Gökmen Yalpır

Özgüven ve özgüven yozlaşması

Gökmen Yalpır

Özgüven, bireyin kendi yeteneklerine, değerlerine ve potansiyeline inanması, kendini olduğu gibi kabul etmesi ve hayatın getirdiği zorluklarla başa çıkabileceğine dair içsel bir güç hissetmesidir. Kişinin kendisiyle barışık olması ve kendi kararlarına sahip olması, sahip olduğu yeri çerçevesinde; yetenek, potansiyel ve gücü sayesinde iradesini harekete geçirmesi anlamına gelir. 

Hiç kimseye söyleyecek sözüm yok, ben kendimi iyi tanıyorum. Konya ili, Hadim ilçesi, Aşağı Eşenler Mahallesi'nde (köyünde) dünyaya geldim. Doğum gerçekleşecek, özgüven lazım; doğdum karnımı doyuracağım, özgüven lazım; ter duracağım, özgüven lazım; emekleyeceğim, özgüven lazım; yürüyeceğim, özgüven lazım; ilkokula başlayacağım, özgüven lazım, Konya'ya gelip okuyacağım, özgüven lazım; okula geldim, sorulara cevap vereceğim. Sürekli hırpalanan, sürekli susturulan, sürekli örselenen, söylediği her söz küçümsenen, yaptığı her eylem hor ve hakir görülen biri asla özgüven sahibi olamaz. Zira her yaptığı işi, ya birileri yanlış bulacak, ya da yaptığı eylem istenilen özelliklere haiz olmayacak. 

Özgüven sahibi olmanın, başarı veya başarısızlık ile de yakın bir ilişkisi var. Zira Bir iş, bir eylem veya herhangi bir değerlendirme, sonuçları itibari ile başarılı ise kişinin özgüveni tavan yapmıştır.

Ancak en iyi yaptığınız bir iş bile, netice itibarıyla ile istenilen noktada değilse, bu, direk sizin özgüveniniz dibe vurur. Hadise bireysel anlamda böyle olduğu gibi, toplumsal ve ulusal anlamda da böyledir. Bizim an itibari ile millet olarak, ülke olarak devlet olarak, savunma sanayi noktasında geldiğimiz nokta en iyi misal olacak galiba. Daha bundan 20 sene evvel İsrail'in Heronlarına karşı olan zaafımız herkesçe malumdu. Ama bugün dünya çapında İHA ve SİHA ihracatının % 65 ine hakim  olmayı, sanırım bu özgüvenimizin tavan yapmasına borçluyuz.

Gene özgüven kavramının tarih ile, tarihi hadiseler ile, tarihi konum ile de yakından ilişkilendirebiliriz. Düşünün an itibari ile, BATI'nın en büyük korkusunun Türk Tarihinin özü, Türk Tarihinin içeriği, Türk Tarihinin gerçek yüzünün bu milletin evlatları tarafından bilinmesine mani olmak gibime geliyor. Zira tarihi bilincini özümsemiş, tarihi birikiminden beslenmiş, tarihi değerleriyle barışık daha doğrusu kendi kimlik ve özü ile barışık bu milletin evlatlarının tekrar mirasına sahip çıkması ve yeni hamlelerle tüm insanlığa adalet, barış, huzur, refah konusunda öncülük etmesin muhalefet değildir. Böylesi karaktere sahip olan bir milletin evlatlarının sahip oldukları özgüven ile yeniden dünya ve insanlığı değerler üzerine şekillendirme diye de mukadderdir. 

Özgüven kavramı ne kadar elzem ise, özgüven yozlaşması da bir o kadar vahim bir durumdur.

Özgüven kavramı ne kadar başarı ile paralel bir kavram ise, özgüven yozlaşması da bir o kadar tehlikeli ve başarıyı yık eden bir özelliğe sahiptir. Özgüvenin oluşması için öncelikle birikimin olması gerekir. Birikim olmadan özgüven sahibi olunmaz, olsa olsa özgüven yozlaşması olur.

Gelin bir de futbol arenasından meseleyi irdeleyelim. 

Türkiye A Millî Futbol Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası'nda D Grubu'ndaki hem birinci ve hem de ikinci maçında rakiplerine yenildi. Ay Yıldızlılar üst üste aldığı iki mağlubiyetin ardından son maçı öncesinde turnuvaya veda etti.

Herkesin allame olduğu bir konuda, konuya bir de benim penceremden bakalım, ne dersiniz. 
Kendi kanaatim işte konumuz olan özgüven yozlaşmasından başka bir şey değil. 

Yeterince çalışılmamış, yeterince teknik analizleri yapılmamış, yeterince rakiplerin fiziki ve mental durumu masaya yatırılmamış, yeterince taktik analizleri yapılmamış bir görüntü verdik. 

Acizane bizim çocukların daha iyi bir takım olduğu kesin. Ancak sloganik ve yüksekten uçmalar, ayağı yere basmayan yaklaşımlar ve olmayan stratejik hatalar yapılırsa ve bütün bunlara bir de coşkusuz, duygusuz ve ruhsuz bir takım söz konusu olursa, sonuç kaçınılmaz oluyor. Bütün bunlara ben diyorum ki, TAM BİR ÖZ GÜVEN YOZLAŞMASI. 

Rabbim bizleri özgüven sahibi kılsın, öz güven yozlaşmasından da beri eylesin diyorum.

Saygılarımla... 

Yazarın Diğer Yazıları