Mehmet Toker

Hicab Qadağası, laikçi işgüzarlık mı, siyonist proje mi?

Mehmet Toker

Siyonist Yahudiler denilince veya Yahudi topluluklar gruplar denilince dünyada ilk akla gelen yer işgal edilmiş Filistin toprakları üzerinde soykırım ve katliamlara devam eden İsrail terör örgütü geliyor. Dünya coğrafyasının farklı bölgelerindeki Yahudi topluluklar nedense bilinmiyor. Ya da dünyanın algısını yöneten Siyonist medya unsurları bilinmesini istemiyor. Böyle olunca da farklı ülkelerde ve bölgelerde olup biteni dünya kamuoyu o ülkenin ya da bölgenin kendi iç meselesi gibi veya farklı bir etkileşim gibi değerlendiriyor.

Azerbaycan’da başlayan “hicab qadağası” başörtüsü yasağını laikçi bir işgüzarlık olarak okumak bizi yanıltabilir. Ya da Azerbaycan-İsrail terör örgütü arasındaki siyasi yakınlığı sadece bir helikopter iki uçak yardımı üzerinden görmek te Azerbaycan’daki Yahudi nüfus ve nüfuzunu doğru okumamızı engelleyebilir. Azerbaycan’da Yahudi mi varmış diye hayret edenler bile olabilir. Azerbaycan’da Dağ Yahudileri topluluğunun kökleri, MÖ sekizinci yüzyıla kadar iner. Yani Med(Mada-Medyen) İmparatorluğu dönemine kadar uzanır. “Yahudi-Tat/Cuhuri” (Judeo-Tat/Juhuri) olarak adlandırılan dilleri, antik İbraniceden pek çok unsur barındıran, Güneybatı İran kökenli kadim bir dildir. Dağ Yahudileri, oldukça sapa ve dağlık alanlarda yaşayarak tarihteki pek çok çalkantılı dönemden sağ çıkmayı başarmışlardır.  

Dağ Yahudileri hiçbir zaman antisemitizmle karşılaşmamışlardır. Hazar Türk Devletinin yıkılmasında da büyük roller oynadıkları, Yahudi ve batılı tarihçiler tarafından dile getirilmektedir. Tarihin tekerrür etmemesi için Azerbaycan Siyonist Yahudilerin siyasi propagandalarına alet olmamalıdır. Siyonistlerin tuzaklarına aldanırlarsa tarihe ikinci bir Hazar Türk Devleti vakası olarak geçebilirler. Çünkü Yahudiler, kendi yumurtalarını pişirmek için komşusunun evini yakmaktan çekinmeyecek kadar menfaatperest bir topluluktur.  Özellikle, “Kafkasya'nın Kudüs'ü!” olarak da anılan ve ana yerleşim yerleri ile dini merkezleri olan “Kırmızı Kasaba’nın” (Qırmızı Qəsəbə) bulunduğu Azerbaycan'da gelişip serpilmişlerdir. İsrail dışındaki en eski Yahudi yerleşimi olduğuna inanılan bu yer, Rusça kaynaklarda bir dönem “Yevreskaya Sloboda” (Yahudi Kasabası) olarak adlandırılmış, Sovyetler döneminde ise ismi “Krasnaya Sloboda” (Kırmızı Kasaba) olarak değiştirilmiştir. Dağ Yahudileri, Kafkas Dağları'ndaki Gürcü Yahudilerinden farklıdır; bu iki grup kültürel ve etnik açıdan ayrıdır, farklı diller konuşurlar ve kendilerine has pek çok gelenek ve göreneğe sahiptirler. Azerbaycan’daki Yahudi varlığı sadece dağ Yahudileri ile sınırlı mıdır? Elbette hayır. Bir de Aşkenaz Yahudileri vardır.

İlk Aşkenaz Yahudileri 1811 yılında Bakü'ye yerleşmiştir. Göçün istikrarlı bir şekilde sürmesi sonucunda, 1910 yılına gelindiğinde sayıları yerel Dağ Yahudi’si topluluğunu aşmıştır. Aşkenazlar çoğunlukla, petrol zengini ve hızla gelişen Bakü şehrine yerleşmişlerdir. Rus İmparatorluğu'nun (günümüzde ise dünyanın) önde gelen petrol şirketlerinden biri olan Hazar-Karadeniz Şirketi (Caspian-Black Sea Company), Rothschild bankacılık ailesinin Fransız kolundan Alphonse James de Rothschild tarafından Bakü'de kurulmuştur.

Sovyetler Birliğinin dağılmaya yüz tutmaya başladığı ve birlik devletleri üzerinde etkilerinin zayıfladığı dönemler olan seksenli yılların sonunda yani 1987 yılında Bakü ve Sumgayıt'ta pek çok Siyonist örgüt yeniden kuruldu; ayrıca Sovyetler Birliği'ndeki ilk yasal İbranice kursları da Bakü'de verildi. Sovyet döneminde, Azerbaycan'daki pek çok Yahudi kendi toplulukları dışından kişilerle evlendi. 1989 yılına gelindiğinde, ülkedeki Aşkenaz Yahudilerinin %48'i, Dağ Yahudilerinin ise %18'i Yahudi olmayan kişilerle evliydi.

Günümüze geldiğimizde Bakü'de aylık olarak yayınlanan dört Yahudi dergisi bulunmaktadır: Azerbaycan'daki İsrail Büyükelçiliği Yahudi Kültür Merkezi tarafından yayınlanan Nash Izrail (İsrail'imiz); Ortak Yahudi Kültür Merkezi tarafından yayınlanan Or Shelanu (Işığımız); Hillel gençlik örgütü tarafından yayınlanan The Tower (Kule) ve aynı adı taşıyan sosyal yardım merkezi tarafından yayınlanan Chesed-Gershon. Kasım 2004'te Azerbaycan'daki Chabad-Lubavitch cemaati, Azerbaycan Yahudileri adlı bir web sitesi başlattı.

Hülasa; Azerbaycan’da bizim gardaş ülkemizde, Siyonist Yahudiler ciddi anlamda ekonomik ve siyasi bir güç ve tarihi kökleri var. Ve iki ülke arasındaki kardeşlik söylemleri ve Karabağ’ın kurtarılmasındaki Türkiye’nin etkin rolü Siyonist Yahudileri ciddi anlamda rahatsız etti. Karabağ’ın kurtarılması sonrasındaki Zengezur Koridoru projesi Siyonistlerin bölge üzerindeki hakimiyetlerini ve planlarını olumsuz etkileyecek bir hâle evrilince düğmeye bastılar. 28 Şubat Türkiye’sinde olduğu gibi. Toplumsal infiale sebep olacak, kutuplaşmayı ve ayrışmayı körükleyecek yanlış adımlar Azerbaycan’ın ekonomik, siyasi ve itibari çöküşünü beraberinde getirebilir. Aşkenaz Yahudisi olan bir soytarı nasıl Ukrayna’yı felakete sürüklemişse, Azerbaycan’daki aleni veya kripto Dağ Yahudileri Azerbaycan’ı felakete sürükleyebilir. Rusya veya Amerika’nın işgaline zemin hazırlayabilir.

Hicab Qadağasını basit bir yasak olarak görmek veya Azerbaycan’ın iç meselesi ya da laikçi müptezellerin işgüzarlığı gibi görmek basit bir basiretsizlik olur. Plan çok daha derin ve Siyonist bir projenin ilk adımlarıdır. İsrail-Azerbaycan ilişkisi de bir helikopter iki uçak bağışı ilişkisi veya Gazze’yi bombalayan İsrail uçaklarına Azerbaycan’ın benzin bağışlaması gibi yüzeysel değil köklerin kardeşliği ilişkisidir. Azerbaycan’daki Müslüman-Türk gardaşlarımıza selam olsun. 

Yazarın Diğer Yazıları