Hazır yiyici gençler yetiştirmeyelim
Fatma Yılmaz
Konya Büyükşehir Belediyesi yine çok güzel bir proje başlattı. “Balkonlar Bostan Olsun” projesinden bahsediyorum. Proje hakkında biraz bilgi vermek gerekirse;
“Balkonlar Bostan Olsun” projesi kapsamında şartları uyan ve ilk başvuran hakkı 42 bin kişiye Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından sebze yetiştirme seti dağıtılacak.
Set içerisinde; 2 adet saksı, 1 saksı tabağı, 26 litre torf, 3 biber fidesi, 2 domates fidesi ve 1 fesleğen fidesi olmak üzere toplam 6 fide yer alacak.
Başvuruların 1-8 Nisan tarihleri arasında yalnızca internet üzerinden alınacağı projede, dağıtım süreci ise 4-15 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek.
Başvuru yapacak vatandaşların Meram, Selçuklu veya Karatay’da ikamet etmesi, 18 yaşını doldurmuş olması gerekiyor. Projeye her hane adına yalnızca bir başvuru yapılabiliyor.
Başvurular yalnızca “balkonbostan.konya.bel.tr” adresi üzerinden çevrimiçi olarak yapılacak.
Böylelikle, şehir yaşamında üretim kültürünün yaygınlaşması ve sağlıklı nesillerin yetişmesine katkı sağlanacak.
Projenin özellikle çocuklar ve gençler için çok faydalı olacağına inanıyorum. Çünkü günümüzde çocuklarımız çok çıt kırıldım yetişiyor, hiçbir şeyden anlamıyorlar neredeyse. Çünkü aileler olarak onlara hep el bebek-gül bebek bakıyor, sorumluluk yüklemiyoruz.
Ne yazık ki yeni nesiller, yediği yemeğin tabağını masadan kaldırmaya aciz, pek çoğu kendi ayakkabısını boyamayı bilmez, kızlarımız ütü yapmayı, erkek çocuklarımız basit bir eşyanın tamirini beceremez duruma geldi.
Bu eksiklikler ilerleyen yaşlarda bu çocuklarımızın kaliteli aileler kurmasının veya kendi ayakları üzerinde durmasının önündeki en büyük engel. Basit gibi görünen ama bence çok önemli olan sorumluluk bilincinin çocuklarımıza mutlaka aşılanması gerekiyor. İşte bu sorumluluk bilincinin aşılanması adına Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen bu proje büyük fırsat.
Bence bu bostanların tüm sorumluluğunu; sulama, bakım, hasat, tüm aşamalarda çocuklarımıza teslim etmeliyiz. En azından karınlarını doyuracak kadar çiftçilik yapmayı öğrenirler diye düşünüyorum.
Yoksa bizler; “al kızım suyunu, yemeğini hazırladım oğlum doyur karnını, çantanı hazırladım oğlum okula gidebilirsin, gömleğini ütüledim kızım giyebilirsin” diye diye çocuklarımıza iyilik yaptığımızı zannederken aslında onlara büyük bir kötülük yapıyoruz. Her şeyin hazırına alıştırıyor, mücadeleden ve çabadan yoksun, tembel, hazır yiyici asalak gençler olmalarına sebep oluyoruz.