Kırtasiyecilerin okul umudu
Koronavirüs salgını döneminde zor zamanlar geçiren kırtasiye esnafı, okulların bir an önce açılmasını bekliyor. Geride kalan yılların aynı dönemlerinde en yoğun zamanlarını geçiren kırtasiyeciler, bu yıl Kovid-19 salgını nedeniyle en sessiz günlerini yaşıyor.
Koronavirüs salgını tüm sektörü olduğu gibi küçük esnaf olan kırtasiyecileri de olumsuz yönde etkiledi. Kırtasiyeler bitme noktasına geldi. Okulların ne zaman açılacağına dair henüz bir netliğin olmaması da onların zor duruma düşmesine neden oluyor. Satamadıklarını ürünlerin vadesinin geldiğini açıklayan Başkan Ramazan Kuşpınar, “ Okullar 6 aydır kapalı ve en az 1 ay daha açılmayacak. Sektöre yönelik acil tedbirler alınmazsa kitap, kırtasiyeciler ve fotokopiciler tükenme noktasına gelecek. Gelir yok, ödemelerin vadesi geldi” dedi.
‘BÜYÜK MARKETLER HER TARAFI İŞGAL ETMİŞ DURUMDA’
Büyük marketlerin her tarafı işgal ettiğinin altını çizen Ramazan Kuşpınar, “Biz giderlerimizi geçtik kirayı falan da çıkaramıyoruz. Bizim devletimiz belirli destekler veriyor ama esnafın sadece bir malı yok. Pandemiden dolayı vatandaşlar kırtasiyecilerin olduğu yerden mal almıyor. Büyük marketleri tercih ediyorlar. Biz para kazanmadığımız zaman bu aldığımız malların senetlerini, çeklerini nasıl ödeyeceğimizi düşünüyoruz. Bizim 6 aydır dükkan kiralarımız, BAĞ-KUR primlerimiz ve aldığımız ürünler duruyor. Pandemiden dolayı gıdada herhangi bir düşme olmadı. Piyasaya parayı sürecek, piyasada ekonomiyi rahatlatacak kesim küçük esnaftır. İşsizliği çözecek olan da budur. Yanında iki kişi çalıştırsa 4 milyon esnafımız varsa 8 milyon yapar. Büyük marketlerin aldığı hangi sermayeyle biz rekabet edebiliriz. Marketlerde satılan kırtasiye ürünlerinin garantisi belgesi yok. Hastalık saçıyor, bunları çocuklarımız kullanıyor” şeklinde konuştu.
‘MARKETLERDE SATILAN KIRTASİYE ÜRÜNLERİ DENETLENMELİ!’
Marketlerde satılan kırtasiye ürünlerinin denetlenmesi gerektiğini kaydeden Kuşpınar, şunları söyledi: “Büyük marketler 12 ayda 1 ay kırtasiyecilik yapıyorlar. Buna izin verilmemesi gerekmektedir. Bu büyük marketlerin ticaretine özellikle bir denetim gelmesi gerekmektedir. Memleketin parası çöpe gidiyor. Küçük esnafı bitiriyor, halkı sağlık yönünden bitiriyor ve ele alınan malların hiçbir garantisi yok. Ne sattığı belli değil. Bu konuda özellikle velilerimizin bilinçli olması gerekmektedir. Küçük esnaf olmazsa olmazımızdır. Küçük esnaf bir hayat üniversitesidir. Mahallenin çobanıdır, mahallenin bekçisidir küçük esnaf. Biz toplum olarak esnafımıza sahip çıkmak zorundayız. İnsanların büyük marketlerde gördükleri ucuz zannettikleri şeyler insanları yanıltıyor. Bu ülkede serbest ticaretin adı ne? Serbest, birilerine zarar veriyorsa bu topluma bir zulümdür. Her şeyin bir düzeni vardır. Küçük esnafın kalkınması etkileyen büyük marketlerdir.”
‘YERLİ VE MİLLİ ÜRÜNLERE YÖNELMEMİZ GEREKİYOR’
Yerli ve milli ürünlere önem verilmesi gerektiği konusunda uyarıda bulunan Kuşpınar, “Gerçekten esnaflık yapanlara destek olmak zorundayız. Bu süreçte üretimin önemi ortaya çıktı. Devlet hangi birimize para verecek, o da bir yere kadar. Ama zamanında biz bunun fonlarını oluşturmamız lazım. Küçük esnafımızın sorunlarını yok sayma şansımız yok. Biz bazı şeyleri zamanında yapmak zorundayız. Hangi mamul olursa olsun önce yerli ürünlere öncülük vermemiz gerekmektedir. Dışarının ticari müdahaleleri ülkemize zarar veriyor. Hem vergi kaybı hem üretim hem de esnafımızın kazancı ve zamanı açısından zarar ediyoruz. Biz kazanırsak vergimizi ödeyebiliriz, çoluğumuzu çocuğumuzu iyi şartlarda yetiştiririz. Geçim derdinin fazla olduğu yerde sorunlar bitmiyor. Bizim esnafımız Mart ayından beri ekonomik olarak büyük bir yük altında” ifadelerini kullandı.
‘KIRTASİYE ÜRÜNLERİ KIRTASİYECİDEN ALINIR’
Marketlerin kırtasiye ürünleri satmasıyla satış alanlarının daraldığının altını çizen Kırtasiyeci Esnaf İsa Doğan, “26 yıldır Adalhan’ın altında fotokopi ve kırtasiye mesleğini yürütmekteyim. küçük esnafız ve ekmeğimizi burada çıkarıyoruz. Biz çok büyük paralar peşinde değiliz. Evimize ekmek götürme derdindeyiz. Günümüzdeki ekonomik şartlarda sistem büyüdüğü için biz küçük kalıyoruz. Bizim kazançlarımız da küçük. Kırtasiye, kırtasiyeciden alınır. Çünkü kırtasiyeyi en iyi bilen biziz. Biz bu işe gönül vermişiz. İnsanlar kırtasiyelere gittikleri zaman kandırılıyorlar, adatılıyorlar gibi bir algı var. Ama bu algı çok yanlış. İnsanlar kırtasiyecilere geldiği zaman gerekli olan malzemeyi alıyorlar. Kırtasiyeci hangi ürünün daha iyi olduğu konusunda müşteriyi bilgilendiriyor. Bizim yok şartlarda yüzde 25 gibi bir dükkan masrafımız var. Biz mecburen onun üzerine yüzde 10-15 ekleyerek bir şeyler elde etmeye çalışıyoruz. Yani kazancımızı, rızkımızı temin etmeye çalıyoruz” dedi.
‘TEŞVİKLERDEN YETERİ KADAR FAYDALANAMIYORUZ’
İsa Doğan, bazı evrakların tamamlanamamasından dolayı devletin verdiği teşviklerden faydalanamadıklarını belirtti. Doğan şöyle devam etti: “Devletimiz sağ olsun teşviklerden gereği kadar faydalanamıyoruz. Bunu da belge üzerinde ispatlayamıyoruz. Biz dükkanlarımızı kapatsak hem devletimize hem çevremize yük olacağız hem de işsizlik krizini daha çok artıracağız. Bizim isteğimiz, büyük marketlerin malzemelerimizi sınırlı sayıda, sınırlı saatlerde satmalarıdır. Biz üçüncü aylarda ürünlerimizi alırız. Malzememiz beşinci, altıncı ayda gelir. Dokuzuncu ayda da ödemelerimiz olur. Sistem bu şekilde işler. Hiçbir kırtasiyecimiz müşterisini kesinlikle aldatmaz. Çocukların sağılığını tehlikeye atacak malzemeyi kesinlikle vermez. Büyük marketler ticari olarak ürünlerini satarlar. Bize 1 ay değil 12 ay müşteri lazım. Bu inançla müşterimize hizmet vermeye gayret ediyoruz. Kırtasiye esnafı normal süreçte zaten iki ay yatar. Biz beş aydır yatıyoruz. Şu anda okulların açılıp açılmaması gibi bir durum söz konusu. Her şeyden önce sağlık diyoruz ticaret ikinci planda ama bu esnafın da evine ekmek götürmesi lazım.”
‘KDV ORANLARIMIZ ÇOK YÜKSEK’
Sattıkları kırtasiye ürünlerindeki KDV oranlarının yüzde 8-18 olduğunun bilgisini veren Doğan, “ Yüzde 8 için bir şey diyemiyoruz ama yüzde 18 oranı bizim kırtasiyeci esnafımız için çok büyük bir rakamdır. Devlet büyüklerimize saygı duyuyoruz ama bize bu hususta bir iyileştirme yapmalarını istiyoruz. Biz 9,10 ve 11’inci ayların borçlarını nasıl ödeneceğini bilmiyoruz. Anaokulundan lisesine kadar bütün malzemelerimizle hazırız. Okullar açılmayabilir ama eğitimsiz olmaz. Eğitim devam edecek. Eğitim olmadan kesinlikle ne neslin sağlığı söz konusudur ne de Türkiye’nin geleceği söz konusudur. Eğitim içinde kırtasiye büyük bir ihtiyaçtır. Bu hususta devletimizin kırtasiyecimize destek vermesini istiyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.
•SÜMEYRA KENESARI / YENİ HABER GAZETESİ
Bakmadan Geçme