Dünyanın merkezi neresidir, sorusunun cevabına herkes kendince bir cevap verebilir.
Jeopolitik konum, bir ülkenin coğrafi yerinin o ülkeye siyasi, ekonomik ve askeri alanda sağladığı güç, avantaj veya dezavantajlar bütünüdür. Komşular, denizlere yakınlık ve ticaret yolları bu konumu belirler.
Jeopolitik Konumu Belirleyen Unsurlar
Değişmeyen unsurlar: Coğrafi sınır, arazi yapısı ve iklim.
Değişen unsurlar Nüfus, askeri güç, ekonomik durum ve siyasi ilişkiler.
Neden Önemlidir?
Ülkelerin dış politikasını ve dünya üzerindeki etkinliğini belirler.
Ticaret yolları ve enerji hatları üzerinde köprü görevi sağlar.
Askeri ve stratejik üstünlük veya riskler oluşturur.
Son zamanlarda taktım şu ABD/İsrail-İran savaşına. Ben bir köylü çocuğuyum, daha doğrusu çocukluğunu köyde geçirmiş biriyim.
Bizler hayatımızı devam ettirebilmenin bir gereği olarak düğüm atmasını iyi biliriz.
Örneğin; kampçılık, denizcilik, balıkçılık veya dağcılık ve şeytan düğümü. Yapacağınız iş ve işleme göre bu düğümlerden birini kullanabilirsiniz.
İnanın ABD/İsrail- İran savaşı öyle bir hal aldı ki, mesele veya düğüm bir türlü çözülmüyor.
Her gün barış naraları atan bir Trump ve bu barış sürecini yalanlayan bir İRAN var karşımızda.
An itibari ile önce çok ciddi bir şekilde İran'ı vuracağını deklare eden bir ABD ve buna karşılık vereceğini ifade eden bir İRAN ve akabinde arabulucuların devreye girmesi ile yine barış müzakerelerine dönme sürecini başlayan bir ABD.
İnanın ve samimiyetle ifade etmek gerekirse hem savaş görsellerinden hem barış süreçlerindeki söylemeye eylem ikilemlerinden ve hem de ayak oyunları ile entrik varoş süreçlerinden gerek insanlar, gerek bölge ve gerekse tüm dünya gınağa gelmiş ve bıkmış usanmış durumdadır.
Göreceli bir şekilde meseleye bakacak olursak; her iki taraf da savaşı hem kazanmış ve hem de kaybetmiş görünüyor.
Ve tabi savaşın tam göbeğinde olmasına rağmen bazen dışarda olduğunu öne sürerek, kendisine kamufle etmeye çalışan İSRAİL savaşın tek kazananı durumda.
Sözüm meclisten dışarı, köylerde iki grup köpek grubu karşılaşınca önce birbirlerini tartar ve biraz artı ve eksilerini gözden geçirirler. Ne zaman ki tarafların saldırmama durumu söz konusu olunca, Ancak içlerinden biri hemen diğer gruba saldırır ve grubun tamamı olaya yanında saldırıya dahil olmuş olur. İsrail'in tutumu buna benziyor.
Ne zaman bir barış umudu gelirse, hemen İsrail devreye giriyor ve saldırıya geçiyor ve tüm sürü yeniden saldırıya geçiyor. Hatta savaşın, Bölgeye ve dünyaya sıçrama olasılığı eğilimi ortaya çıkıyor.
İster istemez her türlü kışkırtma ve saldırıya rağmen Ülkemizi de etkiliyor. Bu kirli, egoist, vampirce, emperyalist ve Siyonist yapılar, bizi de olayın içine çekmek istiyor. Bütün bunlara rağmen, başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Dış İşleri Bakanlığı ve MİT bizi bu iğrenç savaşın dışında tutmayı başarmıştır. Bütün samimiyetimle emeği geçen herkesi kutluyorum.
Rabbim ülkemizi, milletimizi, bölgemizi ve bütün dünyayı; Siyonistlerin, Evanjelistlerin, Emperyalistlerin kötülüklerinden, şerlerinden ve entrikalarından muhafaza buyursun inşallah.
Saygılarımla…