Gökmen Yalpır

Dolmabahçe Çalışma Ofisinde

Gökmen Yalpır

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD' den sonra BATI'nın en güçlü ülkeleri olan, Almanya, Fransa, İtalya, İngiltere dışişleri bakanları ile, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan’ın dışişleri bakanlarını kabul etti.

Gerçekleştirilen kabulde Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın yanı sıra Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammad Ishak Dar, Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ve Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan yer aldı.

Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan bölgesel dörtlüyü oluştururken, İngiltere, Almanya ve Fransa gibi ülkeler bölgesel ve ekonomik yapıyı temsil etmişlerdir.

Batı'nın ve Doğu'nun finansal anlamda güçlü ülkelerinin İstanbul'da bir araya gelmiş olması inanılmaz bir hadise olarak karşımıza çıkıyor. Bu ülkelerden Batı Bloğu bireysel olarak bile İstanbul'a gelmekten imtina ederken, dördü birden İstanbul'a geliyorlar ve bölgesel ve küresel ölçekteki meseleleri müzakere ediyorlar. Bu atmosferdeki en önemli husus da, Türkiye'nin öncülüğünde bunu yapıyor olmaları. Fransa, Avrupa Birliği'nin siyasi ayağını oluştururken, Almanya Avrupa Birliği'nin ekonomik lokomotifi durumundadır. Ancak Fransa'da meydana gelen öğrenci olayları, sarı yelekliler olarak ifade edilen işçi hareketi, konuya başka bir boyut kazandırmıştır.

Polis olayları önlemede yetersiz kalmış ve asker sokaklara inmek durumunda kalmıştır. Hatta gasp ve yağmalama olayları çığ gibi büyümüş ve olayın bir darbeye dönüşme ihtimalinden söz edilmiştir.

Olayın bir başka boyutu da, bütün bu olayların bek raundunda İsrail'in olma ihtimali. Ne zaman ki, Fransa Filistin'in bağımsızlığından yana tavır almış, işte o zaman siyonizmin devreye girmiş olduğunu görüyoruz.

İsrail'e boşuna denmemiş terör devleti diye sanırım.

Bu hadisenin birde 'aba altında sopa gösterme' durumu var tabi. Yani denmek isteniyor ki, eğer siz Batı ve siz Doğu, herhangi bir şekilde Filistin'den yana bir tavır alma veya Kudüs'ün özgürlüğünden yana bir tavır alma durumunda olursanız, başınıza gelenleri ve gelecek olanları siz düşünün artık.

Ancak mızrak çuvala sığmıyor artık,

insanlar özgürlükleri uğruna,

İnsanlar değerleri uğruna

İnsanlar gelecekleri uğruna

İnsanlar çocuklarının gelecekleri uğruna

Ve insanlar milli ve manevi değerleri uğruna gözlerini karartmışlardır.

Hem İsrail'e, hem siyonizme ve hem de evanjelizme karşı canlarını ortaya koymaktan çekinmiyorlar.

Batı ve Doğu'nun güçlü Devletleri'nin dışişleri bakanlarının İstanbul'da bölgesel ve küresel meselelerin görüşmelerini böyle okumak gerekir. Batı'nın Arap Baharı olarak nitelediği hadiseler onlarca ve hatta yüzlerce ve dahi binlerce insanın canına mal oldu. Umarım Batı'da nükseden hadiselerden de masum insanlar zarar görmez.

Ben artık şundan eminim ki, bu yüzyıl Türkiye ve Türklerin Yüzyılı olacaktır, tarihin akışını da kimse durduramayacaktır

Saygılarımla...

Yazarın Diğer Yazıları