Konya'daki uzmandan sahur ve iftar için kritik öneriler

Ramazan orucunun yalnızca manevi değil, metabolik açıdan da vücudu yenileyen bir süreç olduğunu belirten Uzman Diyetisyen Demet Ural Nikbay, uzun süreli açlığın yağ yakımını desteklediğini, hücresel yenilenmeyi artırdığını ve insülin direncini azaltarak sağlıklı yaşama katkı sunduğunu söyledi.

Ramazan ayında değişen öğün düzeni ve uzun süreli açlık, vücutta önemli fizyolojik değişimleri beraberinde getiriyor. 

Uzman Diyetisyen Demet Ural Nikbay, ramazan orucunun doğru planlandığında yalnızca manevi değil, metabolik açıdan da vücudu destekleyen bir beslenme modeli olduğunu belirterek uzun süreli açlığın yağ yakımını artırdığını, hücresel yenilenmeyi desteklediğini ve insülin direncinin azalmasına katkı sağladığını ifade etti.

Konya'daki uzmandan sahur ve iftar için kritik öneriler

‘SAĞLIKLI BESLENME TRENDİNİ DESTEKLEYEN FİZYOLOJİK ETKİLERE SAHİP’

Orucun vücudu fizyolojik olarak nasıl etkilediğinden bahseden Uzman Diyetisyen Demet Ural Nikbay,“Aralıklı açlık yöntemlerinden biri olan ramazan orucu son dönemlerin sağlıklı beslenme trendini destekleyen fizyolojik etkilere sahip. Uzun süreli açlıkta önce karaciğerdeki glikojen depoları boşalır ve vücut enerji sağlamak için yağ depolarını kullanmaya başlar. 

Sağlıklı ve uzun yaşam sırrı olan yeni hücre yapımını destekler, eski ve görevini tamamlamış hücrelerin yıkımını kolaylaştırır. Sık sık beslenmeden kaynaklanan insülin direncini ortadan kaldırır ve sonrasında şeker hastalığına götüren süreci ortadan kaldırır.” şeklinde konuştu.

Konya'daki uzmandan sahur ve iftar için kritik öneriler

‘TEMİZ İÇERİKLİ, SAĞLIKLI BESİNLER TERCİH EDİLMELİ’

Ramazan ayı için beslenme önerilerinde bulunan Demet Ural Dikbay, “Öncelikle ramazan ayının uzun süren açlıktan çıkan bedenleri yoracak ölçüde, kötü ve aşırı beslenme dönemi olmadığı, aksine yılda bir kez de olsa vücudumuzun dinlenme ve arınma süreci olduğu unutulmamalıdır. Bu nedenle hem sahurda hem de iftarda fazla kalori almamaya dikkat edilerek, temiz içerikli sağlıklı besinlerden oluşan menüler seçilmelidir. 

Sahurda mümkün olduğunca kaliteli protein kaynakları olan yumurta, peynir, yoğurt, kefir gibi hayvansal proteinlerden, tam tahıllı ekmek, kuru ya da taze meyve gibi sağlıklı karbonhidratlardan, zeytin, zeytinyağı, ceviz, fındık, badem gibi sağlıklı yağ kaynaklarından oluşan bir sahur menüsü seçilerek hem uzun süreli enerji sağlanmalı hem de gereksiz ve yetersiz basit karbonhidrat alımı sınırlanarak kan şekerinde sert iniş-çıkışlar engellenmelidir.

Konya'daki uzmandan sahur ve iftar için kritik öneriler

İftarda ise uzun süre boş ve dinlenmiş halde olan sindirim sistemini yormamak adına, hızlı ve kapasitesini zorlayacak ölçüde aşırı miktarda besin tüketiminden kaçınılmalı, yiyecekler az miktarlarda ve mümkünse aralıklı, kademeli bir şekilde tüketilerek sindirim sorunları önlenmelidir. İftar için ilk tercih oda sıcaklığında su ve hurma ya da suya eklenen az miktarda bal/pekmez/limon gibi bir karbonhidrat kaynağıyla kan şekeri dengelenmeli, ardından yine çok sıcak olmayan bir çorba ile devam edilerek doygunluk artırılmalıdır. 

Salataya eklenecek bir peynir, yumurta ya da balık/tavuk/hindi eti ya da kırmızı et gibi bir proteinli yemek seçilerek uzun süreli açlığın kas yıkımına da neden olmaması için vücudun protein ihtiyacı karşılanmalıdır. Bunların yanında çiğ ya da pişmiş sebze tüketimi ile de lif alımı artırılarak bağırsak sağlığı desteklenmelidir.” dedi.

 

Özel Haber

Bakmadan Geçme