Gökmen Yalpır

Algı ve algoritma

Gökmen Yalpır

Algoritma tanımlanmış kuralların ve işlemlerin adım adım uygulanmasıyla bir sorunun giderilmesi veya sonuca en hızlı biçimde ulaşılması işlemi; şeklinde tanımlanmış, Türk Dil Kurumu sözlüğünde.

Yine aynı sözlükte, algı, bir şeye dikkati yönelterek o şeyin bilincine varma; idrak olarak tanımlanmaktadır.

Türkiye Batılılaşma sürecinden bu yana başka bir ifadeyle Meşrutiyet'ten ve hatta olayı biraz, daha geriye götürürsek 1839’daki Tanzimat Fermanının ilanından sonra, sürekli algoritma ve algı yöntemleriyle şekillendirilmeye çalışılmış ve ekseriyetle de başarıya ulaşmıştır.

Öyle bir algoritma ki, Batılılaşma adına veya Batı Değerlerine muttali olma adına değerlerimizden mutlaka ödün vermek gerektiği algoritması işlenmiş ve bu algı da hakikaten kısmen amacına ulaşmıştır. Önce Tanzimat Fermanı, akabinde I. Ve ll. Meşrutiyetlerin ilanı hep bu algoritma ve algıyı yönetme adına yapılmıştır.

Batılıların sömürerek elde erittikleri bu durum iyi bir algı ile bütünleştirilince ve tabi 20.YY başında dünyadaki tüm halkların beyinlerini ve ruhlarını işgal edince, hakikaten Osmanlı Devleti çok ciddi   kaoslarla karşı karşıya kalmış ve çok büyük problemleri topraklarımıza taşımıştır.  Akabinden 20.YY'ın en büyük hastalıklarından biri olan ırkçılık ve faşizm boyutuna ulaşan 'milliyetçilik' Osmanlı Devleti'nde ki çok uluslu yapıyı ciddi anlamda tetiklemiştir.

An itibari ile ise de siyonizme adeta entegre olmuş evanjelizm ve tabi ki emperyalizm; siyasal, sosyal, ekonomik ve hatta askeri egemenliklerini devam ettirmek ve kalıcı kılmak için; aynı algı ve algoritmayı devam ettirmek istiyorlar. Demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü, özgürlük gibi süslü, cafcaflı ve itibarlı kavramlarla bu sömürü ve semiriyi sürdürmek istemektedirler. Bütün işgal, ilhak veya çağdaş iğfallerini hep bu algı ve algoritma ile yapıyorlar.

Ülkende nükleer silahlar var diyerek, Irak işgali gerçekleştirilmedi mi, terör bahanesi ile Afganistan yıllarca işgal edilmedi mi, uyuşturucuya göz yumuyorsun ve hatta bizatihi uyuşturucu üretiyorsun diye Venezuela'nın petrolüne ve kıymetli elementlerine çökülmedi mi, nükleer silaha sahip olacaksın bahanesiyle bugün İran her türlü saldırıya ve her türlü vahşi bombardımana maruz bırakılmıyor mu?

Ancak yeni bir dönemin başladığı da açıkça görülmektedir. Her ne kadar hala ülke liderlerinin birçoğu, emperyalizme hizmet etmeye devam etse de, artık satın alınan güvenliğin, kendi halk ve milletlerinin geleceğini güvence altına alamadığı net bir şekilde ortaya çıkmıştır. Bu yeni durum, umarım ki, en kısa zamanda tüm ülke ve ülke halkları açısından anlaşılır. Algoritma ve algılarla milletleri ve ülkeleri köleleştirme dönemi sona erer. Buna gerçekten samimiyetle ve içtenlikle inanıyorum. Zira artık mızrak çuvala sığmıyor.

Saygılarımla…

Yazarın Diğer Yazıları