• Haberler
  • Konya
  • Gazeteci Yazar Hüseyin Besli: 'Lider doğulur ama liderlik işlenir'

Gazeteci Yazar Hüseyin Besli: 'Lider doğulur ama liderlik işlenir'

Gazeteci Yazar Hüseyin Besli, 13. Konya Kitap Günleri'nde gerçekleştirdiği söyleşide, 'Bir Liderin Doğuşu: Recep Tayyip Erdoğan' kitabının ortaya çıkış hikâyesini ve Erdoğan'ın siyasi hayatındaki dönüm noktalarını anlattı. 'Lider doğulur ama liderlik işlenir' diyen Besli, liderliğin doğuştan gelen özelliklerle birlikte dönemin şartları, toplumsal kırılmalar ve çevrenin etkisiyle şekillendiğini söyledi.

13. Konya Kitap Günleri kapsamında okurlarıyla buluşan Gazeteci-Yazar Hüseyin Besli, “Bir Liderin Doğuşu: Recep Tayyip Erdoğan” kitabının ortaya çıkış hikâyesinden Erdoğan’ın siyasi hayatındaki kırılma noktalarına, Kasımpaşa’nın karakter oluşumundaki etkisinden Türkiye siyasetinin dönüşümüne kadar pek çok konuda dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan’ın hayatını anlatırken aynı zamanda bir dönemin siyasi ve toplumsal yapısını da ele aldıklarını belirten Besli, “Bu sadece bir biyografi kitabı değil, aynı zamanda bir dönem kitabı” dedi.

Gazeteci Yazar Hüseyin Besli: 'Lider doğulur ama liderlik işlenir'

BİR KİTAP FİKRİ, CANLI YAYINDA VERİLEN SÖZLE BAŞLADI

Gazeteci Yazar Hüseyin Besli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gençlik yıllarından başlayarak siyasi mücadelesini, belediye başkanlığı dönemini ve başbakanlığa uzanan sürecini anlattığı “Bir Liderin Doğuşu: Recep Tayyip Erdoğan” kitabının yazılma hikâyesini paylaştı. Kitabın fikrinin AK Parti’nin kuruluş yıllarında ortaya çıktığını belirten Besli, o dönemde Milli Görüş geleneğinden gelen isimlerin siyasi ve düşünsel değişimlerinin yoğun biçimde tartışıldığını söyledi. 

Bir açık oturumda Hasan Cemal’in değişim üzerine yaptığı değerlendirmelerin ardından Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Bizimkini de biz kendimiz yazamasak da bizim adımıza birileri yazar” sözünü hatırlatan Besli, bu ifadeyi kendisi açısından bir görev olarak kabul ettiğini dile getirdi. Ancak kitabın yazım sürecinin başlaması için 2009 yılını beklemek gerektiğini belirten Besli, demokratik açılım sürecine ilişkin bir görüşme sırasında Erdoğan’a yeniden kitap meselesini hatırlattığını söyledi. Besli, o görüşmede Erdoğan’ın kendisine, “Başka hiçbir şeyle ilgilenmiyorsun ve bu kitabı yazıyorsun. Gerekirse meclise de gitme, partiye de gelme ama bu kitabı yaz” dediğini aktardı. Böylece kapsamlı bir çalışmaya başladıklarını ifade eden Besli, 100’den fazla kişiyle görüştüklerini, görüşmelerin büyük bölümünü kayda alıp deşifre ettiklerini ve kitabı bu kayıtlar üzerinden oluşturduklarını kaydetti.

Gazeteci Yazar Hüseyin Besli: 'Lider doğulur ama liderlik işlenir'

ESERİN YAYIMLANMADAN ÖNCE OKUNMAMASINI İSTEDİ

Kitabın yalnızca bir siyasi liderin hayatını anlatmakla sınırlı olmadığını vurgulayan Besli, çalışmanın 1970’li yıllardan 2002’ye kadar uzanan siyasi atmosferi, siyasi hareketlerin iç dinamiklerini ve dönemin insan ilişkilerini de ele aldığını söyledi. Besli, eserin aynı zamanda Cumhuriyet dönemi siyasetine yönelik bir eleştiri ve hesaplaşma niteliği taşıdığını belirterek, “Bu kitap hem bir dönemin tarihini hem de bir siyasi hareketin iç dinamiklerini, insan ilişkilerinin nasıl yürüdüğünü hiç sansüre tabi tutmadan, açıkça yazmaya çalıştı” ifadelerini kullandı. Kitabın hazırlık sürecinde Erdoğan’dan önemli bir talepte bulunduğunu da anlatan Besli, eserin yayımlanmadan önce okunmamasını istediğini söyledi. Bunun nedenini ise kitabın bağımsızlığını korumak olarak açıklayan Besli, Erdoğan’ın bu talebine uyduğunu ve kitap yayımlanana kadar metni okumadığını belirtti.

Gazeteci Yazar Hüseyin Besli: 'Lider doğulur ama liderlik işlenir'

‘LİDER DOĞULUR AMA LİDERLİK İŞLENİR’

Liderliğin doğuştan gelen bir özellik olduğunu belirten Besli, bu özelliğin ortaya çıkmasında dönemin şartlarının ve toplumsal kırılmaların belirleyici rol oynadığını dile getirdi. İstanbul Üniversitesi Psikoloji Bölümü mezunu olduğunu, sosyoloji ve felsefe alanlarında da eğitim aldığını ifade eden Besli, liderlik kavramını insanın doğuştan getirdiği özellikler olduğunu söyledi. “Lider sonradan olunmaz, lider doğulur” diyen Hüseyin Besli, bunun her liderlik potansiyeline sahip kişinin mutlaka lider olacağı anlamına gelmediğini belirtti. Toplumsal şartların, fırsatların ve tarihsel gelişmelerin liderlik özelliklerini görünür hâle getirdiğini ifade eden Besli, “Kırılma zamanları çok güçlü liderler çıkarır. Çünkü toplumun tutunacağı bir dala, sığınacağı bir limana ihtiyacı vardır. Kırılma dönemleri liderleri büyütür. Liderlik vasfı yalnızca siyasi imkânlar veya çevresel destekle oluşturulamaz. Lider doğulur ama liderlik işlenir. Devrin, çevrenin etkisiyle işlenir ve daha keskin hâle getirilir” dedi.

Gazeteci Yazar Hüseyin Besli: 'Lider doğulur ama liderlik işlenir'

KASIMPAŞA, ERDOĞAN’IN SİYASİ KİMLİĞİNİ ANLAMANIN ANAHTARLARINDAN BİRİ

Recep Tayyip Erdoğan’ın kişiliğinin ve siyasi dilinin oluşumunda Kasımpaşa ile Beyoğlu’nun özel bir yere sahip olduğunu belirten Besli, bu iki bölgenin İstanbul’un farklı toplumsal ve kültürel katmanlarını bir araya getirdiğini söyledi. Beyoğlu’nun tarihsel olarak Batılılaşmanın, kültür ve sanat hayatının, yabancı temsilciliklerin ve farklı yaşam biçimlerinin merkezi olduğunu ifade eden Besli, Kasımpaşa’nın ise Anadolu kültürünü ve toplumsal hafızasını temsil ettiğini dile getirdi. Kasımpaşa ile Besli, Beyoğlu arasındaki Doğu-Batı ve Anadolu-İstanbul geriliminin, Erdoğan’ın yetiştiği sosyal çevrenin anlaşılmasında belirleyici olduğunu vurguladı. Bu iki farklı dünyanın birbiriyle temas ettiği bir çevrede yetişmenin önemli olduğunu kaydeden Besli, “Kasımpaşa’yı yalnızca Anadolu’yu temsil eden bir semt olarak görülmemesi gerekiyor. Kasımpaşa, Anadolu’nun değerlerini taşırken Beyoğlu’nun kültürel dünyasına da yabancı olmayan bir toplumsal yapıya sahipti. Bu durumu Erdoğan’ın siyasi kimliğini anlamak açısından önemli buluyorum. İnsan çevresinin çocuğudur. Adetler zamanla alışkanlıklara, alışkanlıklar zamanla karaktere dönüşür” dedi.

Gazeteci Yazar Hüseyin Besli: 'Lider doğulur ama liderlik işlenir'

İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI SİYASİ YÜKSELİŞİN BAŞLANGICI

Erdoğan’ın siyasi kariyerinde bazı kritik gelişmelerin sonraki yılların seyrini değiştirdiğini belirten Besli, 1991 genel seçimlerinde yaşananları bu açıdan önemli bir örnek olarak gösterdi. 

Konya Demeç Gazetesindeki İsmail Poçan'ın haberine göre, o dönem Refah Partisi İstanbul birinci bölge milletvekili adayı olan Erdoğan’ın, tercihli oy sistemi nedeniyle milletvekilliğini kaybettiğini anlatan Besli, bu gelişmenin farklı bir siyasi yolun önünü açmış olabileceğini ifade etti. Besli, Erdoğan’ın milletvekili seçilmesi hâlinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday olup olmayacağının ve sonraki siyasi gelişmelerin nasıl şekilleneceğinin bilinmesinin mümkün olmadığını belirterek, “Eğer milletvekili olsaydı biz İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak Tayyip Bey’i görmeyecektik. Bu durum siyasi hayatta küçük gibi görünen gelişmelerin uzun vadede ne kadar büyük sonuçlar doğurabileceğini gösterdi” dedi. 1994 yerel seçimlerinde Erdoğan’ın yüzde 25,6 oyla İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmesini de dönemin siyasi şartları içinde değerlendiren Besli, bu sonucun önemli bir siyasi yükselişin başlangıcı olduğunu söyledi.

Gazeteci Yazar Hüseyin Besli: 'Lider doğulur ama liderlik işlenir'

PINARHİSAR SÜRECİ YENİ BİR SİYASİ YOLUN BAŞLANGICI OLDU

Hüseyin Besli, Recep Tayyip Erdoğan’ın Pınarhisar Cezaevi’nde geçirdiği dönemin siyasi hayatında önemli bir yenilenme süreci olduğunu belirterek, “Pınarhisar, Tayyip Erdoğan için bir tecdit dönemi, bir yenilenme dönemi oldu. Bana sonra söylendiğine göre ilk defa bağımsız yeni bir parti fikri hapisteyken aklına gelmiş. Orada net olarak artık Milli Görüş partileri içinde devam edilemeyeceğine, yeni bir parti kurması gerektiğine karar vermiş” dedi. Erdoğan’ın cezaevinde yoğun bir çalışma yürüttüğünü de anlatan Besli, “Tayyip Bey’e mektup yazanlar anlatmıştı, kendisine gelen mektupların tamamını kendi el yazısıyla cevap vermiş. Gerçekten de kendi el yazısıyla verdiği cevapları, sonraki AK Parti çalışmalarımızda gittiğimiz illerde mutlaka karşımıza çıkardı” ifadelerini kullandı. Cezaevinde siyasi ve fikrî çalışmaların da sürdüğünü belirten Besli, arkadaşlarının her hafta belirli konularda raporlar hazırladığını, bu raporların birlikte değerlendirildiğini ve Erdoğan’a bırakıldığını anlattı. Besli, bu sürecin yeni bir siyasi hareketin şekillenmesinde etkili olduğunu dile getirdi.

Gazeteci Yazar Hüseyin Besli: 'Lider doğulur ama liderlik işlenir'

‘AK PARTİ’NİN KURULUŞU DÜŞÜNSEL BİR DÖNÜŞÜMÜN SONUCUYDU’

Hüseyin Besli, Milli Görüş hareketinin dışarıdan göründüğü kadar homojen bir yapıya sahip olmadığını belirterek, “Milli Görüş hareketinin kuruluşundan itibaren nereye evrileceği tartışması vardı. Bir grup klasik eşraf anlayışıyla dini anlıyordu, bir grup da üniversite bitirmiş, sosyal bilimlerle meşgul olmaya başlamış, entelektüel arayışları olan insanlardan oluşuyordu. Tayyip Bey ikinci cepheye yakındı” dedi. 

1970’li yıllarda çıkardıkları Düşünce dergisinin bu ayrışmanın somut örneklerinden biri olduğunu ifade eden Besli, “Ben aynı zamanda o yıllarda Milli Selamet Partisi İstanbul İl Gençlik Kolu üyesiydim. Dergideki arkadaşlar bana ‘Ne işiniz var o körlerle’ diyor, partidekiler de ‘Ne işiniz var o sapıklarla’ diyordu. Bu hep devam etti. Ta ki Fazilet Partisi’ndeki yenilikçi-gelenekçi tartışmasına kadar. Sonunda ayrılık oldu. Entelektüel tabana dayanan kesim farklı bir yol çizdi” diye konuştu.

Gazeteci Yazar Hüseyin Besli: 'Lider doğulur ama liderlik işlenir'

‘DİLİ YÜREĞİNE EN YAKIN İNSAN’

Hüseyin Besli, yıllarca birlikte çalıştığı ve yakından tanıdığı Recep Tayyip Erdoğan ile kamuoyunun tanıdığı Erdoğan arasında büyük bir fark olmadığını belirterek, “Ben eskiden şöyle derdim: Bana ‘Tayyip Bey’i en kısa şekilde nasıl anlatırsın?’ diye sorduklarında ‘Dili yüreğine en yakın insan’ diye tarif ederdim. Yani içinden geçenleri hiç saklamayan ve hemen söyleyen birisi. Böyle olunca pek gizli saklısı kalmıyor” dedi. Erdoğan’ın düşüncelerini çoğu zaman doğrudan ifade ettiğini vurgulayan Besli, “Bir olay olurdu, bir mesele hakkında konuşurduk, ‘Şimdilik aramızda kalsın’ derdi ama hemen başkalarına da aynı şekilde anlatırdı. Çünkü içinde tutamazdı, mutlaka söylerdi” ifadelerini kullandı.

Gazeteci Yazar Hüseyin Besli: 'Lider doğulur ama liderlik işlenir'

EMİNE ERDOĞAN’IN SİYASİ VE TOPLUMSAL HAYATTAKİ ROLÜ

Hüseyin Besli, Emine Erdoğan’ın Recep Tayyip Erdoğan’la evlenmeden önce de aktif bir sosyal çevrenin içinde bulunduğunu belirterek, “Emine Erdoğan, Tayyip Bey’le evlenmeden önce de aktivistti. Bugünkü anlamda aktivist birisiydi. Şule Yüksel Şenler’in ekibindeydi. Dolayısıyla evlendiğinde kiminle evlendiğini, nasıl bir hayat yaşayan birisiyle evlendiğini çok iyi biliyordu” dedi. Emine Erdoğan’ın eşinin siyasi mücadelesine destek veren bir karaktere sahip olduğunu ifade eden Besli, “Genellikle hanımlar eşlerinden sabah 9 akşam 5 düzen isterler. Oysa Emine Hanım aksine eşinin daha çok siyasette çalışmasını, dava için çalışmasını isteyen bir karakterdi. Yani eve bağlanmasını değil, daha çok çalışmasını, daha çok insana dokunabilmesini isteyen birisiydi” diye konuştu. Çocuklarının büyümesinin ardından Emine Erdoğan’ın kendisine farklı çalışma alanları oluşturduğunu vurgulayan Besli, özellikle sıfır atık çalışmalarına dikkat çekerek, “Meşhur sıfır atık meselesi, tamamen kendisinin açtığı bir alan. Hükümet programında olmayan bir şeyi kendisi başlattı. Bunun gibi kendisine alan açmasını becerebilen ve bunu layıkıyla yerine getirebilen bir şahsiyet” ifadelerini kullandı.

Gazeteci Yazar Hüseyin Besli: 'Lider doğulur ama liderlik işlenir'

‘KÜLTÜREL ALANDAKİ BOŞLUK YETERİNCE DOLDURULAMADI’

Hüseyin Besli, AK Parti döneminin siyasi mirasını değerlendirirken kültürel ve entelektüel üretimde yaşanan gerilemeye dikkat çekerek, “Belki kendi ifadesiyle de kültürel alan, popüler kültür alanı beyaz Türklerden yeterince devralınamadı, yeterince alınamadı. Liderin açtığı alanı entelektüellerin doldurması gerekiyordu. Ama ne yazık ki entelektüeller dolduramadı bu alanı yeterince” dedi. Geçmişteki entelektüel birikimin siyasi hareketin şekillenmesinde önemli rol oynadığını belirten Besli, “AK Parti kendisini 70’li, 80’li, 90’lı yıllarda İslamcı entelektüellerin üretimi üzerine inşa etti. Bugün o entelektüel üretim azaldı, hatta hiç kalmadı” ifadelerini kullandı. Siyasetin entelektüel çevreler üzerindeki etkisine de değinen Besli, “O günkü entelektüeller bugün siyasette bir köşe başı kaptılar benim gibi. Köşe başı kapamayanlar da kendi istekleriyle dışarıda kalmadılar, bir köşe başı kapmayı beceremedikleri için dışarıda kaldılar” diye konuştu. Besli, siyasi alandaki genişlemeye karşın düşünsel üretimin zayıflamasının kültürel alanda önemli bir boşluk oluşturduğunu vurguladı. 

Bakmadan Geçme