Fileler küçüldü, dertler büyüdü
Fatma Yılmaz
Dönüp dolaşıp aynı konuya geliyoruz. Hayat çok pahalandı, gıdada ateş söndürülemiyor…
Bu sebeple de hayat her geçen gün biraz daha ağırlaşıyor. “Bereketli topraklar” diye övündüğümüz ülkemizde, artık pazar filesini doldurmak dert oldu. Keza Konya’da da durum farklı değil!
Semt pazarlarını gezince moralim bozuluyor. Tezgâhların önünde uzun uzun bakan ama az alışveriş yapan insanlar dikkat çekiyor. Sivri biber 300 lira olmuş. Domates, salatalık, patlıcan 100 lira civarında. Eskiden kilosu değil kasası konuşulan ürünler şimdi tane hesabıyla alınıyor. Pazarcı da dertli, vatandaş da.
Emekli 17 bin lira maaş alıyor. Asgari ücret 28 bin lira. Ama kira olmuş en az 20 bin lira. Geriye ne kalıyor? Elektrik, su, doğalgaz derken mutfak masrafına sıra gelince hesap kitap tutmuyor.
İnanın artık “bugün ne pişirsem?” diye değil, “neyi alabilirim?” diye düşünmekten başka çaremiz kalmadı. Poşetlerimiz yarım dolu, yüzlerimiz düşünceli.
Haydi İstanbul’u, Marmara Bölgesini anlıyorum da Konya gibi üretimin kalbinde olan bir şehirde sebze meyvenin bu kadar pahalı olması düşündürücü. Tarladan çıkan ürün soframıza gelesiye bu kadar zamlanıyorsa, arada bir yerde ciddi bir sorun var demektir. Üreten kazanamıyor, tüketen alamıyor.
Bu tablo sürdürülebilir değil. Buna bir çözüm bulunmazsa, yarın bugünden daha zor olacak.
Etrafımız ateş çemberiyken, coğrafyamızda savaşlar birbiri ardına patlarken, bu dertler çok ciddi dertler olarak görünmeyebilir ama inanın insanların gündemi şuan savaş falan değil. İnsanların gündemi gıda fiyatları, faturalara, kısacası geçim sıkıntısı.
İnşallah bir çözüm bulunur.