• Haberler
  • Konya
  • Nişasta Bazlı Şeker düştü, çiftçi sevindi

Nişasta Bazlı Şeker düştü, çiftçi sevindi

Karatay Ziraat Odası Başkanı Rıfat Kavuneker, 'Nişasta bazlı şeker zehirdir. Bunun yerine ürünlerde kullanılacak şeker pancarı tamamen doğal ve organik bir üründür. Bu kararla, pancar çiftçisinin de önü açılacaktır' dedi.

Nişasta Bazlı Şeker düştü, çiftçi sevindi
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Gıdalarda bulunan nişasta bazlı şekerin yüzde 2.5’a düşürülmesinin sağlık için çok yararlı bir hamle olduğunu dile getiren Karatay Ziraat Odası Başkanı Rıfat Kavuneker, “Nişasta bazlı şeker zehirdir. Bunun yerine ürünlerde kullanılacak şeker pancarı tamamen doğal ve organik bir üründür. Bu kararla, pancar çiftçisinin de önü açılacaktır” dedi.

Nişasta bazlı şekerin kotası, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklama sonrası yüzde 2.5’a düştü. Erdoğan’ın “2001 yılında yayımlanan şeker kanununda nişasta bazlı şeker kotaları yüzde 10 olarak belirlenmişti. Biz bu kotayı geçtiğimiz yıl yüzde 5’e düşürmüştük. Bir adım daha atıyor ve nişasta bazlı şeker kotasını yüzde 2,5’e indiriyoruz. Böylece milletimiz arasında tartışma konusu olan nişasta bazlı şeker kullanımını oldukça düşük bir seviyeye çekmiş oluyoruz. Halkımızın sağlıklı ve güvenli gıdaya erişebilmesi için üzerimize düşeni yapmaya devam edeceğiz” sözleriyle açıkladığı NBŞ kotalarının düşürülmesi kararı sonrası açıklamalarda bulunan Karatay Ziraat Odası Başkanı Rıfat Kavuneker, “Cumhurbaşkanımızın attığı bu adım bizleri çok sevindirdi. Hem insan sağlığı için hem de çiftçimiz için gayet olumlu bir adım oldu” ifadelerini kullandı.

rifat-kavuneker-001.jpg

“NİŞASTA BAZLI ŞEKER ZEHİRDİR”

Nişasta bazlı şekerin sağlığa zehir kadar zararlı olduğunun altını çizen Rıfat Kavuneker, ”Bu şeker aslında zehirdir. Bu yıllardır söyleniyor. Ama bugüne kadar cesaret edilip de engellenemeyen bir maddeydi. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla bunun yüzde 2.5’a düşürülmesi Türk insanına verilen bir değerdir. Türkiye’ye ne kadar hastane yaparsanız yapın, ne kadar doktor yetiştirirseniz yetiştirin, gıda güvenliğini sağlamazsanız bu hizmetler boşa çıkar. Mesela gıdada bulunan nişasta bazlı şekerle insanlar zehirleniyordu. Çocukların gelişimi olumsuz yönde etkileniyordu. Bu konuda Sayın Cumhurbaşkanımıza çok teşekkür ediyoruz. Nişasta bazlı şekerin yüzde 2.5’a düşüşü hem ülkemizdeki insanların sağlığı açısından iyi oldu, hem de pancar üreticimizi sevindirdi. Bu açığı kapatmak için şeker pancarı ekmemiz lazım. Şeker pancarının kıymete binmesi, çiftçimizin de gelir kaynağını artıracak” şeklinde konuştu.

“SAĞLIKLI NESİLLER İÇİN ORGANİK GIDALAR GEREKİR”

Nişasta bazlı şekerden, şeker pancarına geçişin insan sağlığına büyük fayda sağlayacağını, bu adımın diğer gıda ürünlerinde de atılması gerektiğini belirten Rıfat Kavuneker, “Eğer Türkiye’de organik gıdalar yetiştirirsek, bu sadece tatlandırıcıda değil de örneğin diğer sebzeler, meyvelerde de aynı şeyi uygulayabilirsek ülkemizde iyi ve sürdürülebilir bir tarım politikası geliştirebiliriz. Toprak analiz destekleriyle toprağın ihtiyacı olan gübre, su, ilaç gibi maddeleri dengeli olarak kullanırsak, Türkiye’de daha organik, daha sağlıklı ürünler yetişeceğine inanıyorum. O zaman da Türkiye’de daha sağlıklı nesiller yetiştireceğimize inanıyorum. Her şeyden önemlisi sağlıktır. İnsanları ne kadar sağlıklı beslersek o kadar da verimli neslimiz olur. Obezitenin önüne geçeriz, büyük hastalıkların önüne geçeriz. Türkiye’de en büyük stratejik önem taşıyan meselelerimizden birisi gıda olmalıdır. Eğer hijyenik, organik gıdaya önem verirsek daha iyi bir geleceğimiz olur” ifadelerini kullandı.

“PANCAR ÜRETİMİ İÇİN SU SORUNU ÇÖZÜLMELİDİR”

Şeker pancarı üreticilerinin bu ihtiyacı karşılayabilmesi için su sorununun çözülmesi gerektiğini ifade eden Kavuneker, “Nişasta bazlı şekerin yüzde 2.5’a düşürülmesiyle tatlandırıcıda oluşacak açık, şeker pancarından karşılanacak. Bu sebeple de mecburen şeker pancarı üretimini artırmamız lazım. Burada en önemli meselelerimizden birisi olan su sorunu gözümüze çarpıyor. Dış havzadan su getirin diyoruz.  Dışarıdan gelecek su pahalı diyorlar. Bunun bir enerji maliyeti var. Ama kaç para maliyet gerekiyor çiftçi olarak bunu bilmemiz lazım. Sayın çiftçiler size suyu getirirsek dekarı şu fiyata mal olur demeleri lazım. Bizler de bakarız gerçekten çok maliyetliyse getirmeyin deriz. Ama düşüncemiz biz bunu yapacağımız üretimle karşılayacak potansiyeldeyiz. Bize bugüne kadar sadece söylenen şey maliyeti pahalı. Kaç para diyoruz açıklamasını yapmıyorlar. Bunun çitçiye sunulması lazım. Eğer Konya ovasına su getirilecek olursa yurt dışından gelen gıdayla ilgili, buğday, yağlık ay çekirdeği, mısır gibi ürünlerin tamamıyla önüne geçeriz. Birinci ekim arpa ve buğday, ikinci ekim yağlık ay çekirdeğinde inanılmaz miktarda üretim yaparız. Bunun fizibilitesi yapılmalıdır. Ülkemiz, binlerce kilometrelerden mazot, doğalgaz getirmeyi başarıyor. Ermenek’ten, Kızılırmak’tan su getirmeyi de rahatlıkla başarabilecek güçtedir” diye konuştu.

pancar.jpg

HÜSEYİN KOYUNCUOĞLU / YENİ HABER GAZETESİ

Bakmadan Geçme