Suça sürüklenme yok, suç var!
Fatma Yılmaz
Mattia Ahmet Minguzzi, Hakan Çakır ve şimdi de Atlas Çağlayan…
Hiçbiri çocukluğunu ve gençliğini yaşayamadı. Çünkü ailesi tarafından yetiştirilememiş, toplumun sırtına kambur, sokakların huzurunu kaçıran ama tıpkı kendileri gibi sözüm ona çocuk ya da genç olan katiller tarafından hayattan koparıldılar.
Bu katillerin adına, ‘suça sürüklenen çocuk’ diyorlar…
Oysa yaşı kaç olursa olsun, katil katildir, cinayet cinayettir.
17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın 15 yaşındaki başka bir çocuk tarafından göğsünden bıçaklanarak öldürülmesi ve sonrasında üç kişi tarafından Çağlayan’ın ailesinin tehdit edilmesi bu acı gerçeği hepimize tekrar hatırlattı.
Tıpkı Mattia Ahmet Minguzzi’nin annesi gibi, Atlas Çağlayan’ın annesi de tehdit edildiğinde, vakaların ne kadar benzer olduğunu fark ettik değil mi?
Utanması, yerin dibine girmesi, insan içine çıkamaması gerekenler, katledilen çocukların annelerini tehdit etme cesareti gösterebildiler bir de…
Hakan Çakır’ı katledenlerin yakınlarının, adliye binasında katiller hakkında yaptığı tezahüratları da gördük, işittik bir taraftan…
Çünkü ‘suça sürüklenen çocuk’ kavramı ile masumlaştırılan bu cinayetler normalleşti onların gözünde. Cezasızlık algısı ile yapıyorlar bunu.
Ha böyleyken, şimdi ‘suça sürüklenen çocuk’ kavramını yeniden konuşmamız gerekmiyor mu artık?
Resmi veriler ve son yaşananlar bu tehlikenin boyutunu hala gözler önüne sermiyor mu?
Devletimiz çocuklarını korumalıdır. Hem adli yargılama hem cezai müeyyide hem eğitim hem de sosyal devlet çalışmalarında sil baştan kararlar alınmalıdır.
Suçlular cezasını çekmelidir.