Bu sene hiç iyi karpuz yemedik!
Fatma Yılmaz
Yaz mevsiminin en sevdiğim yanı herhalde birbirinden lezzetli sebze ve meyvelerin bol bulunduğu ve tezgahlara indiği mevsim olmasıdır. Kış mevsimi boyunca hasret kaldığımız meyveler bu mevsimde hem seçenek olarak hem de fiyat olarak hemen hemen herkesin erişebileceği konuma geliyor.
Her ne kadar fiyat olarak erişimin kolay olduğunu söylesek de yükte ağır pahada hafif olan ürünler, yekun hesaplamada hatırı sayılır bir miktar tutabiliyor.
Bunun başında da karpuz geliyor.
Bir karpuz ortalama 4 kilo olsa, şuanda pazarda satılan fiyattan yani 25 liradan hesaplasak, 100 lira gibi bir ücret ödememiz gerekiyor. Çok fazla bir para gibi görünmese de verdiğiniz paranın karşılığını alamadığınız zaman aslında çok büyük bir para harcamış oluyorsunuz.
Eve geldiğinizde kestiğiniz karpuzun tadı tuzu olmayınca verdiğiniz 5 TL’ye bile üzülüyorsunuz.
İşte ben de uzun zamandır karpuza verdiğim paraya üzülür oldum. Çünkü asla kaliteli bir karpuz yiyemedim. Özellikle son 4-5 senedir belki bir iki kez ancak iyi karpuz yemişimdir.
Çocukluğumuzdaki kaliteli karpuzların yerinde ne yazık ki yeller esiyor.
Tıpkı diğer her şeyde olduğu gibi karpuzda da tadı kaçırdık, kaliteyi düşürdük, yapay bir hale getirdik.
O çocukluğumuzun sulu, kıpkırmızı, bıçağı vurur vurmaz çatlayan ve kokusuyla tüm odayı kaplayan karpuzlar artık yok! Bin bir emekle pazardan eve büyük taşıdığımız o koca meyveler, kesildiğinde; içi geçmiş, rengi soluk ya da tamamen saman gibi tatsız bir tabak olarak soframıza geliyor.
Karpuzlar irileşti, görüntüsü güzelleşti ama o eski şekerli tadından, kendine has aromasından geriye pek bir şey kalmadı. Üretici daha çok ve dayanıklı ürün alma peşindeyken, tüketici olarak bizler her dilimde çocukluğumuzun o gerçek lezzetini arar olduk.
Ne üzücü…