir. “Kız çocuklarımız bize Allah’ın emanetidir.” anlayışı ile yetiştirmelidir. “Erkektir, ne yapsa yeridir.” şımarıklığı ile yetişen çocuklarımız maalesef büyüdüğünde şiddet eğilimli olabiliyor. Zayıf gördüğü kadına öfkesini yönlendirebiliyor. Sıkı kanunlarla, uzaklaştırmalarla bu işin çözülmediği gerçek. Aile ve okul hayatında kadın erkek olgusu, eğitim yolu ile iyileştirilebilir, diye düşünüyorum. “

‘SONUÇ HER ZAMAN OLUMSUZ ALGILANMAMALI’

Kriz anlarının her zaman kötü algılanmaması gerektiğini savunan Bozgedik, “ Eğer bir kriz varsa muhakkak sonuçları her zaman olumsuz algılanmamalıdır. Birilerinin krizi, birilerinin fırsatı olabilir. Öncelikle tüm aile bireylerinin sakin olması gerektiğini düşünüyorum. Anne babaların çocuklara örnek olacak şekilde birbirine sevgi ve saygı içerisinde davranmalarını öneriyorum. Tıpkı normal zamanlardaki gibi uyku düzenine özen gösterilmelidir. Aile içerisinde sorumluluk paylaştırılmalı her iş anneye veya kadına yüklenmemelidir. Çocuklar da dahil herkesin bu ev için sorumlulukları tanımlanmalıdır. Çocuklar için online dersler tıpkı okuldaymış gibi algılanmalı ve ciddiyetle sürdürülmelidir “ ifadelerine yer verdi.

‘BİRBİRİNİZE SABIRLI OLUN!’

Bu süreçte evli çiftlerin birbirlerine normalden daha sabırlı davranılmaları gerektiğine değinen Bozgedik, “ Birliktelikle yapılan işler ve bireysellikle yapılan işler birbirinden ayrılmalıdır. Hep beraber ailece bir filme bakma birlikte yapılacak güzel bir etkinliktir. Fakat bireysel stresi azaltmak için erkek ve kadın ev içinde muhakkak ayrı ayrı hobiler elde etmelidir. Çiftler evde her konuda beraber hareket etmek zorunda değiller. Her birey stres ve sıkıntısını atacağı evde yapılabileceğibir spor veya bir uğraşı edinebilir. Stres ve kaygılarımızı gidermek için eşimize yönelmemiz bize sadece zaman kaybettirir ve kırılganlıklarımız artar. Birbirimize çatışma için harcayacağımız enerjimizi kendimizi ve birbirimizi geliştirmek için harcamamız daha doğru olur “ ifadelerini kullandı. Her evlilikte sorunların olabileceğini vurgulayan Bozgedik, “ Eskilerin bir sözü vardır. “Kavgasız ev çalgısız düğüne benzer” diye. Sağlıklı bir şekilde çatışmayı öğrenmemiz gerekmekte. Kabahati hep karşı cinse aramak ve birbirinin hatalarına odaklanmak yerine,problemin kendisine yönelip, birlikte yol almak bizi mutluluğa götürür “ diyerek sözlerini noktaladı.

SÜMEYRA KENESARI / YENİ HABER GAZETESİ

Bakmadan Geçme