Gökmen Yalpır

Mağduriyet mi? Mahcubiyet mı? Mecburiyet mi?

Gökmen Yalpır

'Mağduriyet, herhangi bir haksızlığa, adaletsizliğe veya suça uğrayarak zarara girme, haksızlık karşısında çaresiz kalma dururumu' şeklinde tanımlanabilir.

Mecburiyet; bir kişinin kendi isteği dışında bir şeyi yapmak zorunda kalması, kaçınılmazlık durumu veya yükümlülük anlamına gelir.

İnanın, bazılarını anlamakta zorlanıyorum,

İnanın, 'ak ile kara bu kadar bariz bir şekilde açık ve net iken', ak değilim ama kara da değilim misali, ak olana ak diyemeyen, kara olanlara kara bile diyemeyenlere sık rastlayınca, hayret etmekten kendimi alamıyorum,

İnanın, tarihi birikimden bahsedip, tarihe alenen küfreden zavallıları görünce onları anlamakta zorlanıyorum,

İnanın, her başına gelen olumsuzlukları illa ki belli yerlere bağlayan biçareleri görünce, hayret içerisinde kalmaktan kendimi alamıyorum,

İnanın, suçu işleyen kendileri, suçtan muzdarip olan kendileri, şikayetçi olan kendileri, avukatlık yapan kendileri, neredeyse karar mercii de kendileri, yine de sonuçtan memnun olmayan yine kendileri ve tabi hukukun verdiğin karara 'DARBE' yaftasını vuran da kendileri olanların psikolojik durumlarını anlamakta zorlanıyorum,

İnanın ülkenin ve milletin hem kaymağını yiyip, fakirlikten, açlıktan, yoksulluktan ve dahi sosyal adalet ve sosyal değerlerden bahseden insanların hala ve hala benzer cümleler kurmasını anlamıyorum.

İlginç olan hususlardan biri de mağduriyet edebiyatı yapmış olmaları ve bu mağduriyetten, sosyal, siyasal ve psikolojik sinerji çıkarma istemleri.  

Düşünebiliyor musunuz, kazanma adına delegeleri satın alacaksınız, düşünebiliyor musunuz, delege yakınlarına iş-aş vaadinde bulunacaksınız, orada-burada ulufe dağıtacaksınız, düşünebiliyor musunuz, sözüm ona vadedilmiş makamlar dağıtacaksınız!

Bu ülkenin yargısı bu olaya kayıtsız mı kalacak?

Bu ülkenin namuslu insanları bu olaya sessiz mı kalacak?

Düşünebiliyor musunuz, bu kadar iğrenç, tiksindirici, mide bulandırıcı hadiseler meydana gelecek, bu ülkede hiç namuslu insan buna dur demeyecek mı? Bu mümkün değil. 

Bir de, böyle bir seçim sonucunun iptalini 'yargı darbesi ' olarak niteleyeceksiniz. Her zaman ki gibi algı operasyonlarıyla, trollerin oluşturduğu algılarla bu ülkeyi yönetme iddiasında olacaksınız. Yemezler…

Kabullenemediğiniz zannımca şudur. İktidar olmadığınız halde, milletten yönetme yetkisi almadığınız halde, millet bu iradeyi size tevdi etmediği halde; yıllarca olduğu gibi, bu ülkeyi sadece kendinizin yöneteceği savı. Sizin sıkıntınız bu dostlar. Bu millet size denetim görevi verdi, lütfen konumunuzu iyi bilin. 

Sizin gelmiş olduğunuz konumu, mağduriyet saç ayağı üzerine oturtamazsınız.

Sizin gelmiş olduğunuz konumu, mahcubiyet saç ayağı üzerine oturtamazsınız.

Sizin gelmiş olduğunuz konumu, olsa olsa yaptıklarınızın bir sonucu olarak 'mecburiyet' saç ayağı üzerine oturtabilirsiniz.

Yanlış vasıtaya binerek, yanlış yollardan giderek, yanlış güzergahlar takip ederek vuslata ulaşmanın mümkün olmayacağını en iyi sizin bilmeniz gerekir.

Saygılarımla…

Yazarın Diğer Yazıları