Mısır'daki askeri darbe 15 Temmuz'un provasıydı!
Mısır, 4 yıl önce bugün 200 kişinin öldürüldüğü kanlı darbeden bu yana sancılı günler yaşıyor.TİKA Koordinatörü Mehmet Özkan, Türkiye dışında neredeyse tüm dünyanın desteklediği kanlı darbenin öncesi ve sonrasını Yeni Haber'e değerlendirdi.
27 Temmuz 2013 tarihinde Mısır'da güvenlik güçlerinin darbe karşıtı protestoların yapıldığı Rabiatül Adeviyye Meydanı'ndaki göstericilere müdahalesi sonucu 200 kişi ölmüş, 4 binden fazla kişi yaralanmıştı. Yaşanan bu olaylar Türkiye'de pek çok kentte düzenlenen eylemlerde protesto edilmişti. 4 yıl önce yaşananların günümüze yansımalarını TİKA Güney Amerika Koordinatörü Mehmet Özkan Yeni Haber’e değerlendirdi.
Muhammed Mursi Mısır’ın demokratik seçimlerle gelen ilk cumhurbaşkanı olmasına rağmen sadece bir yıl iktidarda kalabildiğini ve 2013 yılının Temmuz ayında darbe ile iktidardan indirildiğini ifade eden Mehmet Özkan, “Mısır’da yaşanan darbeden sonra ülkede kötü olan ekonomi iyice dibe vurmuş durumda bulunuyor. Mısır’da eskiden gayrisafi milli hasılanın yüzde 13’ü turizmden gelirdi. Şu anda turizm gayrisafi milli hasılanın yüzde birini bile karşılamıyor. İnsanlarda büyük bir güvensizlik algısı var ve Mısır’a gelmiyorlar. Bu süreçte Mısır körfezden gelen para ile bir süre ayakta durdu. Şu anda da halen kendini körfez ülkelerine anlamlı kılmaya çalışıyor. Bunu son olarak Katar krizinde bir kez daha görmüş olduk. Mısır bölgedeki genel istikrarsızlık sürecinde ayakta kalmaya çalışıyor. İstikrarsızlık dönemlerinde ister istemez en kötü iktidar bile iktidarsızlıktan iyidir havası oluşuyor. Ancak herkes biliyor ki Sisi’nin kalıcı olmasına imkân yok. Nasıl bir çıkış olacağı konusunda da belirsizlik sürüyor. Komşu Libya’daki iç kriz ve ülkenin ikiye bölünmesi de Mısır’ın işine yarıyor. Ama içerde kaynayan bir Mısır var. Mısırlılar Türkiye dâhil birçok ülkeye seyahat edecekleri zaman izin almak zorundalar. Bir anlamda Mısır açık cezaevine dönmüş durumda bulunuyor. Zaten muhaliflerden kaçabilenler kaçtı. Kaçamayanların ise bir kısmı infaz edildi bir kısmı ise cezaevinde bulunuyor. Mısırda ilerleyen zamanlarda sosyal bir patlama gerçekleşecektir. Şu anda bölgede her sosyal patlama ihvana yarıyor. Bu anlamda Mısır hükümetinin eli söylemsel anlamda çok güçlü. Şu anda bölgede ihvan karşıtı bir hava var. İhvan’ın yok olduğu bir ortamda Mısır’da çok büyük gelişmeler yaşanabilir.” dedi.
MISIR KÖRFEZ ÜLKELERİNİN GÜDÜMÜNDE
Mısır’ın Katar krizindeki duruşunu da değerlendiren Özken, “Mısır’ın son 10 yılda Ortadoğu siyasetindeki etkisi sıfırdır. Mısırlı diplomatlar her toplantıya çağrılır ancak sözleri pek dinlenmez. Zaten söyleyecek de pek sözleri yoktur. Katar krizinde körfez ülkeleri Mısır’ı yanlarına aldılar çünkü Mısır 88 milyon nüfusuyla büyük bir ülke. Kısmen Mısır isminin bir meşruiyeti var. Hatta Katar krizinde körfez ülkeleri adı sanı duyulmamış küçük ülkeleri de yanlarına almaya çalıştılar. Mısır’ın da bu anlamda sembolik bir değeri vardı. Herkes biliyor ki Katar krizinde Mısır son derece pasif bir oyuncuydu. Söyleneni yapıyor ekonomik yardımı alıyordu. Son olarak da iki adasını Suudi Arabistan’a sattı. Mısır Ortadoğu siyasetinde hem ekonomik hem de siyasi anlamda son derece pasif bir ülke.” şeklinde konuştu.
“KATAR KRİZİNİN KAZANANI TÜRKİYE OLDU”
Katar krizinin kazananının Türkiye olduğunu ifade eden Özkan, “Yaşanan krizinde Türkiye’nin duruşu ve pozisyonu da çok belirleyici oldu. Bu duruş neticesinde körfez ülkeleri maddeleri yumuşatmak zorunda kaldı. Son olarak olay hiç değilse 6 maddeyi kabul edin durumuna geldi. Zaten baştan beri talepleri makûs değildi. Talepleri ancak bir sömürgeci ülkenin isteyebileceği türdendi. Ülke olarak iki ay gibi çok kısa bir sürede Katar’a, dünyanın en hızlı askeri üssünü kurduk. ABD yönetimi de işin bu şekilde gitmeyeceğini anlayarak dış işleri bakanını göndererek durumu yumuşatmaya çalıştı. Sonuç olarak ise net bir şekilde Suudi Arabistan kaybetti. Şu anda da bu krizi pek gündeme getirmek istemiyorlar. Olaylar zamanla unutturmayı düşünüyorlar. Bunun için de Kudüs meselesini bir fırsat olarak görüyorlar.” ifadelerini kullandı.
İSMAİL KOÇ / YENİ HABER GAZETESİ
Bakmadan Geçme