Fatma Yılmaz

Tarihe doğru iz bırakın!

Fatma Yılmaz

Dün yenihaberden.com ‘da ilgi çekici bir haber vardı. Konya tarihine ve kültürüne yaptığı katkılarla herkesin yakından tanıdığı, Yeni Haber Yazarı, Siyaset Bilimci ve Araştırmacı Ömer Tokgöz’ün gündeme getirdiği haberi okuyunca üzüldüm gerçekten.

Ömer Tokgöz’ün verdiği bilgiye göre, Konya şehir merkezindeki 1901 yapımı İsmail Ağa ve 1924 yapımı Gildan Dede çeşmeleri kimliği belirsiz kişilerce tahrip edilmiş.

Muslukları kırılan ve yeniden kullanılamaz hale getirilen bu çeşmelerin daha önce de defalarca zarar gördüğü ifade ediliyor. Oysa bir tarihi çeşme yalnızca taş ve sudan ibaret değildir. O yapı, geçmişte bu şehirde yaşayan insanların gündelik hayatına, estetik anlayışına ve hayır kültürüne dair izler taşır.

Sokak aralarında karşımıza çıkan tarihi bir çeşme, eski bir taş duvar ya da yıllara meydan okuyan bir yapı, aslında bu şehrin hafızasının sessiz tanıklarıdır. Bu nedenle tarihi eserleri korumak, sadece belediyelerin ya da ilgili kurumların değil, hepimizin ortak sorumluluğudur.

Bugün özellikle gençler arasında tarihi yapılara sprey boyayla yazı yazmak, isim kazımak ya da çeşitli şekiller çizmek kimi zaman “iz bırakmak” gibi görülüyor. Ancak gerçekte bırakılan şey bir hatıra değil, tahribattır. Yüzyıllardır ayakta duran bir duvara kazınan bir isim, kişisel bir ifade biçiminden çok ortak mirasa verilen zarar anlamına gelir. 

Elbette bu konuda yalnızca cezai yaptırımları konuşmak yeterli değildir. Okullarda çocuklara ve gençlere yaşadıkları şehir iyi anlatılmalı. Bir çeşmenin neden önemli olduğu, bir kitabeden neden parça koparılmaması gerektiği anlatıldığında koruma bilinci daha kalıcı hale gelir.

Tarihi yapılara zarar vermemek, zarar verenlere karşı duyarlı olmak ve bu mirası gelecek nesillere eksilmeden aktarabilmek hepimizin görevidir. Çünkü koruyamadığımız her eserle birlikte biraz da şehir hafızamızı kaybediyoruz. Bu konuda her şeyi devletten beklemeyip, hepimiziz duyarlı olması gerekiyor.

Yazarın Diğer Yazıları