Fatma Yılmaz

Yaza merhaba

Fatma Yılmaz

Dün itibarıyla yaz mevsimine giriş yaptık. Bugün 2 Haziran. Her ne kadar yağmur rahmetini almaya devam etsek de takvimsel olarak yaz mevsimine girdik.

Şahsen ben yaz mevsimlerini çok seviyorum. Hem yaşam şartlarının kış mevsimine göre daha hafif olması hem de güneşin sıcaklığı beni çok mutlu ediyor.

Çünkü yaz mevsiminde sadece dinlenmiyoruz, vücudumuzu da yenilemek için fırsat buluyoruz. Özellikle de belli bir yaştan sonra insanın güneşe ihtiyacı hayli artıyor.

Belli bir yaşı geçmiş olan kadınlarda sıklıkla görülen osteoporoz yani kemik erimesinin karşısında sıcak bir yaz güneşi bulunmaz nimet.

Güneşten doğru şekilde faydalanarak kemiklerimizi iyice sağlamlaştırabiliriz. Bunu ben elimden geldiğince yapmaya çalışıyorum. Güneş kremi sürmeden, en azından evde otururken pencereden giren güneşten her gün 10-15 dakika boyunca faydalanmaya çalışıyorum.

Tabi sadece güneş yetmiyor, bir de hareket etmek lazım. Ben işime yürüyerek gidip yürüyerek geliyorum. Eğer imkanı olan varsa akşam saatlerinde huzurlu bir yürüyüş iyi gelecektir.

Öte yandan beslenmeye de dikkat etmek gerekir. Yeşillikler ve yoğurt gibi ürünler biz kadınlar için çok önemli besinler. Olabildiğince bunları tüketmek ve bolca su içmek lazım.

Ne yazık ki Konya’nın gelenekleri ve güzel yemekleri nedeniyle karbonhidrat tüketimimiz çok üst seviyede. Hızla kilo almaya çok müsaitiz. Hem kilolu hem de belli bir yaşın üzerindeki kadınlar için kaçınılmaz rahatsızlıklardan biri olan kemik erimesinin önüne geçmek için bu basit reçeteyi her kadın uygulamalı diye düşünüyorum.

Yazarın Diğer Yazıları